Mersin’de emeklilerden TÜİK ve zam protestosu

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon verilerini açıklamasının ardından emekli maaşlarına yapılacak zam oranının yüzde 17,76’da kalması, Mersin’de emeklileri sokağa döktü.  Açıklanan rakama tepki gösteren yurttaşlar, rakamların hayatın gerçekliğiyle uyuşmadığını dile getirdi.

Mersin’de emeklilerden TÜİK ve zam protestosu


Türkiye Emekliler Derneği (TÜED), 2021 Tüm Emekliler Sendikası, Tüm Emekliler Derneği ve Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından Özgür Çocuk Parkı’nda düzenlenen ortak basın açıklamasını, 2021 Tüm Emekli Sen Mersin Şube Başkanı Hüseyin Kurt okudu.

 

"TÜİK RAKAMLARLA ALDATIYOR, ENFLASYON FARKI ZAM DEĞİLDİR"

 

TÜİK’in verilerinin gerçeği yansıtmadığını belirten Hüseyin Kurt, enflasyon farkının "zam" adı altında sunulmasının dilin hileli bir kullanımı olduğunu söyledi. Kurt, şu ifadeleri kullandı:

"İktidarın emrindeki TÜİK’in ısmarlama oranları hayatın gerçekleriyle uyuşmuyor. İnandık mı? Hayır! Aylıklarımıza gerçekten zam yapılsa, geçim koşullarımızın iyileşmesi, en azından korunması gerekirdi. Yoksulluk, tüm emeklilere başka çare yokmuşçasına dayatılıyor. Ama çare var; yoksulluğa karşı mücadeleyi yükseltiyoruz."

 

"AYLIKLARIMIZIN YARISI GASBEDİLDİ"

 

2002 yılından bu yana emekli maaşlarının asgari ücret karşısında ciddi şekilde eridiğini vurgulayan Kurt, çarpıcı bir kıyaslama yaptı. Kurt, 2002 yılının Aralık ayında asgari ücret 184 TL iken en düşük emekli aylığının bunun yüzde 40 fazlası olan 257 TL seviyesinde bulunduğunu hatırlattı. Buna karşın 2026 yılının Ocak-Haziran dönemi için en düşük emekli aylığının 20 bin TL olarak uygulandığını belirten Kurt, asgari ücretin yüzde 40 fazlası hesaplandığında bu tutarın aslında 39 bin 305 TL olması gerektiğini ifade etti.

Kurt, refah payı hariç yapılan düz hesapla bile emekli aylıklarının yarısının gasbedildiğini, memur emeklilerine 3 yıldır hukuksuz şekilde verilmeyen 8 bin 77 TL'lik seyyanen zamlar için de Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) bireysel başvurularla birlikte "1 milyon dilekçe" kampanyasının sürdüğünü hatırlattı.

 

"PARA RANTİYEYE VAR, EMEKLİYE YOK"

 

Ekonomik krizin faturasının emekçiye kesilmesini eleştiren Kurt, "Paradan para kazananlar, 1 milyon lirayı bir aylığına bankaya yatırdığında bir asgari ücretten fazla faiz geliri elde ediyor. Bu faizler ödenirken 'enflasyon artar' demeyen iktidar, sıra emeklinin aylığına gelince 'enflasyon azar' diyor" sözleriyle ekonomi politikalarına tepki gösterdi. Ayrıca Sümerbank, Türk Telekom, Tüpraş ve Şeker Fabrikaları gibi özelleştirilen tüm kamu varlıklarının yeniden kamulaştırılması gerektiğinin altını çizdi.

 

EMEKLİLERİN 11 MADDELİK ACİL TALEPLERİ

 

Basın açıklamasının sonunda, hükümete ve TBMM'ye yönelik acil talepler şu şekilde sıralandı:

“En düşük emekli, dul ve yetim maaşı, en düşük memur maaşına eşitlensin.

Aylık bağlama oranı yeniden yüzde 70’e çıkarılsın; güncelleme katsayısına milli gelir artışından pay eklensin.

Emekli aylıkları TÜİK’in değil, bağımsız kurumların açıkladığı gerçek enflasyona göre otomatik güncellensin.

Emekli, dul ve yetimlere Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında olmak üzere yılda 4 kez asgari ücret tutarında ikramiye verilsin.

Tüm emekli, dul ve yetimlerin kök maaşlarına acilen seyyanen zam yapılsın.

TBMM’den emekli sendikaları statü yasası çıkarılsın, toplu sözleşme hakkı anayasal güvenceye alınsın.

Maaşlardan kesilen muayene ve ilaç dahil tüm sağlık kesintileri kaldırılsın.

Şehir içi tüm toplu taşıma araçları emeklilere ve eşlerine ücretsiz olsun.

Temel gıda, elektrik, su ve doğalgaz faturalarından KDV kaldırılsın; temel yaşama yetecek kadarı ücretsiz sağlansın.

Banka promosyonları her yıl aylık artış oranına göre güncellensin.

Evi olmayan emeklilere TOKİ eliyle ucuz konut sağlansın, konut sahibi olana kadar barınma yardımı yapılsın.” (Haber Merkezi)