17 Ağustos’ta 20 binden fazla yurttaşın hayatını kaybettiğini ve yüz binlerce yapının yıkıldığını hatırlatan Yusuf Değirmenci, Marmara Depremi’nin ardından Bingöl, Van, Elazığ, İzmir ve son olarak 6 Şubat Kahramanmaraş ile Hatay depremlerinde yaşanan can kayıplarının ihmaller zincirinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Bilim ve meslek çevrelerinin uyarılarının göz ardı edildiğini belirten Değirmenci, "Gerekli tedbirler alınmadığında doğal afetlerin ne büyük toplumsal felaketlere dönüşebildiğinin en acı örneğini yaşadık. Ancak aradan geçen bunca yıla rağmen yaşanan acı deneyimler siyasal iktidara hiçbir şey öğretmemiştir," ifadelerini kullandı.
REZERV ALAN UYGULAMALARINA VE İMAR TADİLATLARINA TEPKİ
Açıklamasında 6306 sayılı kanun kapsamında yürütülen "Rezerv Yapı Alanı" uygulamalarını da eleştiren TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri, şu hususlara dikkat çekti:
Milyonlarca yurttaşın güvencesiz konutlara mahkûm edildiğini ve kentin değerli arazileri ile zeytinliklerin kâr hırsıyla rezerv alan ilan edilerek imara açıldığını belirtti.
Kentsel rant uğruna ormanlık alanların, su havzalarının ve dere yataklarının parsel bazlı imar tadilatlarıyla yapılaşmaya açılmasının büyük bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Coğrafi riskler göz ardı edilerek kurulan şehirlerin ve mühendislik hizmeti almayan binaların halkın can güvenliğini riske attığı vurgulandı.
"YENİ BİR DENETİM MODELİ DERHAL BENİMSENMELİ"
Devletin asli görevinin doğa kaynaklı afetlerin zararlarını en aza indirmek ve yaşam hakkını korumak olduğunu hatırlatan Değirmenci, çözüm önerilerini şöyle sıraladı:
TMMOB ve bağlı odaların, üniversitelerin ve ilgili kesimlerin katılımıyla yapı denetim mevzuatının ve kararlarının yeniden düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Deprem Şurası ve Ulusal Deprem Konseyi gibi oluşumların derhal devreye sokulması, Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın uygulanması çağrısı yapıldı.
Başta okullar ve hastaneler olmak üzere tüm ülke genelindeki bina envanterinin çıkarılarak binaların risk durumuna göre gruplandırılması gerektiği kaydedildi.
Açıklamasını bilimin ve tekniğin yol göstericiliğine vurgu yaparak tamamlayan Değirmenci, "27 yıl önceki acıları yeniden yaşamamak için bilimin, tekniğin ve doğanın sesine kulak vermeliyiz. Ülkemize, yaşamlarımıza ve ortak geleceğimize sahip çıkacağız. Unutmadık, unutturmayacağız" dedi.


