Akdeniz tarımı iklim baskısı altında

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nın (MTSO) düzenlediği Ekonomi Sohbetleri’nin konuğu olan Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat, küresel iklim değişikliğinin tarım sektörüne etkilerini ve Türkiye’nin bu süreçte izlemesi gereken yol haritasını değerlendirdi.

Akdeniz tarımı iklim baskısı altında


Tarımın iklim değişikliğinden en fazla etkilenen sektörlerin başında geldiğini vurgulayan Donat, özellikle Akdeniz Havzası’nda yer alan Türkiye’de bu etkinin her geçen gün daha fazla hissedildiğini söyledi. “İklim değişikliği tüm sektörleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkiliyor ancak tarım bunlardan en fazla etkilenenlerden biri” diyen Donat, meteorolojik verilerin de bu tabloyu doğruladığını belirtti. Kuraklık ve zirai don gibi afetlerin tarımsal üretimde ciddi kayıplara yol açtığını ifade eden Donat, “Mersin de maalesef bu riski en çok gören, yaşayan ve bundan sonraki dönemde de yüzleşecek olan şehirlerden bir tanesi” dedi.

 

“ÜRETİM DESENİ YENİDEN DÜŞÜNÜLMELİ”

 

İklim değişikliğine uyum konusunda yeni bir üretim planlamasının zorunlu hale geldiğini kaydeden Donat, bölgede geleneksel olarak yetiştirilen bazı ürünlerin gelecekte aynı verimlilikle üretilemeyebileceğine dikkat çekti.

Donat, “Önümüzdeki dönemde hem hava sıcaklıkları hem yağışlar hem de diğer faktörler bazı ürünlerin bugünkü kadar üretilmesine olanak tanımayabilir. Bu nedenle önümüzdeki 10, 20 ve 50 yıllık dönemlere ilişkin yeni bir strateji ortaya koymamız gerekiyor. Üretim deseni üzerine yeniden düşünülmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

 

“SU SORUNU TÜRKİYE’NİN HER YERİNDE”

 

Su kaynakları konusunun yalnızca İç Anadolu ile sınırlı olmadığını belirten Donat, Türkiye’nin birçok bölgesinde su kıtlığının hissedilmeye başladığını söyledi.

Yer altı su seviyelerindeki düşüşe dikkat çeken Donat, “Su kaynakları her ne kadar Konya Havzası ile gündeme gelse de Türkiye’nin dört bir tarafında su problemi var. Çukurova’da, Amik Ovası’nda ve bu bölgede de yer altı sularının ciddi şekilde çekildiğini görüyoruz” dedi.

Yağış rejimindeki değişimlerin de risk oluşturduğunu ifade eden Donat, kar yağışlarının azalması ve yağışların düzensizleşmesinin gelecekte su konusunda daha büyük sorunlara yol açabileceğini dile getirdi.

 

“YENİ BİR İHRACAT STRATEJİSİNE İHTİYAÇ VAR”

 

Tarımda uygulanacak destek mekanizmalarının yalnızca üretim maliyetlerini değil, ürünlerin pazarlanması ve ihracat süreçlerini de kapsaması gerektiğini belirten Donat, dış ticarette de yeni bir yol haritasına ihtiyaç olduğunu söyledi.

Mersin’in lojistik avantajlarına dikkat çeken Donat, “Buradaki kastım sadece üretimin maliyetini baz alan bir destek mekanizması değil. O ürünün hangi pazara nasıl ihraç edileceğiyle ilgili de planlama yapılmalı. Dış ticaret tarafında yeni bir oyun planına ihtiyacımız var” diye konuştu.

Mersin’in limanı ve lojistik altyapısıyla önemli bir merkez olduğuna işaret eden Donat, doğru planlama yapılması halinde iklim değişikliğinin oluşturduğu risklerin fırsata dönüştürülebileceğini sözlerine ekledi. (Haber Merkezi)