“Mikroplastikler soframıza kadar geliyor”

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Mersin İl Koordinasyon Kurulu, Mersin Körfezi Mikroplastik Kirliliği Durum Raporu’nu kamuoyuna açıkladı. Doğu Akdeniz’deki nehir ve deniz kirliliğinin her geçen yıl endişe verici boyutlara ulaştığı belirtilen raporda; yoğun sanayi faaliyetleri, kontrolsüz atık ithalatı ve yetersiz arıtma sistemleri nedeniyle Mersin Körfezi’nin ciddi bir mikroplastik baskısı altında olduğu vurgulandı.

“Mikroplastikler soframıza kadar geliyor”


Raporda, kirliliğin yalnızca deniz suyuyla sınırlı kalmadığı; dip sedimentlerinde, balıklarda, midyelerde ve diğer deniz canlılarında da mikroplastiklere rastlandığı ifade edildi. Mikroplastiklerin insan kanı, akciğer dokusu ve anne sütüne kadar tutunduğuna dikkat çekilen açıklamada, durumun çevresel bir felaket olmanın ötesine geçerek doğrudan halk sağlığını ve gıda güvenliğini tehdit ettiği belirtildi. Tarım ve Orman Bakanlığı’na ivedilikle gıdalardaki mikroplastik limitlerinin belirlenmesi ve analiz yöntemlerinin geliştirilmesi çağrısında bulunuldu.

 

ÇÖPÜN ADRESİ ADANA VE MERSİN: "SIFIR ATIK PROJESİ İTHALAT YÜZÜNDEN AKSIYOR"

 

Türkiye’nin Avrupa’dan en fazla plastik atık ithal eden ülke konumunda olduğuna değinilen raporda, 2025 yılında AB’den yapılan ihracatın 500 bin tonun üzerine çıkarak rekor kırdığı aktarıldı. İthal edilen atıkların önemli bir kısmının Adana ve Mersin’deki tesislerde işlendiği; ancak kirli ve ayrıştırılması zor plastiklerin tam anlamıyla geri dönüştürülemeyerek çevreye karıştığı vurgulandı.

Atık ithalatının yerli geri dönüşüm piyasasını olumsuz etkilediği ifade edilen raporda, "İthal yollarla plastik atığa kolay erişim, ülkemizde toplanması gereken atığı değersizleştirmekte ve Cumhurbaşkanlığı tarafından yürütülen Sıfır Atık projesini tehdit etmektedir. Atık ithalatına acilen sınırlama veya tam yasak getirilmelidir" denildi.

 

TAŞINMA ROTASI: TD0 KANALI VE SEYHAN NEHRİ

 

Plastik geri dönüşüm süreçlerinde oluşan mikroplastiklerin, tesislerin yetersiz arıtma ve filtreleme sistemleri nedeniyle yıkama sularına karıştığı ifade edildi. Rapordaki teknik tespitlere göre, Adana’daki sanayi ve geri dönüşüm tesislerinin atık suyunu bıraktığı TD8 ve TD0 drenaj kanalları, kirleticileri Seyhan Nehri üzerinden Mersin’in Tarsus ilçesine ve oradan da Akdeniz’e taşıyor. Mersin Körfezi’nin kapalı hidrodinamik yapısı sebebiyle de bu kirleticiler uzun süre körfezde hapsoluyor.

 

TMMOB’DAN 7 MADDELİK ACİL EYLEM PLANI

 

Körfezdeki ekolojik yıkımın ve balık ölümlerinin önüne geçilmesi için acil önlem alınması gerektiğini belirten TMMOB Mersin İl Koordinasyon Kurulu, taleplerini şu şekilde sıraladı:

“Seyhan ve Ceyhan nehirlerine yapılan endüstriyel deşarj sınırları acilen daraltılmalı ve denetimler sıkılaştırılmalı.

Doğu Akdeniz havzası için güncel ve bilimsel koruma planları hayata geçirilmeli.

Nehirlerin kritik noktalarına online su kalitesi izleme istasyonları kurulmalı.

Atıksu analizlerine mikroplastik parametresi eklenmeli, geri dönüşüm tesislerine ileri arıtma ve filtreleme zorunluluğu getirilmeli.

Nehir kıyılarına dökülen organik atık ve gübrelerin oluşturduğu ötrofikasyonu (oksijensizleşme) önlemek için tampon bölgeler oluşturulmalı.

Sanayi sitelerine ortak ileri arıtma tesisleri şart koşulmalı, yeşil dönüşüm destekleri artırılmalı.

Bölgede kirlilik ve balık ölümlerinin arttığı kritik dönemlerde hızlı müdahale için mobil denetim ekipleri görevlendirilmeli.” (Haber Merkezi)