Özdemir, terörün ve silahlı şiddetin sona erdirilmesi ile toplumsal barışın güçlendirilmesine yönelik sürecin hukuk devleti, demokrasi, insan hakları ve adalet ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini belirtti.
27 Ağustos 2025 tarihinde TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısına davet edilen 10 barodan biri olarak görüşlerini paylaştığını hatırlatan Özdemir, o dönemde silahlı terör faaliyetlerine katılanların hukuk içinde yargılanması, şehit ve gazi yakınlarının hassasiyetlerinin gözetilmesi, yargının bağımsız ve tarafsız işlemesi ve temel hak ve özgürlüklerin güvence altında olması gerektiğini ifade ettiklerini aktardı.
Kabul edilen düzenlemenin belirli şartlar altında bazı suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların 5 veya 10 yıl süreyle ertelenmesini öngördüğünü belirten Özdemir, kesinleşmiş bazı mahkumiyetler bakımından da infazın ertelenmesine yönelik hükümler bulunduğuna dikkat çekti.
Özdemir, söz konusu hükümlerin ceza adaleti, mağdur hakları, hukuki güvenlik ve yargısal denetim açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin esasların açık, öngörülebilir ve yargısal denetime elverişli olması önem taşımaktadır” dedi.
“TERÖR MAĞDURLARININ ADALET BEKLENTİLERİ GÖZETİLMELİ”
Yasanın uygulanmasında yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı, hukuk güvenliği ve etkili yargısal denetimin gözetilmesi gerektiğini ifade eden Özdemir, terörle mücadelede hayatını kaybeden şehitlerin hatırasının korunmasının yanı sıra şehit yakınları ve gazilerin hak ve hassasiyetlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Özdemir, terör eylemleri nedeniyle hayatını kaybeden veya yaralanan siviller ile doğrudan zarar gören terör mağdurlarının uğradıkları zararların ve adalet beklentilerinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Toplumsal barışın kalıcı hale gelmesinin geçmişte yaşanan acı ve mağduriyetlerin göz ardı edilmesi anlamına gelmediğini belirten Özdemir, farklılıkların demokratik siyaset ve hukuk zemininde ifade edilebilmesinin, hukuk önünde eşitlik ile temel hakların güvence altında tutulmasının sürecin önemli unsurları olduğunu kaydetti.
Terörün sona ermesiyle birlikte güvenlik alanındaki ekonomik ve sosyal yükün azalabileceğini ifade eden Özdemir, kaynakların eğitim, üretim, istihdam, bilim ve sosyal kalkınmaya daha fazla yönlendirilmesinin de toplumsal bütünleşmenin kalıcılaşmasına katkı sağlayacağını belirtti.
“UYGULAMAYI YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ”
Kanunun yürürlüğe girmesi halinde uygulama sürecinde hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, eşitlik, adil yargılanma hakkı, şehit ve gazi yakınlarının hassasiyetleri ile mağdur haklarına ilişkin güvencelerin korunmasının önem taşıdığını belirten Özdemir, Mersin Barosu olarak süreci yakından takip edeceklerini açıkladı.
Özdemir, terörün ve silahlı şiddetin sona erdirilmesi ve toplumsal barışın güçlendirilmesine yönelik sürecin, daha önce ortaya koydukları ilkeler doğrultusunda ve hukuk devleti sınırları içinde yürütülmesini önemsediklerini ifade etti. (Haber Merkezi)


