Tarımın diğer sektörlerle aynı ölçekte değerlendirilemeyeceğini belirten Çakır, “Tarım olmazsa sanayi olmaz, turizm olmaz, lojistik olmaz. Tarım bir sektör değil, korunması gereken bir varlıktır” değerlendirmesini yaptı. Planlı üretim ve uluslararası iş birliklerinin önemine değinen Çakır, özellikle Akdeniz havzasındaki ülkelerle üretim planlaması konusunda daha güçlü iş birlikleri kurulması gerektiğini ifade etti. Her ülkenin her ürünü üretmeye çalıştığı bir modelin sürdürülebilir olmadığını belirten Çakır, birbirini tamamlayan üretim modellerinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Çakır ayrıca tarımda sadece üretimin değil tüketim alışkanlıkları ve israfın da tartışılması gerektiğine dikkat çekerek, “Bir tarafta üretim maliyetlerinden şikayet ediyoruz, diğer tarafta ürettiğimizi israf ediyoruz. İsrafı azaltmadan üretimi doğru yönetemeyiz” diye konuştu.
Mersin’in sahip olduğu iklim, üretim kültürü ve lojistik avantajlarıyla akıllı ve planlı tarımın merkezi olabilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Çakır, bu dönüşümün kamu, yerel yönetimler, odalar, kooperatifler ve üreticilerin ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini söyledi.
ALİ EKBER YILDIRIM: ÜRETİCİ DESTEKLENİRSE ZORLUKLAR AŞILIR
Konferansın moderatörlüğünü yapan Tarım Yazarı Ali Ekber Yıldırım, 2025 yılının tarım açısından oldukça zor geçtiğini belirterek zirai don, kuraklık ve aşırı sıcakların üretimi olumsuz etkilediğini söyledi. TÜİK verilerine göre tarımın 2025’te yüzde 8,8 küçüldüğünü hatırlatan Yıldırım, 2026’ya umutla başlanmasına rağmen jeopolitik gelişmelerin maliyetleri yeniden artırdığını ifade etti. Artan gübre, enerji ve akaryakıt fiyatlarının üreticiyi zorladığını dile getiren Yıldırım, üreticinin desteklenmesi halinde sektörün bu süreci daha kolay atlatabileceğini söyledi. Yıldırım, özellikle yerel yönetimlerin üreticiye daha hızlı destek sağlayabildiğine dikkat çekti. (Haber Merkezi)

