“Tutuklular tahliye edilsin!”

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz ile birlikte 33 baro başkanı ortak bir açıklama yaparak koronavirüs nedeniyle tutukluların tahliye edilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Tutuklular tahliye edilsin!”

Açıklamada, cezaevlerinde koronavirüs riski için etkili mücadele edilmesi, olası yaşamsal riskleri minimize etmek için çok acil ve kapsamlı tedbirler alınması ve çözümler üretilmesi gerektiği vurgulandı. Baro Başkanlarının açıklamasında, tutuklu yargılanması ile sağlık ve yaşam hakkının çatıştığı koşullarda, sağlık ve yaşam hakkına üstünlük tanınarak, tutukluların tahliye edilmesi yönünde çağrıda bulunuldu. Çağrıda, “Hükümlüler yönünden ise infaz rejiminde yasal düzenlemeler yapılıncaya dek infaza ara verilmeli veya cezanın evde infazı sağlanmalı” ifadeleri kullanıldı.

 

“CEZAEVLERİNDE KAPASİTENİN ÇOK ÜSTÜNDE MAHPUS VAR”

Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz ile birlikte 33 baro başkanı ortak yaptıkları açıklamalarda koronavirüs tehlikesine dikkat çekerek virüsten hem korunmanın hem de yaygınlaşmasının önüne geçilmesinin yegane yolunun, hijyenik bir ortam ve izolasyon olduğunun genel kabul gören bir gerçek olduğu ifade edildi. Alınan tüm tedbirlerin buna yönelik olduğu ifade edilen açıklamada, ağır risk grubu olarak tanımlanabilecek bir kısım alanlarda alınan önlemlerin ise bu amaca hizmet etmediği kaydedildi.

 

“MAHPUSLAR RİSK GRUBUNDA”

Cezaevlerinde sayısı üç yüz bini bulan mahpusların bu risk grubunun başında geldiği ifade edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mahpusların dış dünya ile tek iletişim yolu olan avukat ve yakınlarıyla görüş ve ziyaret haklarının kısıtlanması ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin tam olarak sağlandığını söylemek güçtür. Bu, amaca uygun bir tedbir değildir. Dış dünya ile tek temas yolu olan bu hakkın ellerinden alınarak fiziksel sağlıkları kısmen sağlansa da, bu kısıtlamanın mahpuslar ve yakınlarını ruhsal açıdan bir yıkıma uğratma riskini de barındırmaktadır. Kaldı ki virüs sadece mahpus yakınları tarafından değil, infaz koruma personeli ve diğer güvenlik personeli tarafından da cezaevine taşınabilecektir. Türkiye Cezaevlerinde koğuş ve hücre bazında kapasitelerinin çok üstünde mahpus tutulduğu, koğuşların ve ortak kullanım alanlarının havasız ve hijyenden yoksun olduğu; sıcak su, temizlik ürünleri ile diğer dezenfektanlara erişimin çok kısıtlı, kapsamlı bir sağlık hizmetine erişimin ise neredeyse imkansız olduğu bilinmektedir. Cezaevi Komisyonlarımızca hazırlanan raporlarlar da sıkça belirtildiği üzere, birçok cezaevinde mahpusların bir sağlık kuruluşuna sevkleri bazen ayları bulduğu yönünde çokça tespitte bulunulmuştur. Cezaevlerinde binlerce hasta, yaşlı, kadın ve çocuğun bulunduğu göz önüne alındığında ne denli büyük bir risk ile karşı karşıya olduğumuz daha net anlaşılacaktır.

 

“YASAL DÜZENLEME GEREKTİRMEYEN ÇÖZÜMLER VAR”

Cezaevleri boyutuyla bu salgın ile etkili mücadele etmek ve olası yaşamsal riskleri minimize etmek için çok acil ve kapsamlı tedbirler alınmalı, çözümler üretilmelidir. Bu kapsamda alınacak tedbir ve çözümlerin bir kısmı yasal düzenlemeler gerektirse bile, herhangi bir yasal düzenlemeyi gerektirmeyen çözümlerin bulunduğunu da kamuoyunun ve karar vericilerin dikkatine sunmak istiyoruz. (Haber Merkezi)