Önergede, Mersin Barosu’nun yaptığı açıklamaya dikkat çekilerek, Enes Deniz Pazar’ın gözaltına alınırken orantısız güç kullanıldığı, ters kelepçeye maruz bırakıldığı ve gözaltı sürecinde işkence ile kötü muamele gördüğü yönündeki iddiaların tutanak altına alındığı ifade edildi. Bu iddiaların savcılık ve sulh ceza hakimliği ifadelerine de yansıdığı belirtildi.
Bozan, Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi tarafından ceza infaz kurumunda yapılan ziyaret sonrasında hazırlanan rapor doğrultusunda, işkence ve kötü muamele yasağını ihlal ettiği iddia edilen kolluk görevlileri ile görevini gereği gibi yerine getirmediği değerlendirilen bir hekim hakkında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu hatırlattı.
Önergede ayrıca, Enes Deniz Pazar’ın cezaevine sevki sırasında vücudundaki yaralanmalar nedeniyle ilk aşamada kuruma kabul edilmediği, ıslak imzalı doktor raporu temin edildikten sonra kabul edildiği, düzenli kullanması gereken ilaçlara zamanında erişemediği ve kapasitesinin üzerinde tutuklunun bulunduğu bir koğuşta tutulduğu yönündeki iddiaların kamuoyunda ciddi endişe yarattığı kaydedildi.
BAKANLIĞA 7 SORU YÖNELTİLDİ
Ali Bozan, Bakan Gürlek’ten şu sorulara yanıt istedi:
Mersin Barosu’nun suç duyurusu üzerine soruşturma başlatılıp başlatılmadığı,
Başlatıldıysa soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve kaç kamu görevlisinin ifadesine başvurulduğu,
Nezarethane kayıtları ve kamera görüntülerinin muhafaza altına alınıp alınmadığı,
Adli muayene raporlarında yaralanmalara ilişkin hangi tespitlerin yer aldığı,
Hekim hakkında Bakanlığa ulaşan bir bildirim veya soruşturma talebi bulunup bulunmadığı,
Cezaevine ilk aşamada kabul edilmeme iddiasının doğru olup olmadığı,
Düzenli kullanılan ilaçlara erişimde aksama yaşanıp yaşanmadığı ve bu konuda inceleme başlatılıp başlatılmadığı.
Bozan, önergesinin gerekçesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3. maddesini hatırlatarak, işkence ve kötü muamelenin mutlak biçimde yasak olduğunu vurguladı. İddiaların etkin, bağımsız ve şeffaf biçimde soruşturulmasının hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu ifade etti.


