Kazanan Seçer - Aktay AŞ..!

CHP Mersin İl Başkanlığı kongresinde kazanan Seçer ile Aktay ortaklığı oldu. Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in de desteklediği mevcut Başkan Aktay yeniden başkanlığa seçildi. Her platformda demokrasi çağrısı yapan CHP’nin Mersin İl kongresine demokrasiye yakışmayan görüntüler yansıdı. İki adayın karşılaşacağı kongrede Alptekin Eser’in adaylığı Divan Başkanı Engin Özkoç tarafından kabul edilmedi. Her iki listede de yer alan delegelerden 17 sinin Alptekin Eser’den desteğini çekmesi gerekçe olarak gösterildi. Bu sırada salonda tansiyon yükseldi. Alptekin Eser, divan kuruluna gelerek karara itiraz etti. Daha sonra kürsüyü işgal eden Eser, delegelere seslenerek. "95 tane imzasının olduğunu iddia ederek Kime sordu? Kim çekti? Bu partide seçme ve seçilme hakkı olmayacak mı? Bu seçim olmayacak. Değerli arkadaşlarım Türkiye’de seçme ve seçiline hakkı olmayacak mı? Uyumayın ayağa kalkın” diyerek karara itiraz etmeye çağırdı. Delegeler ise divan başkanının antidemokratik tutum sergilediği gerekçesiyle tepki gösterdi. Salonda sık sık arbede çıkması üzerine Güvenlik Şube ekipleri yetersiz kalınca Çevik Kuvvet ekipleri salona girdi. Çevik Kuvvet ekipleri partilileri güçlükle uzaklaştırdı. Grup Başkanvekili Engin Ozkoç ise salondan ayrıldı.

Kazanan Seçer - Aktay AŞ..!

Hasan Küçük

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) Mersin İl Kongresi Yenişehir Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. Saat 10.00’da başlaması gereken kongre 1 saat gecikmeli başladı. Kongrenin divan başkanlığını CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç yaptı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardında Özkoç bir konuşma yaptı. Özkoç konuşmasının büyük bölümünde iktidara FETÖ göndermesi yaptı.

 

“ŞEHİDİN TOPLANAN PARASINA EL KOYAN GENEL BAŞKAN OLARAK TARİHE GEÇECEKSİN”

Darbe teşebbüsünün yaşandığı 15 Temmuz gününde şehit düşenler olduğunu hatırlatan Özkoç, “Şehit düşenler için dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ‘Bu şehit düşenlerin anaları var, babaları var, evlatları var. Onlar için yardım toplayalım’ dedi. Tam 360 milyon lira yardım parası toplandı. Beşiktaş’ta yaşanan terör saldırısı için de 45 milyon lira toplandı. Bir ülkenin Cumhurbaşkanını düşünün ki, ilk önce ‘sokağa çıkın tankın önüne’ deyip, kendisi ortalıktan yok oluyor. Ondan sonra şehit düşenler için toplanan yardım paralarını tam 3.5 yıl boyunca hazinede kullanarak, şehit ailelerine vermiyor. İşte Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek başkomutanı olan Mustafa Kemal Atatürk ile o koltuğu işgal eden Recep Tayyip Erdoğan arasındaki fark tam olarak budur. O daima milletinden yana oldu. Köylüden, çiftçiden, esnaftan yana oldu. O şehidinin karşısında gözyaşıyla selam durdu. Sense şehidin için toplanan paraya el koyan genel başkan olarak tarihe geçeceksin” ifadelerini kullandı.

 

“SAVCI ZEKERİYA ÖZ’Ü KAÇIRAN BİZ DEĞİLİZ”

