“Sosyal medyaya yönelik baskı kabul edilemez”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin İl Başkanı Adil Aktay, haberleşmenin, bilgi alışverişinin hayati öneme sahip olduğu bugünlerde AKP’nin Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal medya platformlarını baskı altına alarak Türkiye’de erişilemez, kullanılamaz hale gelmelerine yol açacak bir düzenleme yapmaya hazırlandığını ifade ederek “İktidarın sosyal medya platformlarını baskı altına almaya yönelik girişimlerinin kabul edilemez” dedi.

“Sosyal medyaya yönelik baskı kabul edilemez”

CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, iktidarın sosyal medya platformlarını baskı altına almaya yönelik girişimlerine ilişkin bir basın açıklaması yaptı.

Toplum sağlığı ve ekonomi üzerinde çok ağır sonuçları olan büyük bir salgın yaşanırken iktidarın sosyal medya üzerindeki kontrolünü artırmak için yeni yollar aramakla meşgul olduğunu ifade eden Aktay, “Haberleşmenin, bilgi alışverişinin hayati öneme sahip olduğu bugünlerde AKP, Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal medya platformlarını baskı altına alarak Türkiye’de erişilemez, kullanılamaz hale gelmelerine yol açacak bir düzenleme yapmaya hazırlanıyor. Bu düzenlemeyle, Türkiye’de temsilci bulundurmak, Türkiye’deki verilerin Türkiye’de tutulması gibi sosyal medya platformlarına getirilmek istenen yeni yükümlülüklere uyulmaması halinde bu platformlara ayrılan internet bant genişliği sınırlandırılabilecektir. Böylece, zaten gerçeklerin duyulmasını istemediği zamanlarda interneti yavaşlatarak fiilen sansür uygulayan iktidar artık bu hukuksuz uygulamasına normal ve hukuki bir görünüm kazandırmaktadır.  Bu düzenlemenin, sosyal medya platformlarını sansür uygulamak konusunda bütünüyle iktidarla işbirliği içinde olmaya zorlayacağı da öngörülmektedir” dedi.

 

“SOSYAL MEDYAYI İŞLEVSİZ HALE GETİRECEK UYGULAMALARIN MALİYETİ AĞIR OLUR”

Provokasyon ve suç üreten bir ortam olmaması gereken sosyal medyanın hukuki denetimin dışında kalmaması gerektiğini anlatan Aktay, “Ancak suç ve suçluyla mücadele iletişim imkânlarının ortadan kaldırılmasının gerekçesi olamaz, sansür uygulamaları için bahane edilemez.  Zaten ülkemizde terör tanımı, düşünce özgürlüğünü ortadan kaldıracak ölçüde genişletilmiş durumdayken sosyal medyayı işlevsiz hale getirecek yeni sansür uygulamalarına kalkışmanın bu ülkeye çok ağır maliyetleri olur.

Özgür ve serbest bir iletişim ortamı yalnız hukuk ve demokrasinin değil, insan hayatının, toplum sağlığının da güvencesidir. Bu basit gerçeği yaşadığımız salgın günlerinde bile idrak edemeyenler kendi iktidarından başka hiçbir şeyi önemsemeyenlerdir” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)