Mersin’de elektrik kesintilerine teknik yanıt

Mersin’de son günlerde kamuoyunun gündeminden düşmeyen elektrik kesintileri ve arz güvenliğine ilişkin tartışmalara, Birlikte EMO (Elektrik Mühendisleri Odası) Platformu’ndan teknik ve idari bir değerlendirme geldi. Platform Sözcüsü Seyfettin Atar tarafından yapılan açıklamada, Mersin’deki elektrik altyapısının yalnızca dağıtım şirketi üzerinden eleştirilmesinin eksik bir yaklaşım olduğu vurgulanarak, enerji yönetiminin bütüncül yapısına ve denetleyici kamu kurumlarının sorumluluklarına dikkat çekildi.

Mersin’de elektrik kesintilerine teknik yanıt


Yaz aylarında klima kullanımına bağlı olarak yaşanan puant (zirve) yük artışlarının elektrik mühendisliği açısından öngörülebilir bir durum olduğunu belirten Atar, konunun spekülasyonlardan uzak, teknik gerçekler ve resmi veriler ışığında tartılması gerektiğini ifade etti.

 

"PLANLI KESİNTİLER DAHA BÜYÜK ARIZALARI ÖNLEMEK İÇİN YAPILIYOR"

 

Şebekenin güçlendirilmesi ve bakımların artırılması taleplerinin sahada teknik zorunlulukları beraberinde getirdiğini hatırlatan Seyfettin Atar, "Elektrik dağıtım şebekesinde gerçekleştirilen bakım, yenileme ve yatırım çalışmalarının önemli bir bölümü; iş sağlığı ve güvenliği kuralları ile teknik zorunluluklar nedeniyle belirli sürelerle planlı enerji kesintilerini gerektirebilmektedir. Dolayısıyla planlı kesintiler, çoğu zaman daha büyük arızaların önlenmesi, sistem güvenilirliğinin artırılması ve gelecekte daha kaliteli hizmet sunulabilmesi amacıyla yapılan teknik uygulamalardır” dedi.

 

"YATIRIM EKSİKLİĞİ VARSA DENETLEYİCİ KURUMLAR DA SORGULANMALI"

 

Elektrik dağıtım sektörünün yalnızca şirketlerden ibaret olmadığını; Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, EPDK ve TEİAŞ gibi kamu kurumlarının da içinde bulunduğu bütüncül bir sistem olduğunu belirten Atar, eleştirilerin hedefi konusunda şu soruyu yöneltti:

"Eğer gerçekten yatırım eksikliği veya bakım yetersizliği bulunduğu ileri sürülüyorsa, bu durumun yalnızca dağıtım şirketleri açısından değil; yatırım programlarını onaylayan, denetleyen ve uygulanmasını izleyen ilgili kamu kurumları yönünden de birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Neden bu değerlendirmeler yalnızca dağıtım şirketi üzerinden yapılmakta; sektörü düzenleyen ve denetleyen ilgili kamu kurumlarının süreçteki sorumlulukları aynı kapsamda değerlendirilmemektedir?"

 

YATIRIM VE TARİFE DENGESİ

 

Dağıtım şirketlerinin EPDK tarafından sıkı bir performans ve yaptırım-teşvik mekanizmasıyla denetlendiğini hatırlatan Atar, yatırım bütçeleri belirlenirken vatandaşın faturalarına yansıyacak maliyetin de hesaplandığını belirtti. Atar, "Daha fazla yatırım ile tüketicinin ödeyeceği bedel arasında hassas bir denge kurulması zorunludur. Bu nedenle yatırım programları; teknik ihtiyaçlar, ekonomik sürdürülebilirlik ve kamu yararı birlikte gözetilerek oluşturulmaktadır" dedi.

 

"AMACIMIZ KURUMLARI SAVUNMAK DEĞİL, DOĞRU BİLGİLENDİRMEK"

 

Son tarife dönemlerinde Toroslar EDAŞ’ın yatırım performansı bakımından sektör içinde öne çıkan şirketlerden biri olduğunu ve Mersin özelinde önemli projeleri hayata geçirdiğini ifade eden Atar, "Mevcut yatırımların yanı sıra sahada gece gündüz görev yapan mühendislerin, teknikerlerin ve teknik personelin özverili çalışmalarının da göz ardı edilmemesi gerektiği kanaatindeyiz” diye konuştu.

Açıklamanın sonunda amaçlarının herhangi bir kurumu savunmak ya da suçlamak olmadığının altını çizen Seyfettin Atar, Mersin halkının kesintisiz ve kaliteli enerjiye ulaşabilmesi için çözümlerin bilimsel analizlere dayanması gerektiğini vurguladı. Atar, "Eleştirilerin; çözüm üretmeyi hedefleyen, teknik gerçeklere dayanan ve tüm sorumluluk zincirini birlikte değerlendiren bir anlayışla yapılması hem kamu yararı hem de Mersin'imizin geleceği açısından daha doğru olacaktır" diyerek tüm paydaşları ortak ve şeffaf bir değerlendirme sürecine davet etti.