HAYAL ETMEK GEREK!
Bu haftaki yazımda siyasetin gri renginden çıkarak sanatın renkli dünyasına pencere açmak amacındayım.
Edebiyatın ve tiyatronun birbirini besleyen sanat dalları olduğunu belgeleyen bir örneği yazacağım kalemim yettiğince.
Asa Lind, on parmağında türlü marifetler olan İsveçli bir yazar. En bilinen yapıtı Kumkurdu, çocuk edebiyatında bilinenleri altüst eden nitelikte. Roman, görsellikle beslenirken doğanın gizemlerini şiirsel dille anlatır. Dil, anlaşılır olmasının yanı sıra çocukların bakış açısından yetişkinlerin yaşam alışkanlıklarını eleştirir. Bu yanıyla biz büyüklerin de okuması gereken kitaplar arasında.
Eserin kurgusunu kısaca anlatmak gerekirse; Zackarina her zaman meşgul olan anne babasıyla deniz kenarındaki evlerinde yaşayan bir çocuk. Arkadaş olduğu Kumkurdu ise uzun kulakları ve kuyruğuyla fiziki yapısı alışılmadık bir hayvan. Önemli özellikleri arasında güneş ve ay ışığıyla beslenmesi, her şeyi bilen bilge olması öne çıkıyor.
Zackarina, her çocuk gibi dünyayı tanımak, anlamlandırmak için sürekli soru sorar. İkili arasındaki dostluk ilişkisi hayal gücüyle beslenir. Bilge Kumkurdu, arkadaşının sorularını (ebeveynlerinin aksine) ders verir tarza düşmeden, sıkıcı olmadan yanıtlar. Anlarız ki; önemli olan o sorunun cevabını bilmek değil, nasıl ifade edileceğidir. Yani; sorgulayan, sorgulatan felsefi bakış vardır anlatıda.

‘KUMKURDU GERÇEK Mİ?’ sorusu zihinlere gelebilir. Bence başta çocuklar olmak üzere herkesin bir kumkurdu olmalı. Zackarina onu görmüş, tanımış. Bizler tanımıyorsak eksikliğimizdir! Pegasus Yayınları’ndan çıkan bu eşsiz kitabı edinip, kitaplığımızın üst köşesine yerleştirmenizi öneririm.
Yazının girişinde edebiyat-tiyatro ilişkisine değindik. Bunun en özgün ve başarılı örneklerinden birinin geçtiğimiz hafta Tarsus Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda yaşama geçtiğine tanıklık ettik.
Kumkurdu’nu tiyatro eseri olarak uyarlayan M. Boran Ateş, liseli öğrencilerinin sahne aldığı oyunu başarıyla yönetti. Bir emek ürünü elbet. Şehir Tiyatrosu’nun ‘Lise Grubu Oyun Çıkarma Atölyesi’nde aylardır çalışıldığını biliyorum. Rol alan Miray Başaran, Emin Mümin Dal, İrem Demir, Dila Sağlam, Lida Ana’yı performansları nedeniyle kutlarım. Bir kutlamayı da oyunun müziklerini ve afişini üst düzey profesyonellikle hazırlayan Genel Sanat Yönetmeni Hasan Süzgan hak ediyor.
Kumkurdu’nun yeni gösterimi haziranda olacak. Kaçırmamanızı öneririm. Bu kez ikinci grup öğrenciler sahne alacak. Seyirci koltuğunda otururken sahneden yansıyan ışık, öğrencilerden en azından bir bölümünün önümüzdeki yıllarda tiyatro sahnesinde göreceğimiz hissiyatıydı. O heyecan, coşku, enerji gözle görülüyordu. Sahne tozunu yuttular artık!..
İlçe belediyesi olması nedeniyle kısıtlı olanaklarla böylesi bir başarıya emekleriyle imza alanları kutluyorum.
