Yaş, tecrübe, vefa!
İnsan yaş aldıkça hayatın gerçek tablosuna daha görünür bir yerden bakıyor, geride kalan yılları daha net analiz ediyor. Gelecekle ilgili daha mantıklı önerilerde bulunuyor.
Kimseye ödeyeceği bir diyeti de yok ise bireyin, alınan yaş daha anlam kazanıyor. Geride geleceği karartacak bir iz bizi takip etmiyorsa, alınan her yeni yaş kıymetine kıymet katıyor, ne kadar olduğunu bilemediğimiz, opsiyonu bize ait olmayan yeni yaşlara umut aşılıyor.
Benim yaş alma hikayem, 67’den 68’e geçiş oldu. Dünya tiyatro sahnesi, bizler kendi dönemini farklı repliklerle oynayan bireyleriz. Her bireyin yaşam hikayesi kendine ait tiyatro oyununun perdeleri ininceye kadardır. Perde ininceye kadarki zaman diliminde, iyilik ve kötülük birbiriyle yarış halindedir. Birey, yaşarken de öldükten sonra da yaptığı iyiliklerin, kötülüklerin muhatabıdır.
Perdeler ininceye kadar Hatırlanmak vefadır, insani ilişkidir. Hayatın bütün alanlarını kapsar. Son dönemlerdeki ‘insani ilişkiler’ maalesef nezaket kurallarını, dolayısıyla demokratik üslubu çok ciddi zedeledi. Özellikle siyaset arenasında bozuk üsluba, vefasızlığa, nezaketsizliğe tanıklık ediyoruz.
İlerleyen yaştan kaynaklı tecrübeler bu durumu kabullenemiyor. Konuyu siyaset ve CHP’deki son duruma odakladığımızda çok ciddi sorunların varlığı toplumun büyük kesimine rahatsızlık veriyor.
Siyasetin kodlarındaki iyi ya da kötü parametreler, insani ilişkileri asla zedelememeli. Kötüyü gömmeye, iyi olanı geleceğe kodlamak gibi bir yol var, ancak şimdilik denenmiyor, toplumsal zarar zirve yapıyor.


