Ali Adalıoğlu | Kabotaj’ dan Sabotaja..! | Güney Gazetesi Mersin
Ali Adalıoğlu

Kabotaj’ dan Sabotaja..!


1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 96. Yılını kutluyoruz.

Yani, denizlerde özgürlüğümüzü kazandığımız günü.

Denizlerimizde ve tüm karasularımızda gemilerimizin özgürce ticaret yapamadığı günlere son veren Kabotaj Kanunu ile.

Kabotaj Kanunu nedir?

Kabotaj kanunu devletlerin kendi limanlarında özgürce ticaret yapabilmesidir. Yabancılara tanınan ayrıcalıkların kaldırılarak yalnızca o ülke insanlarının daha ayrıcalıklı bir şekilde ticaret yapabilmesini vurgulayan bir kanundur. Bu kanun sadece denizleri değil aynı zamanda boğazlar, göller, körfezler, koy gibi alanlarda da geçerlidir.

Kabotaj Kanunu Türk insanının kendi liman ve sularında ticaret yapabilmesine imkan tanıyan bir kanun olduğu için doğrudan Milliyetçilik ilkesi ile ilişkilidir. Bu kanun çerçevesinde yabancıların tüm imtiyazları kaldırılmış ve ayrıcalıklar Türk halkına verilmiştir.

Ne yazık ki AKP iktidarında Kabotaj Yasası da delinmiştir.

Daha doğrusu limanların özelleştirilmesi ile birçok limanda kontrol yabancıların eline geçmiştir.

Limanlar sınır kapılarıdır!

Bu nedenle hassas alanlardır.

Gel gör ki yapılan özelleştirmelerde bu hassaslık göz önüne alınmamıştır. 

Bunun sonucu liman işleticileri istediği gibi at koşturmaktadır.

Bu da Türk Denizcilik Sektörünü ve dış ticaretini olumsuz etkilemektedir.

Çünkü, limanları alanlar yatırdıkları paraları en kısa sürede nasıl çıkarırız ve nasıl çok kar ederiz, hesabı içindedir!

Mersin Limanı, TCDD’nın işlettiği dönemlerde bile Altın Yumurtlayan Tavuktu.

Ekonomiyi çok iyi bildiğini iddia edenler ne yazık ki bu Altın Yumurtlayan Tavuğu gözden ve elden çıkardı.

Bir avuç dolara!

Şimdi o paralar bitti.

Özelleştirecek liman da kalmadı.

Limanlar her gün adeta para basıyor.

Ve bu paralar da yurt dışına gidiyor.

Tüm kontrol işleticilerde.

Kabotaj’ a Sabotaj yapılmıştır.

Bu koşullarda 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın 96. Yılını kutluyoruz.

Ama buruk bir şekilde.

Eskiden bir başka kutlanırdı 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı.

Başta kentin en büyük mülki amiri olmak üzere, Deniz Kuvvetleri yetkilileri ve de belediye başkanları da katılırdı törenlere.

Denizde değişik sportif yarışlar yapılırdı.

Şimdi ise üç-beş kişiyle göstermelik tören yapılıyor.

Ben, sen, o, bizim oğlan örneği.

Bana göre, 1 Temmuz’u kutlamak için önce Kabotaj’ı anlamak gerek.

Yıllardır deniz/denizcilikle ilgili toplantılarda konuşmalara, “Üç tarafı denizlerle çevrili Türkiye..” diye başlarız.

Ve de Atatürk’ün denizcilikle ilgi o güzel ve yol gösterici, “Denizciliği Türk’ün büyük milli ülküsü olarak benimsemeli ve az zamanda başarmalıyız” sözlerini papağan gibi tekrarlarız.

Gel gör ki bu sözlerin gereğini yerine getirdiğimiz söylenemez.

Kabotaj hakkı ile denizlerdeki bağımsızlığını yeniden kazanan Türkiye, 96. Yılda halen sektörde istenilen yerde değildir.

Çünkü, Kabotaj’a Sabotaj yapılmıştır!

Kimsenin hakkını yemek istemem.

Sektörle ilgili atılan önemli adımlar da var.

Özellikle de askeri alanda tersanelerimizde modern ve son teknolojiye sahip gemiler üretilmektedir.

Denizler o ülkenin gizli hazineleri gibidir.

Denizin her alanından faydalanmayı bildiğimiz zaman tam denizci bir ülke olabiliriz.

Sözün ÖZÜ;

Türkiye deniz ülkesidir.

Mersin deniz kentidir.

Ama denizci bir ülke ve denizci bir kent olduğumuzu söyleyemeyiz.

Bunun için de önce denizi sevmek gerekir.

Yöneticisiyle, halkıyla ve sektördeki tüm temsilcilerle denizin değerini kavradığımız zaman, kendimize, “DENİZCİYİZ” diyebiliriz.

Denizi seyretmekle / deniz kenarında kadeh tokuşturmakla denizci olunmaz.

Ve de Kabotaj’ a yapılan Sabotaja seyirci kalıyorsak yazık.

Hele hele, 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı’nın anlamını bilmiyorsak işimiz zor demektir.

Gözlerimiz ufukta daha çok bekleriz!

Neyi mi?

Denizci ülke ve denizci kent olmayı!

                                                              

 

 



ARŞİV YAZILAR