Bir dönem bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri olan tarihi su değirmeni, teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel yapısını koruyarak faaliyetini sürdürüyor. Yağışların ardından su kaynaklarının güçlenmesiyle birlikte değirmenin çarkları yeniden hareket kazandı.
DEDEDEN KALAN MİRAS YAŞATILIYOR
Mahallede “Gezgin Onur” olarak tanınan Onur Çınar, çocukluk yıllarından bu yana içinde büyüdüğü değirmeni bugün büyük bir özveriyle işletiyor. Ailesinden kalan bu tarihi mirası yaşatmaya çalıştığını belirten Çınar, değirmenin yalnızca bir üretim alanı değil, aynı zamanda bölgenin ortak kültürel hafızasının parçası olduğunu söyledi. Çınar, “Bu değirmen bize dededen kalan bir miras. Ben devraldım, inşallah benden sonra da devam edecek. Burada hem vatandaşların ürünlerini öğütüyoruz hem de bu kültürün kaybolmaması için mücadele ediyoruz” dedi.
GEÇMİŞTE ÜRETİMİN MERKEZİYDİ
Güngören Mahallesi Muhtarı Murat Tere ise geçmişte bölgede üç su değirmeni bulunduğunu, bunlardan birinin zamanla faaliyetini durdurduğunu, bugün ise iki değirmenin ayakta kaldığını ifade etti. Eskiden mahallede yoğun mısır üretimi yapıldığını anlatan Tere, değirmenlerin sadece üretim değil aynı zamanda sosyal yaşamın da merkezi olduğunu belirterek, “Değirmenlerin önünde kuyruklar oluşurdu. İnsanlar beklerken sohbet eder, çayını kahvesini içerdi. Burası aynı zamanda bir buluşma noktasıydı” diye konuştu.
GÖÇ VE KURAKLIK TEHDİT EDİYOR
Mahallede genç nüfusun giderek azaldığını vurgulayan Tere, tarımsal üretimdeki gerilemenin tarihi değirmenlerin geleceğini de tehdit ettiğini söyledi. Yaklaşık 330 nüfuslu mahallede 140 hanenin bulunduğunu belirten Tere, su kaynaklarının yetersizliği nedeniyle gençlerin kentlere göç ettiğini ifade etti. Sulama yatırımlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Tere, “Tarım arazilerine yeterli su ulaştırılırsa gençler yeniden üretime döner. Üretim arttıkça bu tarihi değirmenler de yaşamaya devam eder” dedi.
KÜLTÜREL MİRAS YAŞATILIYOR
Bölgede ayakta kalan iki su değirmeninin korunmasının büyük önem taşıdığını söyleyen Tere, bu yapıların sadece taş ve sudan ibaret olmadığını belirterek, “Bu değirmenler köyümüzün tarihi ve kültürüdür. Geçmişimizin canlı tanıklarıdır” ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)


