Naci Sapan

Küresel güçler ve Kürtler!


Dünyaya hükmetmeye çalışan bir lider tayfası var, kendi aralarında anlaşıyorlar, bulundukları alanları bazen terkediyorlar bazen sessiz kalıp anlaşmanın gereğini yerine getiriyorlar.

Şu an yaşadığımız, yaşayacaklarımız tamamen bu senaryo üzerinden yürüyor, odağında ise Kürtler var.

Suriye’de bunu çok net yaşadık, gördük, bundan sonraki aşamalarda neler göreceğiz bilemiyoruz. Tahminlerimiz el ette ki var.

Ortadoğu’da planlanmış paylaşım stratejisini 3’üncü dünya savaşı olarak algılayabiliriz.

Ülke halklarına sunulan ise, diktatörlerinden kurtulmaları için bir ‘şans.’ Dünyanın neresinde olursa olsun halk diktatöründen kurtulmak ister.

Irak’ta, Suriye’de böyle bir stratejiyi hayata geçiren küresel güçler, şimdi bunu İran’da denemeye çalışıyor. Irak ve Suriye’de olduğu gibi uygulanan bu stratejinin odağında Kürtler var. Kürtler, değişen, değiştirilmeye çalışılan rejimlerle doğal olarak çatışma halindeler. Böyle olduğu içinde değişim planlamasında aktif rolleri doğal olarak devreye giriyor.

Irak ve Suriye’de yeni oluşturulan rejimlerle yönetimlerle ortaklaşmaları sağlanıyor. İran’da nasıl olacak şimdilik bilemiyoruz, ancak aynı yöntemin uygulanmak istendiği açık.

Ancak, İsrail-ABD saldırıları nedeniyle bütün coğrafya tedirgin. İran’da Kara güçlerinin devrede olmadığı bir 3’üncü dünya savaşı izliyoruz. Bu savaşta da Kürtlerin karadan aktif rol üstlenmesi için planlama yapılıyor. Kürtler, Suriye örneği nedeniyle tedbirli ve sakin.

Bu alanda savaş giderek sertleşeceğe benziyor. İran, mevcut rejiminin tamamen bittiğine kanaat getirdiğinde, komşu ülkelere ciddi zararlar vermeyi deneyebilir.

Coğrafyadaki ülkeler bu nedenle tedirgin. Bu arada en büyük tedirginlik elbette ki Kürtler de var. Küresel güçler tarafından terkedilmiş olmalarının tarihsel geçmişini çok iyi biliyorlar.

Görünen ise; Kürtlerin Ortadoğu coğrafyasında devletleşme hayalinin şimdilik ertelenmiş olduğudur. Küresel güçlerin böyle bir planlaması yok.

Kürtler, yaşadıkları topraklarda, yurttaşı oldukları ülkelerle demokratik ortak bir yaşam planlaması yapacak gibi bir durumla yüz yüze.



ARŞİV YAZILAR