ELVAN PEHLİVAN
Meclis'in 1 Temmuz'da tatile girmesi gerekirken Resmî Gazete'de yayımlanan kararla çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatan Başarır, gündemin plansız ilerlediğini savundu.
Başarır, "Bugün 5 Ağustos. Meclis'in 35 günlük fazla çalışma süresi var ama biz neyi görüşüyoruz? Bugün neyi görüşeceğiz, yarın neyi görüşeceğiz? Daha bunlar planlanmamış. Maalesef burada bulunan milletvekili üç saat sonra hangi konuyu görüşeceğini bilmiyor." dedi.
"TÜRKİYE'NİN ASIL SORUNLARI GÜNDEME GELMİYOR"
Kamuoyu araştırmalarında vatandaşın önceliğinin ekonomi ve sosyal sorunlar olduğunu ifade eden Başarır, üç yılı aşkın süredir bu başlıkların Meclis'te yeterince ele alınmadığını söyledi.
Başarır, "Ekonomik yoksulluk ve gelir adaletsizliği çözülebildi mi? Gündeme bile gelmedi. İşsizlik ve güvencesiz çalışma için verilen araştırma önergelerinin hiçbirini kabul etmediniz. Eğitimde fırsat eşitsizliği ortada. Bugün bir asgari ücretli, çocuğunu bir yıl özel okulda okutabilmek için yaklaşık 80 maaşını vermek zorunda kalıyor." ifadelerini kullandı.
Düşük emekli maaşları, sosyal güvencesizlik, 65 yaş üstü vatandaşların yaşadığı sorunlar, adalet sistemi, kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, çocukların yaşadığı problemler, uyuşturucu ve madde bağımlılığı, gençlerin gelecek kaygısı, barınma krizi, göç ve uyum sorunları ile depremin etkilerinin de yeterince konuşulmadığını savunan Başarır, "Türkiye'nin en önemli sorunları ortadayken biz bunları üç yıl boyunca konuşmadık." dedi.
"BU FOTOĞRAF HEPİMİZİN UTANMASI GEREKEN BİR TABLO"
Konuşmasında Ankara'da çekildiğini belirttiği bir fotoğrafı Genel Kurul'da gösteren Başarır, ekonomik tabloyu eleştirdi.
Başarır, "Dün Ankara'nın göbeğinde çekilen bir fotoğrafı paylaşmak istiyorum. Bir baba ile oğlu, Cebeci Postanesi'nin yanındaki çöpten topladıkları yiyecekleri yiyor. Bu tablo Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin de sorunudur, bizim sorunumuzdur, iktidarın sorunudur. Ben bu fotoğrafı gösterirken utanıyorum." diye konuştu.
İktidarın vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılayamadığını öne süren Başarır, "Bir iktidar beslenme, barınma ve ulaşım gibi en temel sorunları çözemiyorsa gitmelidir. Ama maalesef aylardır bu ülkede işçinin, emeklinin, çiftçinin, vatandaşın sorunları yerine başka konuları konuşuyoruz. Demokrasiyi konuşmak zorunda kalıyoruz, adaleti konuşmak zorunda kalıyoruz." ifadelerini kullandı.
"MECLİS İTİBARINI KAYBEDİYOR"
TBMM'nin geçmişte en güvenilen kurumlardan biri olduğunu söyleyen Başarır, bugün bu güvenin zedelendiğini savundu.
"Millet artık Meclis'i, bir yerlerden gelen yasa tekliflerini onaylayan bir kurum olarak görüyor. Milletvekilinin güvencesi yok. Maalesef yasama dokunulmazlığı fiilen ortadan kalkmış durumda. Çok ciddi bir demokratik tehdit altındayız." diyen Başarır, Meclis'in saygınlığının korunmasının ortak sorumluluk olduğunu dile getirdi.
"DEMOKRASİ VE MİLLİ İRADEYİ BİRLİKTE KORUMALIYIZ"
Konuşmasının sonunda demokrasi ve hukuk devleti vurgusu yapan Başarır, seçilmişlerin iradesinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Başarır, "Bugün benim başıma gelen yarın sizin başınıza gelir, yarın sizin başınıza gelen bizim başımıza gelir. O yüzden demokrasimizi, milli iradeyi ve hukuk devletini hep birlikte korumalıyız. Yasama, yürütme ve yargının saygınlığını birlikte korumak zorundayız. Eğer bir kez milli iradeye müdahale olağan hale gelirse bundan sonra seçilmişlerin güvencesini sağlayamayız. 6 gün sonra Meclis kapanacak. Ekim ayında yeniden açıldığında bu ülkenin sorunlarını, demokrasisini, hukukun üstünlüğünü ve adaleti hep birlikte tesis etmek zorundayız. Millet için en büyük güvence budur" dedi.


