Mersin’in hazır giyim ihracatında rekor artış

Mersin, hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe yılın ilk yarısında yakaladığı ihracat başarısıyla dikkat çekti. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Tekstil, Konfeksiyon ve Ayakkabı Sanayi Meslek Komitesi Meclis Üyesi Salihcan Sağlam, sektörün ocak-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 144,9 büyüyerek 160 milyon 774 bin 500 dolarlık ihracata ulaştığını açıkladı.

Mersin’in hazır giyim ihracatında rekor artış


Bu performansla hazır giyim ve konfeksiyon sektörü, yaş meyve-sebze ile hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörlerinin ardından Mersin'in en fazla ihracat yapan üçüncü sektörü konumuna yükseldi.

Sağlam, ihracattaki güçlü artışın tek bir nedene bağlı olmadığını belirterek, deprem sonrası üretim altyapısını yeniden ayağa kaldıran firmaların ihracata yeniden katkı sağlaması, mevcut tesislerin tam kapasite ve daha verimli çalışması ile yeni pazarlarda oluşan talebin bu başarıda önemli rol oynadığını ifade etti. Küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmelerin de sektöre olumlu yansıdığını dile getiren Sağlam, özellikle İran-İsrail gerilimi ve küresel tedarik zincirindeki değişimlerin Türkiye'yi avantajlı konuma taşıdığını söyledi. Türkiye'nin coğrafi yakınlığı, hızlı teslimat kabiliyeti ve üretim esnekliğinin Mersinli firmalara yeni siparişler kazandırdığını kaydetti.

 

KAZAKİSTAN VE IRAK'TAN GÜÇLÜ TALEP

 

İhracat pazarlarında da önemli değişimler yaşandığını belirten Sağlam, Almanya, Hollanda ve İspanya'nın önemini koruduğunu, ancak en dikkat çekici artışın Kazakistan ve Irak pazarlarında gerçekleştiğini söyledi. Yakın coğrafyadaki yeni pazarların sektörün tek bir bölgeye bağımlılığını azalttığını vurgulayan Sağlam, Avrupa'nın ana pazar olmayı sürdürdüğünü ancak Türk Cumhuriyetleri ve Orta Doğu'dan gelen talebin ihracat çeşitliliğini artırdığını dile getirdi.

 

BÜYÜMENİN ANAHTARI VERİMLİLİK

 

İhracattaki yükselişin yeni fabrika yatırımlarından çok mevcut tesislerin daha verimli kullanılmasından kaynaklandığını ifade eden Sağlam, üretim planlamasının geliştirilmesi, atıl sürelerin azaltılması ve sipariş yönetiminin iyileştirilmesi sayesinde fabrikaların yüksek kapasiteyle çalıştığını söyledi. Son dönemde firmaların dijitalleşme, makine modernizasyonu, enerji verimliliği ve yalın üretim uygulamalarına yatırım yaptığını belirten Sağlam, küresel rekabette artık yalnızca fiyatın değil; çevresel standartlar, teslimat performansı ve üretim esnekliğinin de belirleyici hale geldiğini kaydetti.

 

"MEVCUT SEVİYEYİ KORUMAK BAŞARI OLACAK"

 

Yılın ikinci yarısına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sağlam, mevcut üretim tesislerinin kapasite sınırına ulaştığını belirterek, ilk altı ayda yakalanan büyüme hızının aynı şekilde sürdürülmesinin kolay olmadığını söyledi. İran-İsrail savaşının seyrinin sipariş akışını etkileyebileceğine dikkat çeken Sağlam, yaz sezonu üretimlerinin tamamlanmasının ardından siparişlerde yavaşlama yaşanabileceğini ifade etti. Bu nedenle yılın ikinci yarısında mevcut üretim ve ihracat seviyesinin korunmasının sektör açısından önemli bir başarı olacağını vurguladı.

 

AMERİKA PAZARI HEDEFTE

 

Sektörün sürdürülebilir büyümesi için Amerika pazarının büyük önem taşıdığını dile getiren Sağlam, vergisel engellerin aşılması halinde ihracatın yıl geneline daha dengeli yayılabileceğini söyledi. Avrupa, Orta Asya, Orta Doğu ve Amerika pazarlarının birlikte geliştirilmesinin üretim sürekliliğini güçlendireceğini ifade etti.

 

MALİYETLER VE NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ ÖNE ÇIKIYOR

 

Hazır giyim sektöründe işçilik maliyetlerinin üretim giderlerinde önemli yer tuttuğunu belirten Sağlam, döviz kurundaki artışın maliyetleri karşılamada yetersiz kaldığını, enerji giderleri, finansmana erişim ve kur dengesinin rekabet gücünü doğrudan etkilediğini söyledi. Sektörün önündeki en önemli sorunlardan birinin nitelikli iş gücü eksikliği olduğuna dikkat çeken Sağlam, gençlerin tekstil sektörüne yönlendirilmesi ve mesleki eğitim programlarının sanayinin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtti. Sağlam, önümüzdeki dönemde sektörün başarısının daha fazla üretmekten çok daha yüksek katma değerli üretim, tasarım, markalaşma, sürdürülebilirlik ve yeni pazarlara açılma stratejileriyle şekilleneceğini sözlerine ekledi. (Haber Merkezi)