“Devlet cemevlerine destek vermeli”

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Pir Hasan Kılavuz, cemevlerinin ibadet yeri sayılması için yaptıkları çalışmalardan bir sonuç alamadıklarını belirtti. Bu konudaki çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Kılavuz, “‘Türkiye’de bir tek ibadet yeri vardır camidir, bir tek mezhep var hanifidir’ anlayışına kitlenmişler. Bu topraklarda yaşayan 20 milyondan fazla Alevi var ise cemevlerine de aynı saygı, itibarı göstermemiz lazım. Alevilerin inanç yerini bir başkası tayin edemez. Burası bizim inanç yerimizdir. Aleviler bu ülkede vergi veriyor, askere gidiyor, bir vatandaş olarak üzerine düşen tüm görevleri yerine getiriyor ise ibadet yerlerine de devletin eşit destek vermesi lazım” dedi.

“Devlet cemevlerine destek vermeli”

Hasan KÜÇÜK

 

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şubesi, Mersin Cemevi’nde düzenlediği toplantıda kentte görev yapan basın mensupları ile bir araya geldi. Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Pir Hasan Kılavuz ve Şube Sekreteri Özgür Emire basın mensuplarına yaptıkları çalışmalarla ilgili bilgi verdi.

Şube Sekreteri Özgür Emire, yaklaşık 7 bin üyeleri ile Mersin’deki 400 bin Alevi’ye ve tüm yurttaşlara hizmet vermeye çalıştıklarını söyledi. Yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi veren Emire, “Dışa dönük çalışmalar yürüterek halka açılmak istiyoruz. İnsanlar cemevini görsün, tanısın, düşüncelerini, fikirlerini bizimle paylaşsınlar istiyoruz” dedi.

Alevi Kültür Dernekleri Mersin Şube Başkanı Pir Hasan Kılavuz da konuşmasına şehitler nedeniyle ülkeye başsağlığı dileyerek başladı. Kılavuz, “Mersinli olup da cemevine hiç gelmeyen var. 20 yıldan beri kurulu olan bu cemevini görmeyenler var. Dışarıyla olan ilişkilerimizin bilinmesi, var ise bir noksanlığımızın iyi bir dille uyarılmasının iyi olacağını düşünüyoruz” dedi.

 

“DEVLET CEMEVLERİNİ İNANÇ YERİ OLARAK GÖRMÜYOR”

Basın mensuplarının cemevlerinin devletten yardım alıp olmadığı ve yasal statüsü ile ilgili sorusuna,

“Devlet desteği aldığımız yok. Çünkü devlet resmi statü ile inanç yeri olarak kabul ettiği yerlere destek veriyor. Burayı inanç yeri olarak görmüyor. Belediyeler, vakıflar gibi diğer kuruluşların yerel yönetimlerin yardımları oluyor. Cemevinin elektrik faturalarının Diyanet bütçesinden karşılanması için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, yerel mahkemeler, Sayıştay ve Danıştay kararlarına uyulması için Türkiye genelinde itirazlarımız oldu. Ama bunlar ciddiye alınmadı, hayata geçirilmedi. Mahkemeler bizim lehimize karar vermedi” şeklinde konuştu.

 

“CAMİYE TANINAN HAKLAR CEMEVİNE DE TANINMALI”

Mersin’de de böyle bir müracaatlarının olduğunu hatırlatan Kılavuz, “Bilirkişi geldi, cemevinde inceleme yaptı. Buranın ibadet yeri olmadığını ifade etti. Örneğin yemekhane alanını restoran olarak kabul etti ve aşağıda ki cenaze hizmetlerinin verildiği alanı da hizmet saymadı. Mersin Cemevi’nin yüzde 20’sinin ancak ibadethane türünde hizmet verdiğini belirttiği için bilirkişi tarafından talebimiz kabul edilmedi. Mahkemeyi kaybettik. Ancak biz itiraz ettik ve yeni bilirkişi talep ettik. FETÖ olayları nedeniyle hakimlerin mahkemelerde yer değişmesinden dolayı daha henüz bir sonuç çıkmadı ama biz söylemimizin, istememizin takipçisiyiz. Alevilerin inanç yerini bir başkası tayin edemez. Burası bizim inanç yerimizdir. İsteriz ki devlet destek olsun. Aleviler birinci sınıf vatandaş ise olsun. Aleviler bu ülkede vergi veriyor, askere gidiyor, bir vatandaş olarak üzerine düşen tüm görevleri yerine getiriyor ise ibaret yerlerine de devletin eşit destek vermesi lazım. Zaman zaman bu konuyu ilimizin Valisine de, Diyanet İşleri Başkanı’na söyledik. Bizim fazla bir talebimiz yok; bu ülkede, bir camiye hangi haklar tanınıyorsa o hakların verilmesini istiyoruz” diye konuştu.

 

“KAÇINCI 100 GÜN GEÇTİ BİR DAHA DİLLENDİRMEDİ”

Kılıavuz, cemevleri ile ilgili seçim döneminde verilen vaadlerle ilgili umutlarının olup olmadığı yönünde soruya cevap verdi: “Umutsuz olunmaz. İllaki hak yerini bulacak. 20 milyondan fazla Alevi’nin yaşadığı bu ülkede cemevlerinin yasal statüsünü bu iktidar tanımasa bile bir başka iktidar bunu mutlaka tanıyacaktır. Cumhurbaşkanımız seçim sonrası ilk 100 günde cemevlerinin statüsü talebinin kabul edileceğini söyledi. Ama 100 günün üzerinden kaçıncı 100 gün geçti, bir daha bunu dillendirmedi. Bu konuyu ilimizin Valisine de, Diyanet görevlilerine de söyledik. Bu taleplerimizin yukarıya iletilmesini istiyoruz. İnanıyorum ki bu olacak ama bunun olması için ülkede bu işe bakan bu ülkenin birinci derecede sorumlu kişilerinin inançsal boyutta kendini aşması lazım. Kendisini aşmadığı sürece bu olmaz. ‘Türkiye’de bir tek ibadet yeri vardır camidir, bir tek mezhep var hanifidir’ anlayışına kitlenmişler. Ama bu topraklarda yaşayan nice inançlar vardır. Bu konuda birbirimizi anlamamız lazım. Bu topraklarda yaşayan 20 milyondan fazla Alevi var ise cemevlerine de aynı saygı, itibarı göstermemiz lazım. Kardeşlik, beraberlik, birliktelik böyle olur. Kavga ortamlarından uzak, insanların huzur içinde yaşaması, birbirine güven duyması, birbirine karşılıklı kabul etmesi ile olur. Bunlar olur ise güzel olur. Umutsuz değilim. Umudunu yitirenler zaten yol almaz. Biz yol alıyoruz.”