“Limon çürümesin ihracat izni verilsin”

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Başkanı Ayhan Kızıltan, video konferans yöntemiyle basın toplantısı düzenleyerek koronavirüs sürecinde yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Hükümetin özel bankalara yaptırım uygulayabilecek her türlü gücü elinde bulunduğunu anlatan Kızıltan, depolarda çürümeye yüz tutan limona ihracat izninin bir an önce verilmesi gerektiğini söyledi.

“Limon çürümesin ihracat izni verilsin”

Hasan KÜÇÜK

Tüm dünyanın bilmediği bir düşmana hazırlıksız yakalandığını vurgulayan Kızıltan, en gelişmiş ülkelerin bile virüs karşısında çaresiz kaldığını söyledi. Sürecin başlangıcında MTSO olarak kolları sıvadıklarını ifade eden Kızıltan, bir rapor hazırlayarak TOBB’a sunduklarını anlattı.

 

“ASIL EKONOMİK MÜCADELE KORONOVİRÜS BİTTİKTEN SONRA BAŞLAYACAK”

Virüsle mücadele bittikten sonra ertelenen, ötelenen vergilerin, borçların, ödemelerin çeklerin üst üste birikeceğini ve asıl ekonomik mücadelenin o zaman başlayacağını anlatan Kızıltan, bunun için gerekli hazırlığın yapılmasını istedi. Koronavirüse karşı ekonomide hayata geçirilen destekler ve tedbirler hakkında bir sunum yapan Kızıltan daha sonra ise gazetecilerin sorularını cevaplandırdı.

 

“BEN DEVLETİ YÖNETSEM LOBİ FAATİYETİ YAPIYORLARSA HESABINI SORARIM”

Bölgesel kalkınmadan bahsedilirken Çukurova Bölgesel Havalimanının uzun süredir bitirilmemesi nedeniyle insanların haklı olarak bir takım şeyler söylediğini ifade eden Kızıltan, Adana lobisinin havaalanının yaptırılmaması konusunda bu kadar etkili olabileceğine inanmadığını söyledi.

Kızıltan, “Eğer lobi faaliyeti yürütüyorlarsa; ben hükümet olsam, devleti yönetsem, şu andaki sürece kadar kaç milyon dolar yatırım yaptı devlet para harcadı buraya. Ben derim ki ben devlet olarak buraya bu kadar para yatırmışım siz kalkıp bu yatırımın yapılmaması için uğraşıyorsunuz. Devletin parasını, benim paramı neden sokağa attırıyorsunuz derim.  Bunun hesabını sorarım. Madem bu yatırım elzem, rantabl bir yatırım değil devlete neden zamanında bu kadar para harcattırıldı.” şeklinde konuştu.

 

“HAVAALANI GECİKİNCE İNSANLAR HAKLI OLARAK BİRTAKIM ŞEYLER SÖYLÜYOR”

Havaalanı inşaatı bu kadar geciktirilince insanların doğal olarak bir fikir ürettiğini anlatan Kızıltan, “Kimisi diyor ki hükümet Mersin’i cezalandırıyor. Söyleyecek insanlar engelleyemezsin. Bunu söylediler diye kimseye kızamayız. Halk içinde konuşur. Bize çok şeyler söyleniyor ama biz hep olumlu düşünüyoruz. Birçok Adana firması da gözünü dikmiş Çukurova havaalanının yapılmasını bekliyor” ifadelerini kullandı.

 

“BANKALARA HER TÜRLÜ YAPTIRIMI YAPABİLECEK KONUMDALAR”

Kızıltan, hükümetin mücbir sebep kapsamında bankalara yaptırım uygulayıp uygulayamayacağı yönündeki soruya “Yasal olarak hükümetin bu bankalara bir yaptırım uygulaması biraz zor gibi görüyorum ama sonuçta hükümettir, güç elindedir. Bu ekonomik, sıkıntılı günlerde, kriz döneminde mücbir sebep oluştuğu dönemde bankalara her türlü yaptırımı yapabilecek konumda olduğunu düşünüyorum. Odalar Birliği olarak baskı yapıyoruz. TOBB Başkanı, Hazine Bakanı ve Cumhurbaşkanı uyarı niteliğinde açıklamalar yaptı. Konu halen çözülebilmiş değil” şeklinde cevap verdi.

