Ekmen, siyasi finansmanının Türkiye’de yapısal sorunların önemli başlıklarından biri olduğunu belirterek, Siyasi Partiler Yasası, Seçim Yasası, Siyasi Etik Yasası ve siyasetin finansmanına ilişkin düzenlemelerin yeterince gündeme alınmadığını savundu. 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun farklı gelir kalemlerine imkân tanımasına rağmen uygulamada siyasi partilerin gelirlerinin büyük bölümünün Hazine yardımlarından oluştuğunu ifade eden Ekmen, AKP’nin 2023 yılı gelir-gider tablosunda gelirlerin yüzde 91’inin Hazine yardımlarından oluştuğunu belirtti.
“HAZİNE YARDIMI 6,4 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI”
Ekmen, 2026 yılında siyasi partilere yapılacak Hazine yardımının toplam 6 milyar 432 milyon 785 bin lira olduğunu belirterek dağılımı şöyle açıkladı: AKP’ye 2 milyar 559 milyon 172 bin, CHP’ye 1 milyar 820 milyon 382 bin, MHP’ye 723 milyon 697 bin, İYİ Parti’ye 695 milyon 669 bin ve DEM Parti’ye 633 milyon 864 bin lira.
Hazine yardımının bütçe gelirlerine bağlı olarak arttığını belirten Ekmen, genel seçim yıllarında yardım miktarının üç katına çıkabildiğine dikkat çekerek, 2026 yılı üzerinden bir genel seçim kararı alınması halinde yaklaşık 19,2 milyar liralık kaynağın siyasi partilere dağıtılabileceğini ifade etti.
“FİNANSMAN YEREL TEŞKİLATLARA ULAŞMIYOR”
Hazine yardımının doğrudan siyasi partilerin genel merkezlerine aktarıldığını ve kaynağın yerel teşkilatlarla paylaşılmasını zorunlu kılan bağlayıcı bir düzenleme bulunmadığını söyleyen Ekmen, bunun yerelde finansman sorunlarına yol açtığını savundu.
DEVA Partisi’nin parti tüzüğünde Hazine yardımının üçte birinin yerel teşkilatlarla paylaşılmasını öngören bir düzenleme bulunduğunu aktaran Ekmen, bu paylaşımın kanuni ve denetlenebilir hale getirilmesi gerektiğini belirtti.
“KAMPANYALAR DENETİMSİZ ALAN OLUŞTURUYOR”
Seçim dönemlerinde siyasi partiler ve adayların finansman açısından daha fazla zorlandığını belirten Ekmen, özellikle kaynağı belirsiz bağışların seçim sonrasında karar alma süreçlerini etkileyebilecek borçlanmalara yol açabileceğini öne sürdü.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday kampanyalarına ilişkin bağış limitleri bulunduğunu, ancak belediye başkan adayları, belediye meclis üyeleri, muhtarlar ve milletvekillerinin kampanya finansmanına ilişkin kapsamlı bir mevzuat bulunmadığını ifade eden Ekmen, aday kampanyalarının da denetlenmesi gerektiğini savundu.
MEDYA VE KAMU KAYNAKLARI TARTIŞMASI
Yazısında medya-siyaset ilişkisine de değinen Ekmen, Türkiye’de medya ekosisteminin finansmanının da siyasi finansman tartışmasının bir parçası olduğunu belirtti. Ekmen, medya kuruluşlarının kamu bankaları, kamu şirketleri ve kamu ihaleleriyle bağlantılı şirketler üzerinden desteklendiğini ileri sürerek, medya alanındaki dönüşümün siyasi finansman açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Ekmen, tüm bu başlıkların birlikte ele alınması gerektiğini belirterek Türkiye’nin siyasi partilerin finansmanından seçim kampanyalarına, medya ilişkilerinden yerel teşkilatların finansmanına kadar uzanan kapsamlı ve denetlenebilir bir siyasi finansman reformuna ihtiyaç duyduğunu vurguladı. (Haber Merkezi)


