Küresel ölçekte gıda güvenliği krizinin derinleştiğine dikkat çeken Özdemir, 2025 verilerine göre dünyada 645 milyon kişinin yeterli beslenemediğini, 2,1 milyar kişinin ise güvenilir gıdaya düzenli erişim sağlayamadığını belirtti. Dünya nüfusunun üçte birini oluşturan 2,7 milyar insanın günlük sağlıklı beslenme maliyetini karşılayamadığını ifade eden Özdemir, sağlıksız beslenmenin küresel ekonomiye yıllık faturasının 8,1 trilyon dolara ulaştığını söyledi.
BESLENME MALİYETİ 8 YILDA YÜZDE 46 ARTI
Kişi başına günlük sağlıklı beslenme maliyetinin 2017-2025 yılları arasında 2,94 dolardan 4,28 dolara yükseldiğini aktaran MTB Başkanı Özdemir, maliyet artışının temel nedenini şu sözlerle açıkladı:
"Et, süt, meyve ve sebze gibi besin değeri yüksek gıdalar toplam maliyetin büyük bölümünü oluşturuyor. Buna karşılık daha ucuz olan nişastalı temel gıdalar maliyetin yalnızca altıda birine denk geliyor. Küresel tarım desteklerinin yaklaşık yüzde 70’i tahıl, şeker, süt, et ve yağlı tohumlara giderken meyve, sebze ve baklagil üretimi sınırlı destek alıyor. Destekleme politikalarının tahıl odaklı olması, baklagil gibi hayati ürünlerde çeşitliliği ve inovasyonu kısıtlıyor."
TÜRKİYE GIDAYA ERİŞİMDE BAŞARILI AMA OBEZİTEDE RİSK SÜRÜYOR
Türkiye’nin gıdaya erişim göstergelerinde katettiği mesafeye dikkat çeken Özdemir, 2017’de yüzde 15 olan sağlıklı beslenmeye erişemeyenlerin oranının 2025’te yüzde 4’e gerilediğini belirtti. Türkiye’nin yüzde 32,7 olan dünya ortalamasının oldukça altında bir başarı yakaladığını kaydeden Özdemir, buna karşın Türkiye'de günlük sağlıklı beslenme maliyetinin 4,58 dolar ile dünya ortalamasının üzerinde seyrettiğini ifade etti.
Raporun Türkiye adına en kritik uyarısının yetişkin obezitesi olduğunun altını çizen Özdemir, 2012 yılında yüzde 29 seviyesinde olan obezite oranının 2024’te de korunduğunu ve yüzde 16 olan dünya ortalamasının neredeyse iki katı seviyesinde kaldığını vurguladı.
LOJİSTİK YATIRIMLAR GIDA ENFLASYONUNU DÜŞÜRECEK
Tüketicinin ödediği gıda bedelinin yüzde 70'ten fazlasının üretim sonrası taşıma, depolama ve işleme süreçlerinden kaynaklandığına değinen Özdemir, çözüm önerilerini ve izlenmesi gereken yol haritasını şu başlıklarla sıraladı:
“Soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısına yapılacak yatırımlar gıda enflasyonunun makul seviyelere çekilmesinde ve fiyat istikrarında kilit rol oynayacak.
Tarımsal destekler, alım mekanizmaları ve Ar-Ge kaynakları sadece tahıla değil; sebze, meyve ve baklagil üretimine de kaydırılmalı. Bu değişim hem sağlıklı gıda fiyatlarını düşürecek hem de dengeli beslenmeyi teşvik edecek.
İklim değişikliği, doğal afetler ve finansal risklerle mücadele eden çiftçilerin gelirini koruyacak politikalar devreye sokulmalı. Özellikle kırsaldaki küçük üreticilerin finansmana erişimi kolaylaştırılmalı ve teknolojiye uyumları desteklenmeli.”
Sonuç olarak Türkiye'nin elde ettiği gıdaya erişim başarısının sürdürülebilir kılınması gerektiğini belirten Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, gelir grupları ve bölgeler bazında gıdaya erişim verilerinin düzenli izlenmesinin, özellikle düşük gelirli kesimlerin durumunun ayrı değerlendirilmesinin altını çizdi. (Haber Merkezi)


