Uysal, 2026-2027 akademik yılında lisansüstü öğrencilerin eğitimlerine kaldıkları yerden devam edeceklerini belirterek, “Bu sadece bir öğrenci affı değil. Bu yarım kalan hayallerin yeniden başlamasıdır. Bu, ülkemizin yetişmiş insan gücünü yeniden kazanmasıdır” dedi.
Düzenlemeden sağlık çalışanları, öğretmenler, avukatlar, sanatçılar, sporcular ve teknikerlerin de yararlanacağını ifade eden Uysal, özellikle teknikerlerin önemine dikkat çekerek, bu adımın Türkiye’nin kalkınma sürecine katkı sağlayacağını söyledi.
Konuşmasında eğitim sistemine de değinen Uysal, gençlerin sürekli sınavlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. “İlkokula başlarken sınav, liseye geçerken sınav, üniversiteye girerken sınav, işe girerken yine sınav. Eğitim sınav korkusunun değil, bilimin adresi olmalıdır” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz haftalarda gençlerin yaşadığı sınav stresini anlamak amacıyla 41 yıl aradan sonra üniversite sınavına girdiğini anlatan Uysal, sınav salonunda yoğun bir yarış psikolojisinin hâkim olduğunu gözlemlediğini söyledi. “41 yıl önce olduğu gibi maalesef bugün de geleceğimiz yeteneklerimize göre değil, sınav puanımıza göre belirleniyor” diye konuştu.
Mesleki eğitimin stratejik önemine de vurgu yapan Uysal, geçmişte uygulanan meslek lisesi mezunlarının ön lisans programlarına sınavsız geçiş hakkının yeniden gündeme alınması gerektiğini belirtti. “Mesleki eğitim; eğitimdir, ihracattır, kalkınmadır. Mesleki eğitim milli bir güçtür” dedi.
Konuşmasının sonunda bir eğitimci olarak değerlendirmede bulunan Uysal, “Bir ülkenin en büyük zenginliği iyi yetişmiş, umut dolu ve geleceğe güvenle bakan gençleridir” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)


