TAHRAN KONFERANSI (25 Kasım – 2 Aralık 1943)
İngiltere, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri Hükümet Başkanları -Churchill(Çörçil), Stalin ve Roosevelt- ilk oturum
Açılış : 16, Kapanış: 19.30 Tahran, 28 Kasım 1943
Roosevelt: Burada en genç hükümet başkanı ben olduğum için(!) önce konuşma ayrıcalığından yararlanıyorum. Bu masa çevresinde toplanmış konferans üyelerine –bu yeni aile üyelerine- burada bir tek amaç için, savaşı mümkün olduğu kadar çabuk kazanma amacı için toplandığımızı söylemek isterim.
Konferansın tutumu hakkında da birkaç söz söylemek istiyorum. Burada söylenenleri dışarıya açıklamak niyetinde değiliz ama birbirimizle dostça, açıkça ve içten konuşacağız. Bu konferansın başarıya ulaşacağını, şimdiki savaşta birleşen uluslarımızın bağlarını pekiştireceklerini ve gelecek kuşakların sıkı işbirliği için gereken ön koşulları yaratacaklarını sanıyorum. Askeri konuları kurmaylarımız tartışabilir, delegelerimiz de, belli bir gündemimiz olmasa bile, başka sorunları, sözgelimi savaş sonrası yerleşme sorunlarını tartışabilirler. Yine de bu çeşit sorunları tartışmak istemezseniz şimdilik bir yana bırakılabilirler.
Çalışmalarımız başlamadan önce bu toplantının önemi ve insanlığa karşı anlamı üstüne Mr. Churchill birkaç söz söylemek ister mi acaba?
Churchill: İnsanlık tarihinde şimdiye dek dünya kuvvetlerinin en büyük topluluğudur bu. Savaşı kısaltmak, zaferi kazanmak, insanlığın geleceği sorununun çözümünü ele alıyoruz. Tanrının bize verdiği bu önemli fırsata, insanlığı kurtarma fırsatına layık olmamızı dilerim.
Roosevelt: Mareşal Stalin bir şey söylemek ister mi?
Stalin: Üç devletin temsilcilerinin bu konferansını selamlarken birkaç şey söylemek istiyorum. Tarihin bize büyük bir ihsanıdır bu sanıyorum. Bize çok büyük kuvvetler, büyük fırsatlar veriyor. Halklarımızın bize verdiği gücü ve yetkiyi, işbirliğimizin çerçevesi içinde bu konferansta yerinde kullanmak için elimizden geleni yapacağımızı umarım. Çalışmamıza başlayabiliriz artık.
Roosevelt: Savaşı ve bugünlerde savaş için gerekenleri, genel olarak şöyle bir gözden geçirerek başlayabilirim. Bu konuda A.B.D. görüş açısından konuşacağım elbet. İngiliz İmparatorluğu ve Sovyetler Birliği gibi biz de çabuk zafer umuyoruz. Savaşın, Sovyetler Birliği ve İngiltere’den çok bizi ilgilendiren yanını gözden geçirerek başlamak istiyorum. Pasifik Okyanusundaki savaşı kastediyorum. Orada Avusturalya ve Yeni Zelanda kuvvetlerinin yardımıyla savaşın ağır yükünü Birleşik Devletler karşılamaktadır.
Sovyetler Birliğini ilgilendiren daha önemli soruna “Kanal Harekatına” gelince, son bir buçuk yıldır planlarımızı hazırlamakta olduğumuzu söylemek isterim ama gemi yetersizliği yüzünden bu harekat için kesin bir tarih kararlaştıramadık. Yalnız Kanal’ı geçmek değil, düşmanı topraklarının içine kadar sürmek istiyoruz. İngiliz Kanalı, her zaman harekata uygun bir deniz olmadığından Kanal’ı geçme seferine 1 Mayıs’tan önce başlama olanağı yoktur. Bu yüzden Quebec’te hazırlanan plan 1 Mayıs 1944’de yapılması esasına dayandırılmıştır. Bütün çıkarma harekatı özel tekneler gerektirir. Akdeniz’de çıkarma harekatına girişirsek, kanal seferi 2-3 ay ertelenecek. İşte bu yüzden Sovyet müttefiklerimizden bu konuda öğüt almak istiyoruz. ..İngiliz-Amerikan kuvvetlerinin kullanılabileceği bir çok yer var. İtalya’da, Adriyatik Bölgesinde, Ege Bölgesinde ve hattâ Türkiye savaşa girerse ona yardım etmek için kullanılabilir bunlar. Bütün bunlara burada karar vermeliyiz. Sovyetler Birliği’ne yardım etmeyi, Alman kuvvetlerinin bir kısmını Sovyet Cephesinden çekmeyi isteriz. Sovyet dostlarımızdan durumlarını en iyi nasıl kolaylaştırabileceğimiz konusunda öğüt almak isteriz.
Mr. Churchill’in ekleyeceği bir şey var mı?(DEVAM EDECEK)