Mersin Gazeteciler Cemiyeti binasında gerçekleşen buluşmada, gazeteciler mesleki dayanışma örneği sergilerken, sektörün içinde bulunduğu zorlu şartlar ve çözüm yolları değerlendirildi. Toplumun haber alma hakkının temsilcileri olan basın çalışanları, 24 Temmuz’un tarihsel anlamını ve günümüzdeki karşılığını yeniden hatırladı.
"24 TEMMUZ SADECE BİR KUTLAMA DEĞİL, BİR İRADE BEYANIDIR"
1908 yılında gazetelerin sansür memurlarına gönderilmeden basılmasıyla başlayan sürecin Türk basın tarihi için milat olduğunu vurgulayan MGC Başkanı Rüstem Kaya Tepe, aradan geçen 118 yıla rağmen basın özgürlüğünün hâlâ korunması gereken en hayati değer olduğunu söyledi.
Günümüzde araçların ve teknolojinin değiştiğini fakat basın üzerindeki baskı arayışlarının bitmediğini ifade eden Tepe, şu ifadeleri kullandı:
"Basın özgürlüğü yalnızca gazetecilerin bir talebi değil, milletin doğru bilgiye ulaşma hakkının güvencesidir. Özgür basının olmadığı bir toplumda hesap sorulamaz, şeffaflık sağlanamaz ve demokrasi tam anlamıyla işleyemez. Gazetecilik alkış toplamak için değil, gerçeği gün yüzüne çıkarmak için yapılır."
"GAZETECİLİK MASA BAŞINDA DEĞİL, SAHADA VERİLEN BİR EMEKTİR"
Gazetecilik mesleğinin zorlu çalışma şartlarına dikkat çeken Tepe; depremde, yangında, selde ya da gecenin bir yarısında halkı bilgilendirmek adına en ön safta çalışan basın mensuplarının büyük bir kamu hizmeti yürüttüğünü belirtti. Gazeteciliğin emek, fedakârlık, cesaret ve vicdan işi olduğunun altını çizen Başkan Tepe, sektörün bugün tarihinin en ağır krizlerinden biriyle karşı karşıya olduğuna işaret etti.
"YEREL BASIN AYAKTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR"
Artan maliyetler, azalan reklam gelirleri ve dijitalleşmenin getirdiği rekabet koşulları nedeniyle özellikle Anadolu basınının varlık mücadelesi verdiğini belirten Rüstem Kaya Tepe, yerel basının güçlendirilmesi gerektiğini savundu:
Şehrin Hafızası: "Yerel basın sadece haber üretmez; kentin hafızasını tutar, yerel demokrasiyi besler ve vatandaşın sesini duyurur."
Ekonomik Bağımsızlık Şart: "Basın özgürlüğünü konuşuyorsak, gazetecinin ekonomik özgürlüğünü de konuşmak zorundayız. Gelecek kaygısı taşıyan bir gazeteciden tam verim beklenemez."
Meslek Etiği ve Güven: "Hız çağında yaşıyoruz ancak doğruluktan, meslek etiğinden ve kişilik haklarına saygıdan taviz veremeyiz. Güvenini kaybeden bir basın, etkisini de kaybeder."
"MİLLETİN SESİ SUSTURULAMAZ"
Konuşmasını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "Basın, milletin müşterek sesidir" sözüyle tamamlayan MGC Başkanı Tepe, her ne koşulda olursa olsun hakikatin peşinden koşan gazeteciliğin bitmeyeceğini vurguladı. Tepe, "Kalemler kırılabilir, kameralar kapanabilir ama gerçeğin üzerini sonsuza kadar örtmek mümkün değildir. Bu duygularla, Mersin’de ve ülkemizin dört bir yanında fedakârca çalışan tüm meslektaşlarımın 24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü’nü kutluyorum" dedi. (Haber Merkezi)


