KAZANLI İSKELESİ
1811 yılının temmuz ayında Kaptan Sir Francis Beaufort ülkesinde Akdeniz kıyılarının haritasını çıkarmakla görevlendirilir. Bir süre önce Danimarka ile yapılan savaşta İngiltere'nin Danimarka'dan ganimet olarak aldığı HMS Frederikssteen adlı gemi kendisine tahsis edilir. Osmanlı otoritelerinden gerekli izinleri alan Kaptan Beaufort, 1811 yılının temmuz ayında İzmir’den yola çıkar. Kaptan Beaufort, hidrografi bilimi ile ilgili görevinin yanı sıra arkeolojik kalıntıları, eski yazıtları not eder ve bunların resimlerini, planlarını çizer. Yumurtalık’ta çıkan bir kargaşada yaralanır. Malta’da tedavi olduktan sonra Ekim 1812 tarihinde İngiltere’ye geri döner.
Kitabında kıyıda birkaç kulübeden oluşan bu yere yerli halkın "Mersyn" dediğini yazar... "We came to Mersyn, the name given by the natives to a few huts on the shore."
Karamanya Osmanlı İmparatorluğu döneminde Batılı denizcilerin Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'ne verdikleri addır. 1811-12 yılları arasında Akdeniz kıyılarının haritasını çıkaran İngiliz Kaptan (sonradan amiral) Beaufort da bu kıyılara Karamanya adını verir.
Bölgeyi ziyaret eden Kaptan Beaufort Tarsus’un yeni limanının Kazanlı’ya kaydığını, ancak burasının çok da hareketli bir liman izlenimi uyandırmadığını yazar: “Kazanlı, antik Tarsus kentinin limanıdır ve burada tahıl yükleyen bazı küçük tekneler demirlemiştir.” [Karamanya, s. 269]
1831 yılına gelindiğinde Mısırlı İbrahim Paşa’nın donanması Mersa (Mersin) körfezinde konuşlanır.
Osmanlı ordusundan gelen 1832 tarihli bir emre göre Kazanlı ve Mersin iskelelerinin Mısırlılardan korunması için yeni tabyalar inşa ettirilmesi ve düzenlenmesi istenmiş ve bu amaçla yirmişer, otuzar asker ile bir bölükbaşı tayin olunduğu gibi bir mühendis, yirmi dört topçu başı, gerekli diğer mühimmat ve bir miktar top gönderilmişti. [Defter No: 285, Belge No: 43, s. 40-41, H. 1248 (M. 1832)].

Ticaretin Kazanlı İskelesi’nden yapıldığı, burada bir gümrük bulunduğu ve hatta İbrahim Paşa’nın ordusunun ikmalini buradan yaptığı ve Mısır’a gidiş ve gelişlerde bu iskeleyi kullandığı anlatılır. İbrahim Paşa ordusunun ikmali ve Mısır ile irtibatın sağlanması için özellikle bölgedeki Karaduvar, Kazanlı ve Yeniköy gibi iskeleleri kullanır. İbrahim Paşa ordusunun asker ve erzak ihtiyacını genellikle bu iskeleler aracılığıyla sağlar.
Bu iskelelere getirilen askerler ve ikmal malzemeleri buradan Tarsus'a, Adana'ya, Gülek'e ve Dümbelek'e dağıtılır. İbrahim Paşa Kazanlı İskelesi civarında bulunan ve harabe durumda olan Kudubes şehrinin enkazından bir han inşa ettirir. İbrahim Paşa bu hanın Mısır ordusunun teçhizat ambarı olarak kullanılmasını ister. Ayrıca Tarsus'ta bir gemi tersanesi ve mevcut teknelerin tamiri için bir liman yaptırmayı bile düşünür.
Ancak Mersin iskelesine olan rağbet giderek artmaktadır. 1846 yılından itibaren Kazanlı İskelesi ile ilgili kayıtlar birdenbire kesintiye uğrar. Artık gemilerin uğrak iskelesi Mersin’dir.
Kazanlı, adını Türkçede aynı anlamı taşıyan “Kazan” sözcüğünden aldığı düşünülmektedir. Baz haritalarda Kozanlı diye geçmektedir. Çukurova’ya yerleşen Ulaş Boyu adını Dede Korkut masalları başkahramanı Salur Kazan’ın babası Ulaş Bey’den aldığı da söylenmektedir.
Kazanlı Mersin’in en eski iskelesidir. 1937 yılında İngiliz Arkeolog John Garstang'ın Kazanlı Höyük'te (Ziyaret Tepesi) yaptığı kazılar, bölgenin kadim tarihine ışık tutmuştur.
Bugün seracılık ve bahçecilikle uğraşan vatandaşlarımızın oturduğu bir mahalledir. Kazanlı çevresindeki plajlar, Türkiye'deki nadir deniz kaplumbağası türlerinin en önemli üreme ve yaşam alanıdır.


