NEDEN OLMADI?
Başarının tesadüflere dayalı olmadığı yine kanıtlandı.
İki hafta önceki yazımda Vakıfbank’ın nasıl zirvede kaldığını ayrıntılı anlatmıştım. Play-off’lar henüz tamamlanmamıştı. Geçen sürede iki maç daha oynandı ve Vakıfbank şampiyonluğunu ilan etti.
Bir Fenerbahçeli olarak sonuçlar canımı yaksa da hakkaniyeti korumak gerektiğine inanmaktayım. Zira Guidetti ve öğrencileri, ders niteliğinde bir sezon geçirdi. Merak edenler, ‘Başarı Tesadüf Değildir’ başlıklı yazımda Vakıfbank’ın detaylı incelemesine göz atabilir.
*
Peki bu dönem Fenerbahçe’de ne olmadı?
Vargas, Eda Erdem, Arina Fedorovtseva, Ana Cristina, Gizem gibi üst düzey oyunculara sahip olmasına karşın yolunda gitmeyen ne idi?
Neden yalnızca bir kupa alabildi?
Oyuncuların inişli çıkışlı performansının altında hangi neden ya da nedenler yattı?
Sezon başı bazı sakatlıkları saymazsak kesinlikle bu soruya ‘antrenör farkı!’ yanıtını verirdim.
Marcello Abbondanza kesinlikle takım üzerinde etkili olamadı.
Guidetti’nin aksine rotasyona önem vermedi. Oyuncu katmanını göz ardı etti. Ve bazılarını oynatıp oynatmama hususunda ısrarcı davrandı.

Şöyle ki: Sezona fırtına gibi başlayan Arina’yı her maçta oynattı. Güçsüz rakiplere karşı kenarda tutup dinlenmesine izin vermedi. Bu nedenle ace kraliçesi, finale doğru yoruldu, servis ritmi ve kalitesi bozuldu.
Sezona sakat başlayan Ana Cristina’yı ise uzun zaman unuttu. Basit karşılaşmalarda daha fazla zaman verip ısınmasını sağlamadı. Oysa Ana Cristina gibi bir güce ne denli ihtiyacımız olduğu Vakıfbank mücadelelerinde ortaya çıktı.
Keza Hande Baladın buralarda çok hata yaptı. Defansta iyi olmasına rağmen atakta etkisiz kaldı. Ancak hoca, Hande konusunda da ısrarcı oldu. Sezon ortasında Ana daha çok süre alıp ritmini bulsaydı Hande’nin üst üste blok yediği kritik zamanlarda kenara alınıp yerine oynayabilirdi. Böylece Vargas’ın üzerindeki baskı da azaltılabilirdi.
Aynı hata orta oyuncular için de tekrarlandı. Bu sezon takıma dahil olan Korneluk, iyi performans gösterdiği maçlarda dahi az tercih edildi. Hatta çoğunda hiç yer verilmedi. Fizik ve blok gücüyle bilinen Polonyalı Agnieszka Korneluk yerine hızlı ancak blok kapasitesi düşük Aslı Kalaç’ın tercih edilmesi kafalarda soru işareti olarak kaldı.
Bazı oyuncular ise nerdeyse unutuldu. Sude, Fatma bu yıl takıma dahil oldu. Sude’nin bazı yerlerde servis için dahil olması dışında vasat maçlarda bile oynatılmaması taraftarın tepkisini çeken bir diğer konuydu.
Dünyanın en iyi pasörlerinden biri şeklinde gösterilen Alessia Orro, sezon başlamadan bin bir güçlük ve yüksek maliyetle takıma alındı. Enerjisiyle parlayan Orro, sezon sonuna doğru düşüşe geçti. Orta oyuncularla iyi anlaşamadı. Özellikle Korneluk ile ritmi tutturamadı. Vakıfbank’ta Cansu’nun performansıyla kıyaslandığında Orro’nun istatistikleri ne yazık ki vasatın ötesine geçemedi.
Son üç maçta sakatlık yaşadı. Takımın diğer pasörü Arelya buralarda iyi idare etti. Hatta Orro’nun kuramadığı orta oyuncu bağlantısını yerleştirebildi.
Hatalar, eksikler, yanlışlara rağmen Fenerbahçe Medicana Sultanlar Ligi’ni ikinci sırada tamamladı.
Bu arada Antrenör Abbondanza ile iki yıllık sözleşme tazelendiği bildirildi.
Korneluk ve Milenkoviç’le yollar ayrıldı.

Umuyoruz bu denli kaliteli oyunculardan oluşan, geniş camia ve taraftara sahip Fenerbahçe, bu yılın muhasebesini gözden geçirip önümüzdeki sezon ligde ve Avrupa’da yeniden yükselişe geçer.

