Kader ve tarih ilişkisi bazen çok çarpıcı işaretler barındırır.
Tam da bu nedenle tarih bilmek zorunlu hatta zaruridir.
Neden mi bahsediyorum?
Bir bakalım :
Süleyman Demirel siyasi yasaklıydı. Cumhurbaşkanı oldu.
Bülent Ecevit yasaklıydı. Başbakan oldu.
Necmettin Erbakan, siyasi yasaklıydı. Başbakan oldu.
Tayyip Erdoğan da siyasi yasaklıydı. Cumhurbaşkanı oldu.
Böyle bakıldığında ortaya çıkıyor ki bu topraklar, yasaklar mezarlığı…
Ancaak sonuçlara bakıldığında bu mezarlığa itilen herkesin güçlü dirilişi göze çarpıyor.
Yani idam fermanları yerini zaferlere bırakıyor.
Halkın sorunlarını şiddet aygıtlarının tekmilini birden kullanarak bastırmaya çalışan otoriter yönetimler, önlerinde yasal fren de bulunmayınca dozu muhakkak arttırıyor.
Şimdi de Selahattin Demirtaş’ın ardından sıra Canan Kaftancıoğlu’nda.
Saldırganlığını korkusundan alan iktidar, daha en başta Kaftancıoğlu’ndaki potansiyeli fark etmiş, parlamasından ürkmüştü. İl başkanı seçilir seçilmez yıllar evvel attığı tweetleri kurcalayıp, soruşturma başlatmıştı.
Bir türlü hazmedemedikleri İstanbul seçimlerinden sonra da düğmeye basıldı. İddianame hazırlandı.
Ve Demokles’in kılıcı gibi sallandırdı. Şimdi de seçim sath-ı mailine girilmişken yasak ve hapsettirme aşamasına geçildi.
Çünkü 12 Eylül’den sonra kariyerine İstanbul ilçe ve il başkanlıklarıyla başlayan Erdoğan, başarının gittiği yolu tanıyor.
Oysa yıldızı parlak bir siyasetçinin yasaklamalarla popülaritesinin yükseleceğini kendinden bilmesi, Demirtaş’ın, Kaftancıoğlu’nun, Aynur Doğan’ın, müziğin, tiyatronun, bu ülkenin aydınlık yarınlarına inanan insanların susmayacağını anlaması gerekiyor.
Çeşitli manevralarla yok edilmeye çalışılan Atatürk Havalimanı’nda açıklama yapan CHP’nin başarılı il başkanının sözleri tesadüfi değil.
Gücünü kendi tarihinden alıyor.
Adnan Menderes’in iktidar sarhoşluğuyla CHP’nin mallarına el koyması üzerine mecliste konuşma yapan CHP Lideri İsmet İnönü, demokratik rejime darbe yapıldığını belirterek “Tarih kürsüsünden halinizi seyrediyorum. Suçluların telaşı içindesiniz. Işıktan korkuyorsunuz… “ diye haykırmıştı.
Yıllar sonra aynı ifadeleri Canan Hanım kullandı.
Kadere bakın ki onca zaman sonra yine suçluların telaşını seyrederken çok eski tarihten çarpıcı bir örnekle yazımı sonlandırmak isterim:
“ Antik Yunan’da krallar, kendilerini eleştiren oyunları yasaklamışlar. Bunun üzerine konuşamayan sanatçılar, sahneye pankartlarla çıkmaya başlamış. Kısa zamanda buna da engel konmuş.
Eleştirme ve değiştirme hissiyatını yitirmeyen sanatçılar, işaretle anlatımı yani pandomimi bulmuşlar.”
Yaniii bazı şeyler yasaklarla ölmez; aksine DOĞAR.