CHP ve geleceğin iktidarı
Konuya direk gireceğim. Evirmeye, çevirmeye hiç gerek yok. Zaten bugüne kadar yaşananların ana kaynağı da ‘sessizlik’ değil mi?
‘Partiye zarar vermeyelim, iktidar geliyor, engel olmayalım’ gibi algılar yaratıldığı içindir bu yaşananlar. Ankara’nın Çankaya’sına iktidarın eski Adalet Bakanının Milletvekili adayı gösterildiği gün kaybedilen gündü.
Çok sayıda insanla görüştüm, cumhurbaşkanlığı için oyunu sayın Kemal Kılıçdaroğlu için kullandıklarını, ancak Milletvekilliği için oy kullanmayı içlerine sindiremediklerini ifade etmişlerdi. O devşirmeler olmasa da aynı sayıda Milletvekili çıkacaktı. Belki de daha fazlası. Parti emekçisine, ya da gönüllü partiliye hiç benimsemediği birilerini seçtirme dayatması elbette ki kabul görmez. O gün görmedi, bundan sonra da görmez.
MYK’sı, parti meclisi, il, ilçe örgütleri olan bir partide, genel merkezde partili olmayan 60’ın üzerinde ‘danışman’ kadrosu iktidara mı hazırlayacaktı partiyi. Onların borusunun öteceği bir iktidarın sonunun nasıl olacağının sonuçlarını şu an yaşıyoruz. Şimdiki zamanda onların hiçbiri yok. Onları kim/kimler görevlendirdiyse oraya döndüler. Partililer halen yerinde duruyor, iktidar olma çabasını çıkarsız, talepsiz sürdürüyor.
&
CHP’nin şu an yönetiminde olanlar bu anlattıklarımın tanığıdır. Bu yaşanmışlıklar mutlaka tecrübe olarak yansımalıdır ki, gelecek iktidar kurgulanabilsin.
Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi şimdiden seçim hazırlıklarına başlamalı. Milletvekili ve Belediye Başkanlarını kendi içinden, halkla bağı olan, halkın benimsediği kişilerden aday adaylarını belirlemeli. Devşirmelerin olmadığı bir tercihte adayı netleştirmek daha mantıklı olabileceği gibi sıkıntıya da neden olmaz. Hiç üyeliği olmayanlar tercih edildiğinde; sonuç ortada!
Halkın desteği var ise, o halk doğru tercihlerden dolayı doğru yönetileceğinden yana ikna ise, iktidar kaçınılmaz olur. Toplum, kendisinde karşılığı olmayanların tercih edildiğini gördüğünde doğal olarak uzaklaşıyor. Saraçhane sürecinden başlayarak giderek yükselen toplumsal destek, son derece görünürdür. Stratejiyi bunun üzerinden devam ettirerek inşa etmek yeterlidir.
&
Çok şey kaybetmiş olabiliriz, ancak kazanacağımız o kadar şey var ki…Bugünün kaybı yarının kazancı, bugünün kazancı yarının kaybı olabilir. Anlamak, idrak etmek, sürece inanmak.
Çok önemli…
&
‘Sabahları uyandığında hayatta olmanın, sevmenin, mutlu olmanın ve düşünmenin nasıl bir ayrıcalık olduğunu düşün.’ (Marcus Aurelius)