Gösterilen başarılı performansta en büyük pay kuşkusuz Meliha Boran Ateş’e ait. Boran’ın kızım olması nedeniyle bu yazıyı kaleme almakta tereddüt ettiğimi itiraf etmeliyim. Daha önceleri sahnelediği, yönettiği oyunlar hakkında yazmadım.
‘Kızını övüyor!’ söyleminden çekindim herhalde. Ancak bu kez cesaretimi toplayarak bir başarı öyküsünü görmezden gelmek istemedim. Bunda, gazetecilik refleksi kadar sanatsever olmanın da payı olsa gerek!
Artık sanat çevresinde adı anılmaya başlanan, bizzat tanıdığım yetkin kişiliklerin beğenisine mazhar olan Boran’ı ben de anlatmak isterim. Elbet, sanatçı kimliğiyle…

Boran tiyatro sanatına çocuk yaşlarında ilgi duymaya başladı. Kişilik gelişiminde sürekli okuyan, sorgulayan, araştıran, çokça da soran bir çocuk olması etkili oldu. Henüz lise öğrencisiyken 2017 yılında alanında Türkiye’nin en prestijlilerinden olan ‘Direklerarası Yılın Umut Vadeden Genç Kadın Oyuncusu’ ödülünü aldığını anımsatmalıyım.
Tiyatro aşkını somutlayabilmek için ise eğitimini akademik disiplinde sürdürmek gerektiğinin bilincindeydi. Tam burslu olarak girdiği ‘Maltepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü’nü onur derecesiyle tamamladı.
Mezuniyet tezi isse Beliz Güçyılmaz’ın yazdığı ‘Othello! Seyircili İntikam Provası’ydı. Partneri İrem Özelçi ile birlikte yönetip oynadığı bu iddialı oyun, hocalarından tam not aldı. Başarı, oyunun Mersin ve Adana (2 kez) turnesiyle taçlandı. İlk profesyonel deneyim açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Sanatsever ile eleştirmenlerin övgüsüyle karşılandığını eklemeliyim.
Tarsus Belediyesi Şehir Tiyatro’nda oyuncu olarak görevlendirilirken bununla yetinmeyip; konservatuara hazırlık ve oyunculuk kursları düzenlemesi birikimini paylaşmak niyetini gösterir. William Shakespeare’in yapıtından uyarlayıp yönettiği ‘Zamanında Macbeth’ bir başka özgüven örneğiydi. Amatör oyuncuların sahne aldığı oyunun başarısı sanatsever izleyicilerin övgüsüyle perçinlendi.
Bir baba olarak elbette kızımın başarısıyla gururlanıyorum. Ancak, sanatsever kimliğimle Boran’ı önümüzdeki yıllarda Türkiye Tiyatrosu’nun önemli isimlerinden biri olarak görme inancı heyecanımı artırıyor.
BİRGÜNLÜK FESTİVAL
Birgün Gazetesi Mersin Okur İnisiyatifince her yıl kentimizde düzenlenen ‘BİRGÜNLÜK FESTİVAL’ 17 Mayıs Pazar günü Kuyuluk Piknik Alanı’nda gerçekleşecek. Gazetenin yazar ve yöneticilerinden Yaşar Aydın ile Barış Terkoğlu söyleşi ve kitap imza etkinliğiyle okurlarıyla buluşacak. Hüsnü Arkan ve Kibrit Kutusu Grubu’nun konseri izleyicileri müzikle doyuracak. Çocuk oyun alanlarındaki etkinliklerin yanı sıra tiyatro, palyaço, halk oyunları saat 11.00’den gün boyunca sürecek.
Yiyecek ikramının da yapılacağı, kitlesel eğlencenin yanı sıra dayanışmanın somutlanacağı etkinlik yüreğimizi ısıtacak. Festival olmaya aday. Özgürlüklerden yanaysak, haber alma hakkımızı savunuyorsak katılınması gerekir.
Ülkemiz kara günlerden geçerken aydınlığa çıkma umudumuzu tazeleyecek dayanışmayı göstermek gerek.

