TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Mersin Şubesi, İstanbul’da 14 Ekim’de etkili olan ve can kayıplarına yol açan aşırı yağışların ardından afet ve iklim dirençli kentler için mavi-yeşil altyapının önemine dikkat çekti. Plansız kentleşme ve betonlaşmanın sel riskini artırdığına işaret eden oda, kentlerin bilimsel ve doğayla uyumlu politikalarla planlanması gerektiğini vurguladı.
İstanbul’da metrekareye 240 kilogramı aşan yağışın ardından kentin birçok noktasında su baskınları yaşandı. Yollar ve alt geçitler sular altında kalırken Alibey ve Nakkaş dereleri gibi su yollarında taşkınlar meydana geldi. Sel felaketinde iki kişinin yaşamını yitirmesi üzerine yapılan açıklamada, hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine başsağlığı ve selden etkilenenlere geçmiş olsun dilekleri iletildi.
“SELİ YALNIZCA DOĞAL AFET OLARAK GÖREMEYİZ”
Açıklamada, küresel iklim krizinin etkilerinin giderek ağırlaştığı belirtilerek rekor sıcaklıkların yanı sıra kısa sürede etkili olan aşırı yağışların da kentler için ciddi tehdit oluşturduğu ifade edildi. İstanbul’da yaşanan taşkınların yalnızca doğal afet olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekilen açıklamada, plansız kentleşme, dere yataklarının yapılaşmaya açılması ve betonlaşma nedeniyle yağmur suyunun toprakla buluşmasının engellenmesinin sel riskini artırdığı kaydedildi.
MAVİ-YEŞİL ALTYAPI VURGUSU
Artan afet risklerine karşı kentlerin korunması ve geleceğe hazırlanması için bilimsel, teknik ve doğayla uyumlu politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtilirken, afete ve iklim krizine dirençli kentlerin ekosistem hizmetlerini merkeze alan mekânsal planlama yaklaşımlarıyla mümkün olacağı vurgulandı.
TMMOB Peyzaj Mimarları Odası, iklim krizine uyum politikaları, eylem planları ve dirençli kentlerin oluşturulması süreçlerinde peyzaj mimarlarının etkin rol alması gerektiğinin altını çizdi. Açıklamada, akıl, bilim, teknik ve doğanın rehberliğinde kamuoyunu ve yetkilileri doğru yönlendirme çalışmalarının sürdürüleceği bildirildi. (Haber Merkezi)


