ELVAN PEHLİVAN
64. Mut Karacaoğlan Kayısı Kültür ve Sanat Festivali açılış konuşmalarıyla başladı. Mut Belediye Başkanı Murat Orhan konuşmasında Mut’un tarımsal üretimdeki yerine dikkat çekerek festivalin öneminden söz etti.
SEÇER: MUT’TA TARIMSAL ÜRETİME POZİTİF AYRIMCILIK YAPIYORUZ
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise festivalin uzun yıllar kesintisiz sürdüğünü söyledi. Mut’un Türkiye’nin önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri olduğunu belirten Seçer, "Mut; kayısı, zeytin ve erik üretiminde Türkiye'nin en önemli merkezlerinden biri. Burayı değerli kılan sadece toprağı ve iklimi değil, çalışkan Mut insanıdır. Üreticilerimizin emeğine sağlık, ürünleri bereketli olsun" dedi. Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak üreticilere yönelik önemli destekler sunduklarını ifade eden Seçer, "Mut'ta tarımsal üretime yönelik desteklerde pozitif ayrımcılık yapıyoruz. Desteklerimiz torpile ya da partiliye değil, alın teriyle üreten çiftçimize gidiyor" diye konuştu.
“BU GİRİŞİMİN AMACI CHP’NİN İÇİNE NİFAK SOKMAK, PARTİYİ ZAYIFLATMAKTIR”
Konuşmasında ülke gündemine de değinen Seçer, CHP'ye yönelik son tartışmaların demokrasi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Bu girişimin amacı güçlü bir muhalefet partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin içine nifak sokmak, partiyi zayıflatmaktır. Ancak CHP'nin tarihsel birikimi ve deneyimi bu tür girişimlerin üstesinden gelmeye yeterlidir" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun süreçte ortaya koyduğu tavrı da takdir eden Seçer, “Sayın Dervişoğlu'na çok teşekkür ediyorum. Türkiye demokrasisi adına, Türkiye'nin bir hukuk devleti olması adına, geleceğimiz adına tavrını koydu. Doğrudan yana koydu, haktan, hukuktan, adaletten yana koyduğu için kendisine teşekkür ediyorum” diye konuştu.
DERVİŞOĞLU: DEMOKRASİYE VE MİLLET İRADESİNE SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİDİR
Festivalde konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, festivallerin kültürel birlikteliği güçlendiren önemli organizasyonlar olduğunu belirterek, Mut Belediyesi'ne teşekkür etti. Konuşmasının önemli bölümünü ülke gündemine ayıran Dervişoğlu, son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi etrafında yaşanan tartışmalara değinerek, hukukun ve demokrasinin korunmasının herkes için ortak sorumluluk olduğunu söyledi. "Ben hukuktan yana, adaletten yana, demokrasiden yana biriyim" diyen Dervişoğlu, "Ortaya koyduğum tavır herhangi bir siyasi hesapla değil, tarihin ve vicdanın yüklediği sorumlulukla ilgilidir. Benden beklenen neyse onu yaptım. Çünkü demokrasiye ve millet iradesine sahip çıkmak hepimizin görevidir" dedi.
“BİR TOPLUMDA ADALET DUYGUSU ZEDELENİRSE, ZEDELENMEMİŞ HİÇBİR KURUM KALMAZ”
Türkiye'de vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlarının konuşulması gerekirken siyasetin kendi sorunlarının gündem haline geldiğini belirten Dervişoğlu, "Vatandaşın geçim sıkıntısı, çiftçinin üretim maliyeti, emeklinin yaşam mücadelesi konuşulması gerekirken, insanlar siyaset kurumunun yaşadığı krizleri tartışmak zorunda bırakılıyor" diye konuştu.
Adaletin bir ülkenin temel direği olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, "Bir toplumda adalet duygusu zedelenirse, zedelenmemiş hiçbir kurum kalmaz. Adaletin olmadığı yerde demokrasi tam anlamıyla yaşayamaz. Hukuk devleti ilkesinin korunması hepimiz için vazgeçilmezdir" ifadelerini kullandı.
“HER SEFERİNDE MİLLET İRADESİ YENİDEN GÜÇ KAZANMAYI BAŞARDI, KİMSENİN UMUTSUZLUĞA KAPILMASINA GEREK YOKTUR”
Türk siyasetinde yargının siyasi tartışmaların aracı haline getirilmemesi gerektiğini savunan Dervişoğlu, "Siyasi partiler birbirlerinin düşmanı değildir. Siyasi partiler demokrasinin gereği olarak birbirlerinin rakibidir. Bu rekabetin sonuçlanacağı yer mahkeme salonları değil, milletin iradesinin tecelli ettiği sandıktır" dedi.
Türkiye'nin geçmişte birçok zorlu süreçten geçtiğini hatırlatan Dervişoğlu, Türk milletinin demokrasiye sahip çıkacak iradeye ve birikime sahip olduğunu belirterek, "Bu ülke darbeler gördü, siyasi krizler yaşadı, olağanüstü dönemlerden geçti. Ancak her seferinde millet iradesi yeniden güç kazanmayı başardı. Türk milleti her türlü zorluğun üstesinden gelebilecek kudrete sahiptir. Kimsenin umutsuzluğa kapılmasına gerek yoktur” diye konuştu.
Ekonomik sorunlara da değinen Dervişoğlu, çiftçinin, emeklinin, işçinin ve gençlerin yaşadığı sıkıntılara dikkat çekerek, Türkiye'nin yeniden hukukun üstünlüğüne, üretime ve adalete dayalı bir yönetim anlayışına ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Konuşmasının sonunda birlik ve beraberlik mesajı veren Dervişoğlu, "Ömrümün son nefesine kadar hukuk, adalet, demokrasi ve hürriyet mücadelesini sürdürmeye devam edeceğim. Türkiye'nin geleceğine millet karar verecek ve millet iradesinin üzerinde hiçbir güç olmayacaktır" dedi.


