Elveren, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin ve ölümlerin giderek arttığını belirterek, raporun derneğe yapılan başvurular, avukatların hapishane ziyaretleri ile Özgürlük İçin Hukukçular Derneği ve Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği üyesi avukatların Tarsus Hapishanesi ziyaretlerinden elde edilen bilgiler doğrultusunda hazırlandığını söyledi.
Hapishane İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla mahpusların infazlarının ertelendiğini ifade eden Elveren, Tarsus Hapishanesi'nde bulunan bazı mahpusların haksız disiplin cezaları gerekçe gösterilerek infazlarının altışar ay ertelendiğini kaydetti.
“GÜNEŞ GÖRMEYEN HAPİSHANE”
Özellikle yüksek güvenlikli cezaevlerinde mahpusların ağır hak mahrumiyetleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Elveren, bu cezaevlerinde mahpusların birbirlerinden yalıtıldığını ve giysi ile yataklarının yeterince havalandırılmasına ve güneş görmesine izin verilmediğini söyledi. Elveren, mahpusların bu nedenle söz konusu yerleri “Güneş Görmeyen Hapishane” olarak tanımladıklarını aktardı.
Sağlığa erişim konusunda da ciddi sorunlar yaşandığını savunan Elveren, hastalanan mahpusların doktora götürülmediğini ya da ağız içi arama ve kelepçeli muayene gibi uygulamalara maruz bırakıldığını belirtti. Özellikle kadın mahpusların kolluk kuvvetlerinin yanında muayene edilmeye zorlandığını ifade eden Elveren, bunun insan hakları açısından ağır bir ihlal olduğunu dile getirdi.
Tarsus Kapalı Hapishanesi'nde en az 17 mahpusun sağlığa erişim hakkının bu tür uygulamalar nedeniyle ihlal edildiğinin başvuru ve avukat görüşmelerinden anlaşıldığını belirten Elveren, ağır kronik rahatsızlıkları bulunan mahpusların uygun tedavi ve yaşam koşullarına erişemediğini söyledi.
BESLENME, İLETİŞİM VE AİLE GÖRÜŞLERİNDE İHLAL İDDİASI
Raporda hapishanelerde yemeklerin az veya yenilemeyecek durumda olduğu, mahpusların beslenme ihtiyaçlarının karşılanmadığı ve kantin fiyatlarının yüksek olduğu yönündeki başvurulara da yer verildi. Elveren, gardiyanların hijyen kurallarına uymadığı yönünde de şikâyetler bulunduğunu aktardı.
Mahpusların ailelerinin bulunduğu yerlere sevk taleplerinin karşılanmadığını belirten Elveren, bunun aile hayatına saygı hakkını ihlal ettiğini söyledi. Koğuş değişikliği taleplerinin de gerekçesiz şekilde reddedildiğini ifade etti.
Eğitsel ve kültürel faaliyetlerin sınırlandırıldığını, kitap, dergi ve gazete gibi yayınlara erişimde kısıtlamalar bulunduğunu savunan Elveren, mektup ve telefonla iletişim haklarının da ihlal edildiğini belirtti. Elveren, “Kürtçe yazılan mektupların verilmediğini” de ifade etti.
Nurgül Elveren, önceki hapishane raporlarında yer alan ihlallerin de devam ettiğini belirterek, özellikle hasta mahpusların sağlık hakkının korunması, eğitim, spor ve mesleki faaliyetlerin önündeki engellerin kaldırılması ve iletişim özgürlüğünün güvence altına alınması çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda Elveren, Adalet Bakanlığı, TBMM İnsan Hakları Komisyonu, Valilik İnsan Hakları Birimi, Hapishane İzleme Kurulu, adli birimler, siyasi partiler ve insan hakları örgütlerine çağrıda bulunarak, bölgedeki hapishanelerde yaşandığı belirtilen hak ihlallerinin sona erdirilmesini istedi.
Elveren, “İnsan hakları savunucuları olarak bizler, tespit edilen hak ihlallerinin, infaz yakmaların, sağlığa erişim hakkı ihlallerinin, işkence ve kötü muamelelerin son bulması için gereğinin yapılmasını talep ediyoruz” dedi.
İHD Mersin Şubesi Hapishane Komisyonu, açıklamasında bölgedeki hapishanelerde yaşanan gelişmelerin takipçisi olacaklarını bildirdi. (Haber Merkezi)


