Ali Adalıoğlu

Son nefese kadar HÜRRİYET


‘Ne yazayım?’ diye düşünüyorum!

O kadar çok şey var ki yazacak.

Gelgelelim ‘yaz yaz’ değişen bir şey yok!

İktidar bildiğini okuyor!

Ama yasal ama yasa dışı!

Mühür kimdeyse Süleyman odur!” deyişindeki gibi.

Ya ana muhalefet, CHP?

Veya Bay Başkan’ın dediği gibi CE-HA-PE!

Onlarda da vaziyet pek farklı değil. Vaziyet kel!

Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur” nakaratı devam ediyor.

Böylesi bir ülkede değişim beklemek fazla iyimserlik olmaz mı?

Genel siyaset tam bir çıkmazda

Bay Başkan, istediği gibi oynuyor.

Çünkü, oyunun kurallarını o belirliyor!

Her oyunun birtakım kuralları vardır. Bu oyunun değiştirilemez iki maddesi: Ya tarafsındır ya bertaraf!

NOKTA.

*

Ekonomi dip yapmış!

Geçim sıkıntısı tavan!

Emekli, dul, yetim perperişan!

Gençler umutsuz.

Çalışan mutsuz.

Çünkü, kimse emeğinin karşılığını alamıyor.

En önemlisi de özgürlükler her geçen gün kısıtlanıyor!

Yalan dolan almış başını gidiyor!

Bir itirafçı çıkıyor onlarca kişiyi tutuklatıyor!

Şaka gibi!

Yargı Bağımsızlığı mı?

Sizlere ömür!

Yargıya güven yerlerde sürünüyor!

Basın Özgürlüğü’nde dibe iniyoruz!

Doğru söyleyeni dokuz köyden kovuyorlardı eskiden, şimdi içeri atıyorlar!

‘Mabadına güvenen yazsın’ denircesine.

Yerel yönetimlerin başında Damokles’in Kılıcı sallanıyor da sallanıyor!

Sonuç ortada!

Kaos ülkesi TÜRKİYE’M!

NOKTA.

*

 

 

Tüm bu olumsuzluklara karşı direnenler olmasa yandık!

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer mesela…

Dervişoğlu ve Seçer’in cuma günü 64. Mut Karacaoğlan Kayısı ve Kültür Festivali’nin açılışında sarf ettiği ve Güney’in manşetine taşınan sözlerin mürekkebi kurumadı:

Son nefese kadar HÜRRİYET,

Son nefese kadar DEMOKRASİ.

Biraz rahatlıyorum.

Geldiğimiz nokta bu!

Ya sonuna kadar mücadele

Ya da eller havaya!

NOKTA.

*

Sözün ÖZÜ;

 

Umudu yitirmemek gerek!

Umut biterse yaşam da biter!

Atatürk’ ün Nutuk’ta söylediği gibi,

Dahili ve harici bedhahların olacaktır!"

Ama butlan ama mutlan!

Koltuk için kendini değil ülkeyi satan siyasetçiler gördük!

Görmeye de devam edeceğiz.

Hem de her zaman!

Yılmak yok, mücadeleye devam!

Çünkü, başka Türkiye yok!

 

*

 

Halk ozanı Karacaoğlan, Osmanlı'nın ekonomik bunalımlar ve iç karışıklıklarla boğuştuğu dönemde yaşamış, yalın ve temiz Türkçesiyle halk şiirinde çığır açmıştı.

Bu toprakların adamıydı. Mersin'in, Çukurova'nın ozanı, halkın ozanı…

Sözlerimi açık sözlülüğüyle siyasette yeni bir yol açan, demokrasi ozanı Vahap Seçer’in günümüzü özetleyen, her daim güncel sözleriyle bitiriyorum:

“Mücadelemizi sandıkta, asaletle ve centilmence yapmalıyız. İktidar olduğumuz zaman gücü gücü yetene değil. Eğer devletin yargı ve kolluk gücü gibi güçlerini rakibimizi bertaraf etmek için antidemokratik uygulamalarla kullanırsak Türkiye’nin geleceğinden söz edemeyiz. Türkiye’nin geleceği bize umut vermez. Türkiye’nin geleceği karanlık demektir. Demokrasinin ve hukuk devletinin olmadığı yerde; ‘Git derdini Marko Paşa’ya anlat!’ derler.”

 

 



ARŞİV YAZILAR