Naci Sapan

Yeni dünya düzeni ve Kürtler


Yeni dünya düzeni diyorlardı, gelişmeler ona işaret ediyor ve ilerliyor. Bomba, füze, çatışma, ölümler, Barış, savaş, çatışma, müzakere, uzlaşma, buluşma, anlaşma gibi kavramların eş zamanlı kullanıldığı bir süreç yaşıyoruz.

Sadece izliyoruz. Kimin lehine kimin aleyhine olduğu belli olmayan kavram karmaşası içinde herkes kendine bir ‘rol’ biçiyor, mevzi alıyor, konumunu güçlendiriyor.

Filim karelerini gözden geçiriyoruz, kim baş rol oyuncusu; doğal olarak İsrail, ABD-tramp başat aktörler. Geriye kalanlar figüran. Toplu figüranlık görevi karşıya olan düşmanlık nedeniyle ciddi anlamda karşılık buluyor. ‘Düşmanımın düşmanı dostumdur’ şiarının geçerliliği Ortadoğu’da yeni dünya düzeninin omurgasını şu ya da bu şekilde şekillendiriyor.

Tam da bu noktada Kürtler İran nezdinde bir kez daha Dünyanın gündeminde. Ahmedinecad ve Hamaney dahil olmak üzere, İsrail ve ABD tarafından öldürülen lider kadro, Viyana ve Almanya’da katledilen Kürt liderlerin ölümünden sorumluydular. Dr. Abdurrahman Qasımlo Viyana’da, Dr. Sadık Şerefkendi Berlin’de katledilmişti. Kürtler meseleye hakimdi, katillerin kim olduğunu biliyordu. Aradan uzun zaman geçti, şimdi dünya bu katliamları konuşuyor.

Irakta başlayan ve devam eden, yakın zamanda Suriye’de konuşulan ve sisteme entegre edilen Kürtlerin statü meselesi artık İran için de konuşuluyor. Kürt partileri İran’da statülerini belirlemek amacıyla birlik toplantıları gerçekleştirdi, ortak karar konusunda uzlaştı.

Yeni dünya düzeni aynı zamanda Kürtlerin Ortadoğu’daki geleceğinin düzenine de zemin yaratıyor. Şimdilik gördüklerimiz bunlar, ileride neler olur, ne olacak bilemiyoruz.



ARŞİV YAZILAR