Naci Sapan

Kılıçdaroğlu ve Kürtler


 

Cumhuriyetin ikinci yüzyılına Kürtler damgasını vuracak gibi. Kürtler, Türkiye cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan farklı, dil, din, ırk, mezheplere mensup yurttaşlarla birlikte demokrasiye sahip çıkıyor, demokrasi karşıtlarını rahatsız ediyor. Bütün alanlarda demokrasi mücadelesi var, yükselerek, büyüyerek 14 Mayıs’a doğru yol alıyor.

Seçime çok az bir zaman kala 13.Cumhurbaşkanı olarak kabul ettiğimiz CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Kürtler başlığı ile yayınladığı video aracılığıyla verdiği mesaj, son derece önemli. İktidarın, özellikle seçim dönemlerinde Kürtlere yönelik ürettiği ve yaydığı ‘Terörist’ algısına değinen Kılıçdaroğlu’nun mesajı, yeni dönem için umut verici olmasının yanı sıra, çözüme dönük parametreleri de içinde barındırıyor.

Liderler, yeri ve zamanı geldiğinde sorumluluk üstlenen, toplumun ağır yükünü taşıyanlardır. Kemal bey, uzun zamandır Türkiye’nin yükünü omuzlarında taşıma kararlılığını ortaya koydu, ittifak yaptığı demokrasi güçleriyle 14 Mayıs’a doğru emin adımlarla yürüyor.

Kılıçdaroğlu, ilk kez bu kadar açıktan, net bir şekilde KÜRTLER başlığı altında konuştu, seçime doğru giderken kararlılığını ortaya koydu, güven vermeye devam ediyor. Zaten mesele de finale damgayı vurmaktır. Lider sorumluluğu da ülkede yaşayan yurttaş topluluklarını tanımak, içinde, yüreğinde hissetmek, varsa sorunlarının çözümü için çabasını ortaya koymaktır. Lider yüreğini ortaya koyduğunda, ülkeyi huzura, birliğe, beraberliğe, barışa götürmek için çaba gösteren yüreklerle buluşur, çoğalır, gerçekleştirir.

*

İktidarın, dolayısıyla Cumhurbaşkanının değişimindeki başat aktörün Kürt seçmeni ve onun tercihinin net olması da ayrıca önemli. Ülkenin rahat nefes alması gerektiği konusunda kafalar net olduğu için demokrasi yürüyüşü konusunda çok fazla itirazlar da söz konusu olmuyor. Partiler, seçmen grupları arasında küçük çaplı sorunlar olsa da, kısa sürede gideriliyor, bir mecraya oturtuluyor.

Herkes kendi çapında bir sorumluluk üstleniyor, üstlenmek istiyor.

Aslında, sorumluluktan öte yurttaşlık görevi yerine getiriliyor desek yeridir.

Yurttaş, ülkeyi, kendisini yönetmesi için devlet erkini teslim ettiği iktidarı istediği zaman değiştirme hakkına sahiptir, ayrıca zamanı geldiğinde de değiştirmelidir.

İşte şimdi zamanıdır.

Yurttaş bu zamanı kullanmaya başladı.

Çünkü ülke iyi yönetilmiyor, ülkenin vatandaşları fakirleştirildi, fakirleştirenler ise zenginleşti.

Yurttaş, geleceğinin karanlık olduğunu gördü, kararını verdi.

Demokrasi ittifakları da zaten bu nedenle, değiştirmek için, yeniden inşa etmek için.  

 



ARŞİV YAZILAR