EMO Platformu’ndan belediye bütçeleri için uyarı: Sokaklar aydınlanırken bütçeler karartılamaz

BİRLİKTE EMO Platformu Sözcüsü Seyfettin Atar, belediyelerin genel aydınlatma giderlerine ilişkin kesinti oranlarının artırılmasına tepki göstererek, düzenlemenin belediyelerin mali yapısını zorlayacağını ve kent hizmetlerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Atar, “Sokakların aydınlatılması zorunlu bir kamu hizmetidir; ancak bu hizmet gerekçe gösterilerek belediyelerin bütçeleri karartılamaz” dedi.

EMO Platformu’ndan belediye bütçeleri için uyarı: Sokaklar aydınlanırken bütçeler karartılamaz


9 Ağustos 2026 tarihli ve 33335 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 11573 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile genel aydınlatma giderlerine ilişkin belediyelerin genel bütçe vergi gelirleri payından yapılacak kesinti oranlarında değişikliğe gidildi. Düzenlemeyle büyükşehir belediyeleri ve mücavir alanlarındaki belediyeler için kesinti oranı yüzde 20’den yüzde 60’a, diğer belediyeler için yüzde 10’dan yüzde 30’a, belediye sınırları dışında kalan yerlerde ise il özel idarelerinin payından karşılanacak oran yüzde 60’a çıkarıldı.

Platform Sözcüsü Atar, kesinti oranlarının üç katına çıkarılmasının belediyeler açısından ciddi bir mali yük oluşturacağını ifade etti. Kararın 9 Ağustos’ta yayımlanmasına rağmen 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli kılınmasının da bütçe planlaması açısından öngörülemez bir durum yarattığını belirten Atar, belediyelerin yıl başında onaylanan bütçelerinin sonradan ortaya çıkan bu yük nedeniyle zorlanacağını savundu.

 

 “BELEDİYELERİN BÜTÇELERİ GERİYE DÖNÜK DEĞİŞTİRİLEMEZ”

 

Belediyelerin 2026 yılı bütçelerini ve yatırım programlarını yürürlükteki mevzuata göre önceden hazırladığını hatırlatan Atar, yılın ortasında yapılan düzenlemenin geriye dönük uygulanmasının belediyelere öngörülemeyen bir mali yük getireceğini söyledi.

Atar, geriye dönük kesintilerin nasıl karşılanacağının açıklanması gerektiğini belirterek, “Belediyelerin bütçesinden geriye dönük olarak eksilecek bu kaynak nasıl telafi edilecektir? Yılın ilk aylarında yapılan aydınlatma giderleri nedeniyle oluşacak farklar belediyelerden tek seferde mi kesilecektir?” sorularını yöneltti.

Kesintilerin devam eden yatırımlar, yüklenici ödemeleri ve temel belediye hizmetleri üzerindeki etkisinin de açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade eden Atar, bütçelerde karşılığı bulunmayan ilave mali yükün hangi hizmetlerden vazgeçilerek karşılanacağının kamuoyuna açıklanmasını istedi.

 

“İLÇE BELEDİYELERİ DAHA AĞIR ETKİLENECEK”

 

Düzenlemenin özellikle gelir kaynakları sınırlı olan ilçe belediyeleri açısından daha ağır sonuçlar doğuracağına dikkat çeken Atar, personel giderleri, enerji, akaryakıt, temizlik, bakım ve onarım gibi temel harcamaların belediyeler üzerinde zaten ciddi bir mali baskı oluşturduğunu söyledi.

Atar, ilave kesintilerin küçük ve orta ölçekli belediyelerde maaş ödemelerinden temizlik hizmetlerine, yatırımlardan sosyal desteklere kadar pek çok alanda daralmaya yol açabileceğini belirterek, “Aynı oranı mali gücü birbirinden tamamen farklı belediyelere uygulamak, eşitlik değil; mali kapasitesi düşük belediyeler açısından açık bir adaletsizliktir” ifadelerini kullandı.

 

“AYDINLATMA KAMUSAL BİR HİZMETTİR”

 

Genel alan ve sokak aydınlatmasının kamu güvenliği, trafik güvenliği ve kent yaşamının sürdürülebilmesi açısından zorunlu bir kamu hizmeti olduğunu vurgulayan Atar, bu hizmetin maliyetinin giderek daha büyük bölümünün yerel yönetimlere aktarılmasının belediyelerin mali açıdan zayıflamasına neden olacağını savundu.

Elektrik Mühendisleri Odasının daha önce yaptığı değerlendirmelere de işaret eden Atar, merkezi bütçede genel aydınlatmaya ayrılan kaynağın azaltılmasının, giderlerin daha büyük bölümünün belediyelere aktarılması sonucunu doğuracağı yönündeki uyarıların bugün gerçekleştiğini söyledi.

 

KESİNTİLER İÇİN ŞEFFAFLIK ÇAĞRISI

 

Atar ayrıca genel aydınlatma giderleri üzerinden yapılacak kesintilerin şeffaf ve denetlenebilir olması gerektiğini belirtti. Hangi belediye için ne kadar tüketim hesaplandığı, kesintiye esas alınan sayaç ve aydınlatma tesisleri, kullanılan tarife ve birim fiyatlar ile diğer maliyet kalemlerinin açıkça ortaya konulmasını istedi. Aydınlatma tüketimleri, sayaç kayıtları, faturalar ve kesinti hesaplarının belediyelerin ve meslek odalarının denetimine açılması gerektiğini belirten Atar, belediye bütçelerinden otomatik olarak kesinti yapılırken hesaplama yöntemlerinin kamuoyuna açık olması gerektiğini ifade etti.

 

EMO PLATFORMU’NUN TALEPLERİ

 

BİRLİKTE EMO Platformu olarak taleplerini de açıklayan Atar, kesinti oranlarını üç katına çıkaran düzenlemenin yeniden değerlendirilmesini ve kararın 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geriye dönük uygulanmasından vazgeçilmesini istedi.

Platform ayrıca geriye dönük dönemlerden kaynaklanacak farkların merkezi bütçeden karşılanmasını, belediyelerin gelir kayıplarının telafi edilmesini ve özellikle ilçe belediyeleri için nüfus, yüzölçümü, mali kapasite ve hizmet yükünü dikkate alan daha adil bir sistem kurulmasını talep etti.

Aydınlatma sistemlerinde LED dönüşümü, akıllı aydınlatma ve uzaktan izleme gibi enerji verimliliği yatırımlarının da merkezi bütçe tarafından desteklenmesi gerektiğini belirten Atar, yerel yönetimleri doğrudan ilgilendiren mali düzenlemelerin belediyeler, meslek odaları ve ilgili kurumlarla görüşülerek hazırlanması çağrısında bulundu.

Atar, açıklamasının sonunda, “Belediyelerin kaynaklarını azaltmak, yalnızca belediye yönetimlerini değil; o kentte yaşayan bütün yurttaşları cezalandırmaktadır. Sokakların aydınlatılması zorunlu bir kamu hizmetidir; ancak bu hizmet gerekçe gösterilerek belediyelerin bütçeleri karartılamaz” dedi. (Haber Merkezi)