Ali Adalıoğlu

Mersin Emniyet Müdürü neden değişti?


En baştan yazayım.

Ki, kimsenin karnı guruldamasın!

“Bürokratı devlet atar, devlet görevden alır!” diyeceğim ama diyemiyorum!

Çünkü bu işler eskiden öyleydi. Eskidendi çok eskiden...

Üçlü kararnameyle yapılan atamalarda bir hiyerarşi vardı. Başarı ve deneyim gözetilirdi.

Bakan imzalar, başbakana gider, oradan da cumhurbaşkanının onayına sunulurdu.

Cumhurbaşkanından dönen çok kararname oldu.

O zamanlar ne Türkiye’nin ne de bürokratın geleceği bir kişinin iki dudağı arasında değildi.

Dahası, bürokratın çalıştığı ilin valisinin görüşüne bile başvurulurdu!

Gel gör ki eski çamlar bardak oldu.

Ayaklar baş, başlar da ayak!
Buyur buradan yak Hüsamettin Bey!

NOKTA.

*

Dün sabah uyandığımda gazetecilik refleksiyle haber sitelerine yelken açtım.

İlk bomba, “Valiler ve Emniyet Müdürleri Kararnamesi” oldu. Küçük çaplı bir kararname.

Alıştık bi kere!

Turpun büyüğü önümüzdeki günlerde açıklanacaktır!

Kararnamede Mersin Emniyet Müdürü İdris Yılmaz gözüme ilişti.

“Haydaaa” dedim, “Atilla Mayda” diyemedim!

Bir çocuk bile anasının karnında 9 ay 10 gün kalıyorken…

Yılmaz, göreve gelişinin 231. gün sonunda görevden alınmış!

Derken, 12 Eylül döneminde Mersin’de hem valilik hem de belediye başkanlığı yapan merhum Ferruh Güven (Paşa Vali) aklıma geldi.

Güven 1981-1982 yıllarında yaklaşık 9 ay görevde kaldı.

Sanıyorum mayıs veya hazirandı.

Radyodan öğlen ajansını dinlerken Ferruh Paşa’nın Merkez Valiliği’ne alındığını işittik.

O zamanlar mobil telefon yok.

Vali bey de makamında değil, konakta da yok.

Bir türlü ulaşmıyoruz.

Hepi topu 4-5 gazeteciyiz zaten.

Duyduk ki Atatürk Parkı’nda geziyor Paşa Vali.

Ben, rahmetli Ziya Keskinışık ve bir iki arkadaş daha Vali Bey’e Atatürk Parkı’nda ulaşıp, sorduk:

- Sayın Valim Merkeze alınmışsınız, haberiniz var mı?

Şaşırdı!

Ara haberlerde işitmiş görevden alındığını.

Hemen İçişleri Bakanlığı’na yazmış:

- Görevden alınma emrimi radyodan tebellüğ ettim.

Devir 12 Eylül Cuntası devri olsa da o yıllarda Devletin Valisi, Vali Baba olmak önemliydi!

Koltuğu korumak değil!

Kıssadan hisse!

Tabii ki anlayana!

NOKTA!

*

 

Sözün ÖZÜ;

 

Gelelim Yılmaz’ın merkeze alınma meselesine.

İdris Yılmaz başarılı bir emniyet müdürü.

Görev yaptığı süre içinde asayiş başta olmak üzere siber suçlar, narkotik ve diğerlerinde başarılı çalışmalar yaparak Türkiye birincisi oldu!

Bunu ben değil istatistikler söylüyor.

O zaman bu görevden alma niye? Neyin nesi?

Yanıt bekleyen soru çok.

İdris Yılmaz Mersin’de ‘Partinin’ değil, ‘Devletin Emniyet Müdürü’ anlayışıyla çalıştı.

Olaylara art niyetli yaklaşmadı.

Kapısı tüm Mersinlilere açıktı!

Daha önce uzun yıllar Mersin’de görev yapmış olması Yılmaz’ın başarısında büyük etkendi.

İyi bir ekiple, özveriyle görev yaptı.

Bunlar iyi, güzel de Yılmaz neden merkeze çekildi?

Bu olayda AKP’ye asker selamıyla geçen ‘sözüm ona CHP’li’ H. U. Çakır ve soyadı Söylemez ama son günlerde dile gelen H. S. Söylemez’in rolü nedir?

Belli ki tekrar aday olmak için Bay Başkan’ın gözüne girmek ve

her taleplerinde “baş üstüne” diyen bürokrat istiyorlar.

AKP seçimler yaklaştıkça Mersin’de her türlü senaryoyu sahneye koyabilir!

Koyar da gemi batınca içindekilerle birlikte batar!

*

Son SÖZ;

 

Güle güle Sayın İdris Yılmaz.

Mersinli seni unutmaz!

Seni de bu kente kötülük yapanları da.

Mersin’e atanan Sayın Fahri Aktaş’a da yeni görevinde şimdiden başarılar dilerim.

Ufak bir anımsatma yaparak bitireyim:

 “Mersinli sevdi mi ölümüne sever ve sahip çıkar.”

Örnek mi? İstediğiniz örnek olsun:

“Sene 1998. Mersin Emniyet Müdürü Tuncay Yılmaz teşkilatın içindeki bir çürük elmayı Gülnar’a atıyor. ANAP’lı Profesör Milletvekilimiz H.C. devreye giriyor. Ve de Tuncay Bey’den polisin Mersin’de kalmasını istiyor. Yılmaz baskıya boyun eğmeyince Genel Müdürlük emrine atanıyor. Mersinliler Yılmaz’ı yalnız bırakmıyor. Gazetecisinden rektörüne ve sokaktaki adamdan STK başkanına kadar… Tuncay Yılmaz mahkeme kararıyla tekrar görevine dönüyor. Sonrasında da Polis Akademisi Başkanlığına atanıyor. 6 yıl o görevde kalıyor. Günümüzde görev yapan emniyet müdürlerinin çoğunda emeği vardır.  H.C. mi? Bir daha aday gösterilmiyor ve siyasete veda ediyor.”

Bazılarının kulağına küpe olur mu bilmem.

51 yıllık gazeteci olarak bu ve buna benzer pek çok yaşanmış olaya tanıklık ettim.

Yaşım el verdiği sürece tanıklığım devam edecek.

 



ARŞİV YAZILAR