Kayan, liman işletmesinin TL ile maliyetlerine rağmen hizmet bedellerini dolar üzerinden tahsil etmesinin adil olmadığını belirterek, “Türkiye’de faaliyet gösteren, maliyetlerinin önemli bölümünü Türk Lirası ile karşılayan bir liman işletmesinin hizmet bedellerini dolar üzerinden tahsil etmesi ve buna ek olarak tarifeyi Brent petrol fiyatına endekslemesi kabul edilemez” dedi.
Limanın yalnızca bir şirketin değil, bölge ve ülke ekonomisi için stratejik bir değer olduğunu vurgulayan Kayan, “Mersin Limanı bir şirketin gelir kapısı olarak görülemez” ifadelerini kullandı. Liman maliyetlerindeki artışların ihracatçıyı ve sanayiciyi doğrudan etkilediğini belirtti.
Enerji katkı payındaki yeni düzenlemeye de değinen Kayan, 20 ft konteynerlerde 2,63 ile 7,63 dolar, 40 ve 45 ft konteynerlerde ise 5,25 ile 15,25 dolar arasında değişen ek maliyetlerin sektöre ek yük getirdiğini söyledi.
Pazar ve maliyet dengesine ilişkin değerlendirmesinde ise Kayan, “Sanayici plan yapıyor, liman tarifesi sürekli değişiyor” diyerek öngörülemez fiyatlandırmanın üretim ve ihracat planlarını zorlaştırdığını ifade etti.
Alternatifsizliğin sektörü zor durumda bıraktığını da dile getiren Kayan, “Alternatifsizlik paydaşları çaresiz bırakmamalı” sözleriyle limanın stratejik önemine dikkat çekti.
Son olarak sektörün ortak hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kayan, oda ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunarak, Mersin’in ortak menfaatlerini koruyacak şeffaf ve adil bir tarife sistemi oluşturulması gerektiğini ifade etti. (Haber Merkezi)