CHP’nin halktan, vatandan ve milletten yana olduğunu anlatan Özkoç “Şimdi diyorlar ki Kemal Kılıçdaroğlu Fetullahçı mıdır? CHP’liler acaba FETÖ ile birlikte mi yol yürüdüler. Vallahi, savcı Zekeriya Öz’ü kaçıranlar bizler değiliz. Adil Öksüzü yakalayıp, çırıl çıplak soyup, elini bağlayıp ondan sonra bir emirle tekrar giydirip, evraklarını verip, yok olmasını sağlayan bizler değiliz. Türkiye Cumhuriyeti’nin genelkurmay başkanlarını Öksüz’ün arkasında durarak, zindanlara attıranlar bizler değiliz. Türkiye’de profesörleri, akademisyenleri, yazarları, aydınları, Silivri cezaevine attırıp, sadece Bank Asya’ya para yatırdı diye mağdur edenler ama Bank Asya’nın kurdelesini kesenler biz değiliz. Seni çok özledik hocam gel artık Amerika’dan deyip, onu kucaklamak için ellerini açanlar bizler değiliz. Türkiye Cumhuriyeti ordusunun içerisine darbeci generalleri yerleştirenler bizler değiliz. Bizler gerçek başkomutanın biricik partisi olan, ülkesine vatanına, milletine bağlı, Cumhuriyet Halk Partilileriz. Andı biz kaldırmadık, TC ibarelerini biz sildirmedik, Biricik parlamenter sistemi, güçler ayrılığını yok edip de bir diktatörü saraya biz taşımadık. Biz meclisten yanayız, milletten yanayız. Halktan yanayız, şehitten yanayız, vatandan yanayız. Sen bir gün Amerika’dan yanasın, bir gün Rusya’dan yana nerede çalkalandığın belli değil. Biz ya Akdeniz’de ya da Karadeniz’de çalkalanırız. Ya da Marmara’ya başımızı yaslarız ama bu vatana asla ihanet etmeyiz.” şeklinde konuştu.

 

SEÇER: “HERKESİN BELEDİYE BAŞKANIYIM”

CHP’li Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise Grup Başkanvekili Özkoç’un kendisinin dava arkadaşı olduğunu vurgulayarak, “Binlerce şükür mücadele zayi olmuyor. İşte başardık bugün burada sizlere CHP’nin Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olarak hitap ediyorum. Mart’ın sonu bahar dedik. İnandık. Mücadele ettik hep beraber yaptık. Zor günlerdi. Meşakkatli günlerdi. Bunu beraber başardık. Beraber çalıştık. İlçe ilçe, mahalle mahalle, sokak sokak, ev ev. Özellikle Mersin’de bir enerji düşüklüğü vardı. Acaba bu iş olacak mı? Türkiye’nin her tarafında CHP Millet İttifakı ile seçime giderken ittifakların sarsıldığı, partilerin aday çıkarmakta zorlandığı Mersin’de CHP büyükşehir belediye seçimlerinde başarılı olabilecek mi diye endişe vardı. Ama kısa sürede kullandığımız dil, kurduğumuz ilişkiler, insanlara hitabımız, insanlara insan sevgisiyle yaklaşmamız, Mersin’de havayı değiştirdi. Mart’ın sonu bahar oldu.” dedi.

Seçimlerde her 2 kişiden birinin oyunu aldıklarını anımsatan Seçer, şunları söyledi: “Çok destek aldık. Her 2 kişiden birinin oyunu aldıysak çok büyük destek gördük. Burada siyasi parti temsilcileri var. HDP, İyi Parti, Saadet Partisi, temsilcisi var. Hepsinin desteğini aldık. Hatta Ak Partili seçmenin desteğini aldık. Hepsine müteşekkirim. Türk halkına müteşekkirim, Mersin halkına müteşekkirim. Bu siyasi partiler temel prensipler çerçevesinde bir araya geldiler. Demokrasi dediler. Türkiye’de demokrasi yok, sandık güvenliği yok, hukuk yok, fiili bir yönetim var. Belediyelere kayyum atanıyor dediler. Dağda terör, ovada terör, silah sesleri. İnsanlar buna dur dediler. Her iki kişiden birinin oyunu aldıysak, Mersin’de başardıysak, Adana Zeydan başardıysa, İstanbul’da İmamoğlu, Ankara’da Yavaş başardıysa, 11 büyükşehir belediyesinde, 253 ilde ve ilçede bunu başardıysak insanların bu sorunlarına çözüm bulacak kadrolar, CHP kadroları ve ona destek veren siyasi partilerin kadrolarıdır diyerek bize destek oldular. İnsanlar şehrin adaleteyiz diye bize oy verdiler. Şehrin güvencesiyiz diye oy verdiler. Abisi, kardeşi, sevgilisi, gülen yüzü olalım diye oy verdiler. İnsanlar bize toplumu birleştirin. Artık ayrım gayrım olmasın diye oy verdiler. Hizmette ayrımcılık yapmayın, siyasi görüşünden dolayı, mezhebinden dolayı, dininden, giyiminden, mahallesinden dolayı insanları ayırt etmeyin diye oy verdiler. Bunu başaracağız. Her geçen gün çok daha fazla çalışacağız. Artık herkesin belediye başkanıyız. Herkesin umudu olduk. Bu umutları boşa çıkarmayacağız.”

