Açıklamada, Akdeniz’in dünya denizlerinin yalnızca yaklaşık yüzde 1’ini oluşturmasına rağmen, bilimsel araştırmalara göre mikroplastik yoğunluğunun en yüksek olduğu denizlerden biri olduğu belirtildi. Yarı kapalı deniz yapısı nedeniyle plastik atıkların uzun süre sistem içinde kaldığı ve biriktiği ifade edildi.
MİKROPLASTİKLER İNSAN VÜCUDUNA ULAŞIYOR
Tabip odaları, mikroplastik ve nanoplastiklerin deniz ürünleri, tarımsal ürünler, içme suyu ve solunan hava yoluyla besin zincirine ve insan vücuduna girdiğini belirtti. Son bilimsel çalışmalar ve otopsi verilerine göre mikroplastiklerin beyin, akciğer, karaciğer, böbrek, kemik iliği ve plasentada saptandığı kaydedildi.
Açıklamada, “İnsanlık tarihinde ilk kez, ürettiği sentetik bir maddeyi kendi kanında, organlarında ve çeşitli dokularında taşımaktadır” denildi.
“ÇOCUKLAR VE GEBELER DAHA BÜYÜK RİSK ALTINDA”
Plastiklerin yapısında bulunan fitalatlar, Bisfenol A (BPA), kalıcı organik kirleticiler ve ağır metallerin hormon sistemini bozduğu, bağışıklık sistemini baskıladığı ve üreme sağlığını olumsuz etkilediği vurgulandı. Özellikle çocuklar, gebeler ve kırılgan gruplar açısından nesiller arası sağlık riskleri oluşabileceği ifade edildi.
ATIK İTHALATI VE ÇEVRESEL ADALETSİZLİK VURGUSU
Açıklamada, Türkiye’nin özellikle Çin’in plastik atık ithalatını durdurmasının ardından gelişmiş ülkelerin plastik atık hedeflerinden biri haline geldiği belirtildi. Plastik atık depolama alanları ve yasa dışı yakma tesislerinin özellikle Çukurova Havzası’nda tarım arazileri ve su kaynaklarının çevresinde yoğunlaştığı, bunun da çevresel adaletsizlik yarattığı ifade edildi.
Geri dönüşüm tesislerinde koruyucu ekipman olmadan çalışan işçilerin ciddi toksik maddelere maruz kaldığına dikkat çekilen açıklamada, ekonomik kazancın sektöre kaldığı, sağlık ve çevre maliyetinin ise çalışanlara ve bölge halkına yüklendiği savunuldu.
ALTI MADDELİK ACİL TALEP LİSTESİ
Tabip odaları, şu talepleri sıraladı:
Plastik atık ithalatının derhal yasaklanması,
Su, toprak, deniz canlıları ve gıdalarda düzenli biyo-izleme yapılması,
Geri dönüşüm sektöründe iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin eksiksiz uygulanması,
Okullarda ve kamu kurumlarında tek kullanımlık plastiklerin kademeli olarak kaldırılması,
Halk sağlığı için erken uyarı ve risk iletişim sistemi kurulması,
Üniversiteler ve ilgili kurumların katılımıyla Doğu Akdeniz Bölgesel Mikroplastik Eylem Planı hazırlanması.
“YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR”
Açıklamanın sonunda, “Akdeniz ortak mirasımızdır. Yarın çok geç olabilir. Akdeniz’i ve sağlığımızı korumak için bugün harekete geçelim” çağrısı yapılarak, hiçbir kurumun “Bu benim görev alanım değil” deme lüksünün bulunmadığı vurgulandı. (Haber Merkezi)


