İlkay Adalıoğlu

TÜRK FİNALİ NEFES KESTİ


“Mayıs ayların gülüdür

Taze bir çiçek dalıdır

İçerim ateş doludur

Mayıs’ta gönlüm delidir

*

Yeşil dağlara göçülür

Kırmızı şaraplar içilir

Yarim dökülüp saçılır

Mayısta gönlüm delidir”

 

Sabahattin Ali, beş dörtlükten oluşan şiirinde mayısı yazın habercisi olarak anlatsa da nedense bu yıl öyle olmadı.

Havalar ısınmadı, can erik oluşmadı, etekler uçuşmadı; bu defa mayıs kapıdan baktırdı…

 

Neyse ki muhteşem CEV Kupası zaferi, içimizi ısıttı. Uzun zaman süregelen İtalya hâkimiyeti son buldu. Vakıfbank ve Eczacıbaşı,  İtalyan devlerini geçerek Avrupa’nın en iyi iki takımı oldu.

 

Geçtiğimiz hafta sonu İstanbul’da gerçekleşen müsabakalar nefes kesti. Tüm Türkiye ‘Sultanlar’ için tek yürekti.

 

Vakıfbank dünyanın en iyi takımına sahip olduğu düşünülen Connegliano’yu inanılmaz bir geri dönüşle elemeyi başardı. 2-0’dan dönmeyi bilen Guidetti’nin öğrencileri, parkeden 3-2 galip ayrılarak finale adını yazdırdı.

 

Eczacıbaşı ise yıldız oyuncularla örülü Scandicci’yı geçerek Türk Finali heyecanı yaşattı.

 

Vakıf’a döneceğiz ancak Eczacı, Scandicci karşısında sürprizlerle dolu galibiyete imza attı. Bütün sezon inişli çıkışlı performansıyla bir türlü istenilen seviyeye ulaşamayan Magdelena Stysiak patlama yaşadı. Yüzde 60 ile hücum ederek ekibini taşıdı. Blok defans sistemi başta Simge ve Jack Kısal sayesinde müthiş çalıştı.

 

Böylece dünyanın gözü Türk Finali’ne çevrildi.

 

Binlerce kişinin akın ettiği final ise muhteşem seyirci ilgisi sayesinde unutulmaz geçti.

 

Türkiye Ligi’ni de şampiyon tamamlayan Vakıfbank yerine Eczacıbaşı’nın şampiyon olmasını dilerdim fakat Vakıf, baştan sona üstün götürdüğü karşılaşmada Boskovic’in üstün oyunu sayesinde rakibini zorlanmadan geçerek 7. kez Avrupa Şampiyonu oldu.

 

Açıkçası bu sonuca Tıjana Boskovic etkisiyle üzülemedim. Hayranı olduğum Sırp yıldızın muhteşem kariyerini şampiyonlukla taçlandırması gerekiyordu. 10 sene Eczacıbaşı’nda bu hedefini yakalayamayan Boskovic, geçen sezon sürpriz bir kararla Vakıfbank’a transfer olmuş, ideallerine Giovanni Guidetti ile ulaşacağına inandığını açıklamıştı. Öyle de oldu. Ligin ilk haftaları sakatlığı nedeniyle form tutmakta zorlansa da sonlara doğru eski günlerine döndüğünü gösterdi. Avrupa şampiyonasında ise dünyanın en iyi pasör çaprazı olduğunu herkese hatırlattı. Sadece Tika’nın bu hasretle beklediği mutluluğa ulaştığını görmek bile beni ziyadesiyle memnun etti.

 

 

2026 CEV Şampiyonlar Ligi son maçının bitimiyle MVP’ler de kürsüde yerini aldı.

 

Hak ettiği üzere Tijana Boskovic en iyi pasör çaprazı seçildi.

Smaçörler: Marina Markova ile Ebrar Karakurt

Orta oyuncular: Zehra Güneş, Sinead Jack Kısal

En iyi libero: Simge Aköz

En iyi pasör: Joanna Wolosz

En iyi antrenör ise Guidetti oldu.

 

Bu listeyi bir sporcu haricinde sonuna kadar destekliyorum. Evet Wolosz dünyanın en başarılı üç pasöründen biri. Ancak bu sezon ligde ve şampiyonada Cansu Özbay’ın performansıyla kıyaslanamaz bile. Milli pasörümüz Cansu, inanılmaz maçlar çıkardı ve takımının bu dönemki başarılarında müthiş ter döktü.

Gönlümüzün MVP’si olarak hafızamıza kazındı.

 

 

Böylece lig ve Avrupa maçları sona erdi. Bundan böyle sık sık transfer haberleri gündemde yer alacak. Ay sonu ise Milli Takım heyecanımız başlayacak.

Harikulade ivme yakalayan Filenin Sultanları, voleybol ülkesi olduğumuzu dünyaya kanıtlayacak



ARŞİV YAZILAR