Köy kahvesi önünde toplanan yurttaşlar “Havamızı, suyumuzu, gıdamızı zehirleyecek boksit madenini istemiyoruz” yazılı pankart açtı. Köylüler, projeden vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
Eyleme CHP Mersin Milletvekili Talat Dinçer, siyasi parti temsilcileri ve STK’lar da destek verdi.
Grup adına basın açıklamasını okuyan Serdar Erkan, yapılmak istenen maden genişlemesinin ciddi çevresel ve toplumsal sonuçlar doğuracağını belirterek “Bugün burada, Arslanköy Yaylası’nda ve çevre köylerde yaşayan yurttaşların en temel yaşam haklarına, doğamıza, havamıza ve suyumuza yönelik büyük bir tehdit karşısında sesimizi duyurmak için toplandık. Anayasamızın 56. maddesi çevreyi korumayı hem bir hak hem de bir sorumluluk olarak tanımlamaktadır. Bu kapsamda, Berus Madencilik tarafından başlatılan ve binlerce dönümü kapsayan yeni ruhsat başvurusuna karşı çıkıyoruz” dedi.
Boksit madenciliğinin içerdiği risklere dikkat çeken Erkan, “Bilimsel çalışmalarda boksit içerisinde arsenik ve radyoaktif maddeler gibi insan sağlığına doğrudan zarar verebilecek unsurların bulunduğu ortaya konmuştur. Bu durum yalnızca doğayı değil, bölgede yaşayan tüm canlıları tehdit etmektedir” dedi.
Bölgedeki mevcut maden faaliyetlerinin dahi ciddi sorunlar yarattığını vurgulayan Erkan, ulaşım ve altyapı risklerine de dikkat çekti:
“Halihazırda bölgede faaliyet gösteren maden sahaları nedeniyle dar ve tek şeritli yollarda yoğun kamyon trafiği oluşmakta, sık sık kazalar yaşanmaktadır. Yeni kapasite artışıyla bu yük daha da artacak, mevcut yollar bu trafiği kaldıramayacaktır.”
Projeyle birlikte su kaynaklarının da risk altında olduğunu ifade eden Erkan, “Patlatmalar sonucu yer altı su kaynaklarının zarar görmesi, suya arsenik ve benzeri zararlı maddelerin karışması ihtimali oldukça yüksektir. Bu durum, Arslanköy’den Akdeniz’e ulaşan su sistemini de etkileyerek geniş bir ekosistemi tehdit edecektir” diye konuştu.
Açıklamada ayrıca, projeyi yürüten şirketlerin ortaklık yapısının şeffaf olmadığı iddia edilerek yetkililere çağrıda bulunuldu. Erkan, “Bu projelerin arkasındaki ortaklık yapıları kamuoyuna açık bir şekilde paylaşılmalıdır. Çünkü bu tür büyük ölçekli yatırımların etkileri yalnızca yerel değil, bölgesel sonuçlar doğurmaktadır” dedi.
Yurttaşlar ve çevreciler, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlara çağrıda bulunarak, projenin iptal edilmesini ve doğayı koruyacak politikaların hayata geçirilmesini talep etti. (Haber Merkezi)

