Ali Adalıoğlu

Doğru söze ne denir: HAYALLER AVRUPA, OKULLAR TEKSAS!


Okullarda son yaşanan olaylar AKP döneminde eğitimde nereye geldiğimizin en gerçek ve de en acı göstergesi olsa gerek!

Milli Eğitim Bakanımız işkembe-i kübra’dan atıyor:

- Türkiye, eğitimde artık Avrupa’nın ilk üçü arasında.

Bu iddialı çıkışa verilecek en güzel yanıt sanırım rahmetli İsmet Paşa’nın şu sözleri olurdu:

- Haydi canım sen de!

Doğru söze nedir. Ben de öyle diyorum: Haydi canım sende!

*

Yusuf Tekin, bir süre önce de şöyle ünlemişti:

- Sizin ‘tarikat, cemaat’ dediğiniz, bizim ‘STK’ dediğimiz yapılarla toplasanız 10 tane protokolümüz vardır.

Soru kandil gibi asılı duruyor belleğimde. Sorayım Sayın Tekin’e:

- STK diye adlandırdığınız bu yapılarla mı Türkiye’de eğitim artık Avrupa’nın ilk üçü arasına girecek?

*

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir.

Güney’in CEO’su Necdet Canaran, perşembe gazetesine çarşambadan şu manşeti atmıştı:

- HAYALLER AVRUPA, OKULLAR TEKSAS!

Doğru söze nedir. Ben de öyle diyorum: HAYALLER AVRUPA, OKULLAR TEKSAS!

Bu manşet, GÜNEY farkı, GÜNEY bakışı, GÜNEY gazeteciliğidir!

*

*

AKP 24 yıldır iktidarda!

24 yılda tam tamına 9 Milli Eğitim Bakanı görev yapmış.

Adlarını anımsayalım:

Erkan MUMCU(ANAP kökenliydi),

Hüseyin Çelik (en uzun süre 6 yıl),

Nimet Çubukçu,

Ömer Dinçer,

Nabi Avcı,

İsmet Yılmaz,

Ziya Selçuk,

Mahmut Özer ve huzurlarınızda Yusuf TEKİN!

Soyadı Tekin ama kendi Milli Eğitim için hiç de tekin değil!

Atatürk ve laiklik hatta cumhuriyete soğuk, tarikatlara sıcak.

Ondan öncekiler de pek farklı değildi.

Dokuz bakanın yarıdan fazlası tarikatla haşır neşirdi.

Dindar nesil derken kindar nesil yetiştirildi.

Ve de bugünlere, manşetin ‘cuk’ diye oturduğu günlere gelindi.

- HAYALLER AVRUPA, OKULLAR TEKSAS!

NOKTA.

*

Milli Eğitim Bakanı, “Türkiye, eğitimde artık Avrupa’nın ilk üçü arasında.” diyor.

Şuraya bilimsel araştırma sonuçlarını bırakayım da, ilk üçte miyiz sonra tartışalım:

Eurostat’ın araştırmasına göre; Düşük Eğitimli Nüfus’un açık ara en yüksek payına sahip ülkeyiz; %61,8.

 

Avrupa/OECD Sıralaması: Türkiye, PISA 2022'de okuma becerileri alanında 81 ülke arasında 36’ıncı OECD ülkeleri arasında ise 30’uncu sırada yer aldı.

Dünyanın en iyi eğitim sistemleri, genellikle öğrenci merkezli yaklaşım, yüksek öğretmen kalitesi ve eşitlikçi fırsatlar sunan ülkelerde bulunuyor. 2025-2026 verilerine göre; FinlandiyaJaponyaGüney KoreAlmanya ve Singapur eğitimde küresel liderler arasında yer alıyor. Bu ülkeler, ezberden uzak, beceri temelli ve yaratıcılığı teşvik eden modellerle öne çıkıyor. 

UNESCO ve World Top 20 gibi bağımsız uluslararası kuruluşların yaptığı sıralamalara göre Türkiye, eğitim kalitesi bakımından 60 ila 70’inci sıralarda yer bulabiliyor. Bu sıralama; öğretmen eğitimi, öğrenci başarısı, eğitimde fırsat eşitliği ve dijital altyapı gibi kriterlerle şekilleniyor.

Hayaller başka gerçekler başka!

Çözüm var, bulan yok!

NOKTA!

*

 

Sözün Özü

Geçen salı Şanlıurfa, perşembe ise Kahramanmaraş’taki okul baskınları.

Öğrenci ve öğretmen yiten 12 can!

Ve de okul baskını yapanların intiharı!

Bay Başkan buyurdu:

- Saldırılar tüm yönleriyle araştırılacak. Olayda sorumlu olanlardan mutlak hesap soruyacak!

Bekleyip göreceğiz.

Düşünüyorum da, bu yaşananlar yalnızca sosyolojik vakaya bağlanabilir mi?

Yoksa sosyal medyadaki abuk sabuk oyunlara?

Veya okullarda öğretmenlerden öne çıkan, öğretmenlere hesap sormaya kalkan veli aymazlığına!

Acaba okulları gerek hijyen gerek ısınma-soğutma gerekse güvenlik konularında kaderiyle baş başa bırakan Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu olaylardaki payı nedir!

İşin sırrı bu soruda saklıdır!

İlk düğmeyi doğru iliklersek her şey düzelir!

Yoksa ekonomide, adalette, fikir özgürlüğünde yaşanan çarpıklıklar Milli Eğitim’de de sürer gider!

Haydi Türkiye’m!

Atatürkçü eğitimde ve her alanda önderimiz olan Atatürk’ün çizgisinden sapmadan yolumuza devam edelim!

Yoldan çıkanlara izin vermeyelim!

Onları, sapık supuk ve de çağdaşlıktan uzak zihinlerin prangasından kurtaralım.

Başka Türkiye yok!

SON SÖZ;

Konfüçyüs ne de güzel söylemiş:

- Eğitimli insanlar yapabileceklerinden fazlasını söylemeye utanırlar. 

Düşünüyorum da Konfüçyüs MÖ 500’lü yıllarda bugünleri öngörüp milli eğitim sistemimize yön verenlere mi seslenmiş acaba?

Yorum sizin.



ARŞİV YAZILAR