CHP; parti içi ve dışı tartışmalar
50 yıldır takip ediyorum, CHP, hem parti içi hem de parti dışı tartışmaların bu dönem olduğu kadar odağında olmadı. Tartışmaların, haklı ya da haksız, doğru olup olmaması bir yana, galiba neden-sonuç ilişkisini konuşmak lazım.
CHP, neden bu kadar açık saldırılara hedef oldu?
‘Parti meclisi ve yönetimi bunun sebeplerini net bir şekilde tespit etmeli, kamuoyuyla paylaşmalıdır’ diyeceğim, aslında bunu kısmen yapıyorlar, ancak önünü alamıyorlar.
İktidarın, belli, belirsiz çevrelerin kumpası, algı operasyonları, amansız saldırılar bir yana, bunlar var, hem de acımasızca yapılıyor. Dışarıdan yapılan saldırıları anlamak mümkün, ya içeriden yapılan saldırılara ne demeli?
İçeriden saldırı yapanların büyük çoğunluğu partinin eskileri, aynı zamanda yöneticileri. Bunlarda bir yana, özene bezene seçildiğini zannettiğimiz belediye başkanları rahatsız olduklarını söyledikleri yönetimden dolayı partiden ayrılırken bağımsız kalmayı tercih etmiyorlar, yıllardır devirmeyi hedefledikleri iktidar partisinin saflarına kendilerini atıyorlar. Siyaset sosyoloji açısından son derece vahim bir durum!
Sosyal demokrat, sol ideolojinin savunma mekanizmalarını yerle bir eden bu sosyolojik vaka, CHP’nin muhtemel iktidar yürüyüşünü engellediği gibi, atılan adımların yerinde sayma pratiğine dönüşmesine neden oluyor. Kafalar karışıyor, umut azalıyor, hatta yer yer ‘vazgeçmelere’ neden oluyor.
Bu nedenlerden dolayı CHP, aylar öncesinden yakaladığı yüzde 35’ler bandının üzerine çıkamıyor. Bu kadar saldırıya rağmen bu bandın çeperinde olması da ayrıca büyük başarı.
İktidarın CHP’yi eritme yönünde sarf ettiği çabanın bel altı olmasını da kendi içinde değerlendirdiğimizde çok fazla söylenecek şey yok. Adamlar, doğru olmasa da siyaseten işlerini yapıyorlar. Siyaseten tedbir elbette ki CHP yönetiminin işi.
Gerçek partililer, hala yönetim kadrolarının dışında, daha çok dönemsel başarının sırrını çözen birtakım kişiler suyun başında.
Taban, 25-30 yıldır yöneticilik yapanlara olan inancını mı kaybetti!
Bu şahsiyetlerin yıllardır aynı formatta tekrarladığı söylemlere olan güvenimi yitirdi!
Şahısların kanını değiştirmek mümkün olmayabilir, siyaset tarzında kan değişikliği her zaman mümkün. Kan değiştirmek ‘kansız’ kalmaktan daha ehvendir.
Ne yapmalı?
Format mı desek, reset mi?
Bilemiyorum, ancak bir yapısal değişim, yeniden bir kurumsal organizasyon uygulaması yaratmak gerekiyor diye düşünüyorum. Yazılacak, konuşulacak çok şey var da, CHP ciddi kıskaçta. Ancak, herkesin kendini içinde göreceği büyük bir toplumsal ayna yansıtmasına ihtiyaç var. Aynı yöntemleri deneyerek yol yürüyüşüne devam etmek, şimdilik iktidar olma gerçeğine hitap etmiyor.
Yeni bir kuşak var, denenmiş yöntemleri kabul etmiyor, meseleye dahil olmuyor. Belki de hamasetten bıkıldı, sunulan abartıdan dolayı bireyler kendilerini kandırılmış gibi mi hissediyor?
Soru işaretlerini ortadan kaldırmak lazım.

