UĞUR MUMCU’NUN VE HAKİKATIN ARDINDAN…
Tarihler 24 Ocak 1993 ü gösterdiğinde, karlı bir Pazar günü Ankara sokaklarında ölüm kol geziyordu. Ölüm, Sinsi, hayın bir sırtlan gibi avını arıyordu. Gerçeğe, aydınlığa, laikliğe, demokrasiye, cumhuriyete, hukuka ve sevgiye düşman sinsi zihniyet göstere göstere avının peşindeydi. Çünkü “elinde ışığı tutan karanlığa yürümek zorundadır” diyerek hakikat ve adalet ışığını her yana saçan yok edilmesi gereken bir düşmandı Uğur Mumcu…
Kar yağmıştı önceden. Yağmıyordu o an Ankara’da, Karlı Sokak’ta. Ama buzdu. Karın arkası, ölüm öncesi, çok soğuktu...
Evet halkını ve ülkesini, demokrasiyi, adaleti, cumhuriyeti canından daha çok seven aydın hukukçu ve gazeteci Uğur Mumcu’nun katledilişinin üzerinden 33 yıl geçti.
O gün tüm Türkiye tek yürek olmuş
Uğur’lar olsun, uğurlar olsun.
Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun.
Bir keskin kalem, bir kırık gözlük.
Yürekli yiğitlere hatıran olsun…
Ve “Yiğidim Aslanım Burada Yatıyor”u onbinler sokaklarda hep bir ağızdan haykırıyordu.
O gün yalnızca bir gazeteci katledilmedi,o gün bir aydın, bir Cumhuriyet ve hukuk insanı, bir demokrasi savunucusu katledildi.
Onu anlamak, aslında şu soruyu sormaktır:
Bu ülkede gerçeği aramanın bedeli nedir?
Yaşamını Türkiye’nin bağımsızlığına ve demokratikleşmesine adayan Gazeteci-Yazar, aynı zamanda Avukat Uğur Mumcu;
Her koşulda Atatürk ilke ve devrimlerini, laik Türkiye Cumhuriyetini savunduğu için,
Devrimci olduğu için,
Türkiye’yi ortaçağ karanlığına sürüklemek isteyenlere karşı yaşamı boyunca yılmadan, inançla savaştığı için,
Emperyalist güçlere karşı, tam bağımsız Türkiye mücadelesi verdiği için,
Demokrasi, insan hakları ve barış karşıtı karanlık güçlerle boğuştuğu için,
Kalemini dik tuttuğu için,
Güçlüden değil, haklıdan yana olduğu için,
Kısacası; karanlıkları aydınlatan bir ışık olduğu için 33 yıl önce bugün katledildi.
Katledilen, Türkiye’nin aydınlık geleceğiydi. Sadece bir insanın değil, basın özgürlüğünün, aydınlanma mücadelesinin hedef alınmasıydı.
Ancak Uğur Mumcu’nun dediği gibi; HER DÖNEM KARANLIKLARI AYDINLATAN BİR IŞIK OLACAKTIR.
Ve o ışık; Uğur Mumcu’nun fikirlerini yaşatmak için mücadele eden biz avukatlar ve mücadelemize güç veren aydınlık zihniyetlerdir. Uğur Mumcu, 33 yıldır karanlığa karşı yanan bir mumdur.
Uğurlar ola yiğit insan…