 

“DEPOLARDAKİ ÖMRÜ TÜKENMEK ÜZERE OLAN LİMONLARIN İHRACATINA İZİN VERİLSİN”

Limon ihracatının izne bağlanması ile Mersin’de limonların çürüdüğünü hatırlatılması üzerine Kızıltan, “Limonların 100 bin tonu Nevşehir’deki depolarda saklanıyor 3 ay saklanabiliyor orada. 100 bin tona yakın kısmı da bölgemizde soğuk hava depolarında saklanıyor. Bunun ömrü de bir ay. Soğuk hava depolarında saklanan limonun ömrü bitmek üzere. Kısa süre sonra çürümeye başlayacağını düşünüyorum” dedi.

 

 

Limon konusunda Bakanlığın ihtiyacı karşılayacak stoğun bulunduğu yönünde açıklama yaptığını anlatan Kızıltan “Yeni bir hesabınız varsa söyleyin bilelim. Şimdi lokantalar oteller kapalı. Buralarda yoğun bir limon tüketimi vardı. Bunları düşelim. 50 bin ton civarı limon ihtiyacı vardı. Bu şimdi yok. 50 bin ton fazlalığımız var. Birde bunun değerlendirmesi yaparken soğuk hava depolarında ömrü tükenmeye başlayan limonlarımızın ihracatına izin verelim. Hiç olmazsa onları çürümekten kurtaralım. Ağustos ayında yeni mahsul devreye girecek. Fazla bir sıkıntı çekmeyeceğiz. Benim öyle bir önerim oldu ama hala ikna edebilmiş değiliz” ifadelerini kullandı.

 

“MUZLAR ÇÜRÜMEYE YÜZ TUTTU”

Türkiye’den transit giden Muz’da da bir sıkıntı olduğunu anlatan Kızıltan, “Muzların İran’a ve Türk Cumhuriyetlere Türkiye üzerinden gitmesinde büyük bir sorun var. Nahçıvan’daki Dilucu Gümrüğü’nden muzların çıkışı yasaklandı. Van’dan tren yolu ile geçişine müsaade edildi. Orada da yeterli vagon çalışma olmadığı için muzlar çürümeye yüz tutmuş vaziyette” diye konuştu.

 

“YAPILACAK YATIRIMLARDA ŞEHRİN DİNAMİKLERİNİN GÖRÜŞÜ ALINMALI”  

Kızıltan, Cumhurbaşkanlığı kararı ile Özel Endüstri Bölgesi ilan edilen Karaduvar’daki alana kurulacak Polipropilen Tesisi ile ilgili soruya ise şöyle cevap verdi.

“Polipropilen Tesisi ile ilgili olarak biz iş dünyası olarak bir konusu sadece çevre açısından değerlendirmiyoruz. Tabi önce şu söyleyeyim çevre çok önemli. Dünyada en çok istismar edilen 2 konu var. Birisi din, birisi de çevre. Polipropilen Tesisine karşı çıkanlar yanlış yapıyorlar demiyorum. Bu konularda ne düşündüğümü biraz önce satır aralarında açıkladım. Üst mercilerle çok etkili diyalogları olan kesimlerin ısrarları ve talepleri ile istedikleri yerlerde istedikleri yerlerde yatırım yapmalarının önüne geçilmesi gerektiğini söyledim. Her bölgede ya da her şehirde yapılacak olan yatırımlar o bölgenin dinamikleri ile görüşülüp karar süreçlerinde planlama süreçlerinde o bölgenin o şehrin dinamiklerinin de katılması gerekmektedir dediğim noktada benim ne demek istediğim anlaşılmaktadır. O konuda biz gerekli çalışmaları yapıyoruz. Firma ve Çevre Mühendisleri Odası ile görüşüyoruz. Akademisyenlerle de görüşüyoruz. Böyle bir tesisin çevre açısından, şehrimize ne gibi olumsuzluklar getireceği konusunda çalışmalarınız devam ediyor. Buraya polipropilen yada havaalanı yapılacak yada yapılmayacaksa bu şehir karar vermesi lazım. Benim net düşüncem bu şekilde. Bu şehir karar sürecinde etkili olması gerekir.”