Olayın kamuoyuna yansımasının ardından yazılı bir açıklama yapan Kocamaz, yaşanan süreci ayrıntılarıyla anlattı.
Kocamaz, 14 Haziran 2026 tarihinde Ankara'daki evinde istirahat ettiği sırada telefonla arandığını belirterek, arayan kişilerin kendilerini Mersin TEM Müdürlüğü Operasyon Ekibi olarak tanıttıklarını söyledi. Şüphelilerin, kendisi ve eşi adına sahte kimliklerle işlem yapan kişilerin yakalandığını, banka hesapları ve tapu kayıtlarının suç örgütleri tarafından kullanıldığını öne sürdüklerini ifade etti.
Dosyada gizlilik kararı bulunduğu gerekçesiyle çocuklarıyla dahi konuşmaması yönünde uyarıldığını belirten Kocamaz, şüphelilerin kendisine detaylı bilgiler vererek güven kazandığını anlattı.
"DEVLETİMİZE YARDIMCI OLMAK AMACIYLA TESLİM ETTİM"
Açıklamasında yaşadığı süreci aktaran Kocamaz, şu ifadeleri kullandı:
"Bu şahıslar, para transferi yapan insanları belirlemek amacıyla bizim hesabımızdan onların hesabına para transferi yapılması gerektiğini söylediler. Daha sonra mevcut ziynet eşyalarımızı fotoğraflandırıp göndermemizi ve laboratuvarda incelenmek üzere teslim etmemizi istediler. Ben de bugüne kadar alnımın akıyla edindiğim birikimleri korkusuzca ve devletimize güvenerek verip incelenmesinde herhangi bir sakınca görmediğimi düşünerek teslim ettim."
Şüphelilere güvendiğini belirten Kocamaz, "Çiğ yemedim ki, karnım ağrısın diyerek devletimize yardımcı olmak amacıyla polis olduğunu düşündüğüm şahıslara teslim ettim" dedi.
TESLİM TUTANAĞI VERİLMEMESİ ŞÜPHE UYANDIRDI
Kocamaz, altın ve diğer değerli eşyaları teslim ettikten sonra herhangi bir resmi evrak verilmemesinin kendisinde şüphe oluşturduğunu belirtti.
"Çantayı teslim ettiğimde bir teslim tutanağı bekledim. Resmi prosedürün bu şekilde olması gerektiğini düşündüm. Evrak verilmeyince kafamda şüpheler oluştu" diyen Kocamaz, bunun üzerine Mersin İl Emniyet Müdürü'nü aradığını ve söz konusu kişilerin emniyet personeli olmadığının ortaya çıktığını aktardı.
Ankara Emniyeti'nin hızlı müdahalesiyle şüphelilerin takibe alındığını kaydeden Kocamaz, operasyon sonucunda zanlıların yakalandığını ve tutuklandığını öğrendiğini ifade etti.
"E-DEVLET ŞİFREM OLMADAN BU BİLGİLERE NASIL ULAŞTILAR?"
Yaşananların ardından bazı soru işaretlerinin bulunduğunu vurgulayan Kocamaz, kişisel bilgilerinin nasıl ele geçirildiğinin araştırılması gerektiğini söyledi.
Kocamaz, "Bir şebeke benim E-Devlet şifremi bilmeden tüm banka hesaplarımı, tapu kayıtlarımı nasıl ve nereden elde edebiliyor? Bana, benim bile unuttuğum ailemden kalan hisselerle ilgili bilgiler verdiler" ifadelerini kullandı.
"HİÇ KİMSEYE VEREMEYECEĞİM HESABIM YOK"
Açıklamasının sonunda kamuoyuna seslenen Kocamaz, olay nedeniyle gündeme gelmekten üzüntü duyduğunu belirterek şunları kaydetti:
"Geçirmekte olduğum rahatsızlık, kullandığım ilaçlar ve devletime olan aşırı güven nedeniyle bu tatsız olayı yaşadım. Hiç kimseye hiçbir konuda veremeyeceğim hiçbir hesabım yoktur. Benim tüm hassasiyetim ülkeme ve devletime karşı taşıdığım sorumluluktandır."
Kocamaz ayrıca, olayın ortaya çıkarılması ve şebekenin çökertilmesi nedeniyle emniyet güçlerine teşekkür ederek, soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklediğini ifade etti. (Haber Merkezi)


