Arslanköy’ün doğası için ÇED itirazı

Mersin Çevre Platformu ve Bolkarlar Doğası Koruma Kurulu üyeleri, Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Mahallesi’ndeki boksit madeni genişleme projesinin ÇED raporuna itiraz etti. Yurttaşlar, su kaynakları, tarım alanları, meralar ve doğal yaşamın tehdit altında olduğunu belirterek ruhsat başvurusunun reddedilmesini istedi.

Arslanköy’ün doğası için ÇED itirazı


Mersin’de çevre aktivistleri, Toroslar ilçesine bağlı Arslanköy Mahallesi’nde planlanan boksit madeni genişleme projesinin ÇED raporuna tepki gösterdi. Mersin Çevre Platformu ve Bolkarlar Doğası Koruma Kurulu üyeleri, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Eylemde, “Direnmek var dönmek yok”, “Tarım biterse maden mi yiyeceğiz”, “Çeşmeler kurusun istemiyoruz”, “Zehir solumak istemiyoruz” ve “Çocukların geleceğini çalmayın” yazılı dövizler taşındı.

Basın açıklamasını okuyan Serdar Erkan, Berus Madencilik A.Ş.’nin Arslanköy’deki boksit madeni için yaptığı ek ruhsat başvurusuna karşı çıktıklarını belirterek, projenin yalnızca bölge halkını değil, Mersin’in geleceğini ve doğal yaşamı da ilgilendirdiğini söyledi.

 

 “SU KAYNAKLARINI KORUMAK TARİHİ BİR SORUMLULUK”

 

Arslanköy’ün 1928 yılında Atatürk’ün önerisiyle bu adı aldığını hatırlatan Erkan, 4 Aralık 2025’te düzenlenen ÇED bilgilendirme toplantısında, mahalle sınırları içerisinde 5 bin 210 dönümlük alanda arsenik ve radyoaktif elementler içerdiğini belirttiği boksit cevherinin çıkarılması için yapılan ek ruhsat başvurusuna itirazlarını dile getirdiklerini kaydetti.

Gıda ve su kaynaklarının 21. yüzyılın en önemli meseleleri arasında yer aldığını vurgulayan Erkan, Arslanköy’ün Bolkar Dağları eteklerinde temiz doğası, soğuk suları ve çeşmeleriyle Mersinlilerin önemli yayla yerleşimlerinden biri olduğunu ifade etti. Bolkar Dağları’nda biriken kar ve buzların aşağı köyler ile ovalardaki çok sayıda yeraltı ve yerüstü su kaynağını beslediğini belirten Erkan, “Temiz ve içilebilir su kaynaklarını koruyarak gelecek nesillere aktarmak, bugünkü kuşakların tarihi ve vicdani sorumluluğudur” dedi.

 

“ÇED RAPORU FİRMANIN ÇIKARLARINI ÖNE ÇIKARIYOR”

 

Berus Madencilik A.Ş.’nin 14 Eylül 2026 tarihinde Bakanlığa sunduğu ÇED raporunu eleştiren Erkan, raporun bölge halkına sağlayacağı katkının ortaya konulamadığını savundu. Raporda yer alan bazı verilerin gerçekçi olmadığını öne süren Erkan, madende çalışacak bir kişinin 12 kişiye bakacağı yönündeki hesabın da bu durumu gösterdiğini dile getirdi.

Başvuru raporunda yılda 150 bin ton patlayıcı kullanılacağının değil, haftada üç gün ANFO patlayıcısıyla çalışma yapılacağının belirtildiğine dikkat çeken Erkan, patlamaların çevresel etkilerine ilişkin kaygılarını şöyle dile getirdi:

“Bu kadar yoğun patlayıcı kullanılmasıyla yüzlerce yeraltı ve yerüstü akarsu ile derenin kimyasal olarak kirlenmesi ve oluşacak çatlaklar nedeniyle suların kaybolması riski bulunuyor. Patlamalarla oluşacak toz bulutları da çiçeklerin tozlaşma dönemlerinde tarımsal verimi düşürecektir.”

 

“MERA ALANLARI VE CANLI TÜRLERİ TEHDİT ALTINDA”

 

Ruhsat talep edilen alanda koruma altındaki meraların bulunduğunu, bölgede endemik bitkilerin ve Toros kertenkelesi gibi özgün canlı türlerinin yaşadığını belirten Erkan, projenin doğal yaşam üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.

Bölgenin aynı zamanda Yörük Türkmen kültürünün yaşatıldığı önemli alanlardan biri olduğunu vurgulayan Erkan, Adana, Tarsus ve Erdemli’den gelen konar-göçer yurttaşların yaz aylarında çadır kurarak kültürlerini sürdürdüğünü, keçi, koyun ve damızlık hayvan yetiştiriciliği yaptığını kaydetti.

 

 “YILDA 50 BİN KAMYON MADEN TAŞINACAK”

 

Madencilik faaliyetinin ulaşım üzerindeki etkilerine de değinen Erkan, yılda 1 milyon ton maden cevherinin yaklaşık 50 bin kamyonla mevcut tek şeritli yol üzerinden Mersin Limanı’na taşınmasının öngörüldüğünü belirtti.

Projenin tarım ve hayvancılıkla geçinen mahalle sakinlerinin yaşamını olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Erkan, yetkililere çağrıda bulunarak, “Öncelikle tarım ve hayvancılıkla geçinen köy ve mahalle sakinlerinin itirazları dikkate alınmalı, söz konusu ruhsat başvurusuna asla onay verilmemelidir” dedi. (Haber Merkezi)