Deniz Yıldız | Bas bas paraları faize! | Güney Gazetesi Mersin
Deniz Yıldız

Bas bas paraları faize!


Son 10 aydır içinde bulunduğumuz kur krizinde dolar 8 liradan 18 liraya kadar çıkmıştı. Kur korumalı mevduat ürünü ile dövizi bir süre kontrol altına alabilen hükümet 5 ayda aynı kur seviyesine engel olamadı. Bu doğal bir sonuçtur. Çünkü KKM enstrumanı düzenli kur artışına mahkum bir üründür. Enflasyon yüzde 70 iken faiz 15 olduğundan eğer kur artmaz ise sistemin içerisindeki bireysel yatırımcı kaçacaktır. Bu sistemin hem kuru tutamayacağını hem de hazineye ödenemez borçlar biriktireceğini daha önce de çok kez ifade etmiştik.

 

Hükümet geçtiğimiz günlerde ise yeni bir çılgın enstruman icat etti. Basitçe tahvil vadesi sonundaki enflasyon sebepli erimeyi devlet hazineden finanse ediyor. Yani devletin borçlanmasının önü daha da açılıyor. Söz konusu olan enflasyon korumalı tahvil enstrümanının minimum vadesi ve hane halkının ilgi göstereceği vadeler de göz önünde bulundurulursa, böylesi bir mevduatın uygulamaya konması takdirinde bankacılık sisteminin ortalama pasif vadesini uzatacaktır. Aynı zamanda toplam serbest teminat bakiyelerinde bir azalma olmaması takdirinde sistem genelinde kredi verme süreci desteklenebilir. Yani nur topu gibi bir para basma yöntemimiz daha oldu.

 

Hazine’nin nasıl faiz yükünü üstlendiğini daha iyi anlatmak için ise Kerim Rota’nın yazısından alıntı yapmak şart görünüyor; “Hazine borç stokunda ihraç fiyatı olan 100 TL’den takip edilen enflasyona endeksli tahvili, belli bir süre sonra aynı vade ve kuponla yeniden ihraç ediyor. Örneğin ihraçtan 1 yıl sonra enflasyonla şişerek piyasa fiyatı 160 TL’ye gelmiş tahvili bankalara 160 TL’den satıyor. Hazine bu satışı yaptığı anda borç stokuna 100 TL ilave ederken, 60 TL de “faiz geliri” elde ediyor. Buna karşılık, enflasyona endeksli tahvillerde ödenecek enflasyon farkının hepsi, tahvilin vadede ödenecek anapara tutarına ilave ediliyor. Böylece ileride ödenecek faiz yükü kartopu gibi birikiyor.”

 

Geçen aralık ayı itibarıyla Hazine’nin ödeyeceği iç borç 1.3 trilyon lira. Aydan aya sınırlı artışlarla bu tutar nisanda 1.5 trilyon lira olmuş. Artış oranı yüzde 13!

İç borç faizine ilişkin ödeme tutarı ise aynı aylar itibarıyla 795 milyar liradan tam 1.7 trilyon liraya çıkmış. Artış oranı yüzde 119!

 

Velhasıl; halka seçim ulufesi dağıtmak için uydurulan her finansal enstruman para arzını artıracak, enflasyon-faiz-döviz artışı paradoksunu daha da derinleştirecektir.

Günün sonunda seçim sonrası hangi partinin kazandığından bağımsız boğazına kadar borç içinde bir hazine devri gerçekleşecektir. Bunun getireceği zorunlu devalüasyon ile zaten diplerde olan Türk Lirası’nın satın alma gücü eriyecektir.



ARŞİV YAZILAR