 

ÖZTÜRK’TEN AKTAY’A TELEFONLARA ÇIK GÖNDERMESİ

CHP 24. Dönem Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, Aktay’ın partililerin ve ilçe başkanlarının telefonlarına çıkmadığını iddia ederek, tepki gösterdi. İl başkanının partililerin telefonlarına bakmasını talep eden Öztürk, “Bu partide il başkanlığı yapmak her babayiğidin harcı değil. Bu partide ilçe başkanlığı milletvekilliği yaptım ancak kimsenin telefonuna bakmamazlık yapmadım. İl başkanı, ilçe başkanlarının ve partililerin mutlaka telefonuna bakmalı. Partililerin telefonuna çıkmayan bir tane AK Partili Milletvekili, Bakan, Belediye Başkanı veya yönetici yok. Ama maalesef partimizde telefonlara çıkmayan bir il başkanı mevcut. CHP İl Başkanı olan şahıs partililerin telefonuna çıkacak.” diye konuştu.

 

İKİNCİ ADAYA TAHAMMÜL YOK

Konuşmaların ardından çift liste ile seçimlere gidilmesi beklenirken Divan Başkanı Engin Özkoç, her iki adaydan listelerini vermelerini istedi. Divan Başkanı Özkoç bazı delegelerin her iki listede de isimlerinin olduğunu söyleyerek anons ettiği delegelerin hangi listeye destek vereceklerini açıklamalarını istedi. Bu sırada divan kurulunun önüne gelen Alptekin Eser adaylığının kabul edilip edilmeyeceğini sordu. Daha sonra kürsüyü işgal eden eser karara tepki gösterdi. Kürsüden delegelere seslenen Eser, “95 tane imzasının olduğunu iddia ederek Kime sordu? Kim çekti? Bu partide seçme ve seçilme hakkı olmayacak mı? Bu seçim olmayacak. Değerli arkadaşlarım Türkiye’de seçme ve seçilme hakkı olmayacak mı? Uyumayın ayağa kalkın” şeklinde konuştu. Delegeler ise divan başkanının antidemokratik tutum sergilediği gerekçesiyle mevcut Başkan Adil Aktay’a tepki gösterdi. Bu sırada salonda arbede çıktı. Kürsünün bulunduğu sahne ile protokolün bulunduğu bölümde zaman zaman kargaşa yaşandı. Kürsüye yürümek isteyen partililere görevliler izin vermedi. Kargaşa ve arbedenin sürmesi üzerine salona önce Güvenlik Şube ekipleri bunlar yetersiz kalınca Çevik Kuvvet ekipleri girdi.

Protokolün önünde set oluşturan Çevik Kuvvet ekipleri partilileri güçlükle sakinleştirdi. Salonda gergin anlar devam ederken Alptekin Eser’in adaylığında ısrarını sürdürdü. İsimleri okunan 17 delegenin desteğini çekmesi üzerine yüzde 10 çoğunluğu bulamayan Eser’in adaylığı kabul edilmedi. Eser’e yakın delegelerin karara tepki göstermesi üzerine Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer’in olduğu protokol alanında tekrar arbede çıktı. Arbedeye polisler müdahale etti. Grup Başkanvekili Engin Ozkoç salondan ayrıldı. Ortamın yatışmasının ardından gerçekleştirilen tek listeli seçimde 638 delegeden 542’si oy kullandı. 485 geçerli oyun 428’ini alan Adil Aktay tekrar CHP İl Başkanı seçildi. 68 oy ise geçersiz sayıldı.

Uzun süre kürsüyü işgal eden Alptekin Eser ise oy kullanıldığı sırada ikna edilerek eylemini bitirdi. Kürsüden ayrılan Eser, “Arkadaşlar hepinize teşekkür ediyorum. Demokrasi mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Hep birlikte olacağız.” dedi.