Araç muayenesinde şeffaflık krizi

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış’ın araç muayene ücretlerindeki artışlar ve Türk Araç Muayene İstasyonları’nın (TÜVTÜRK) mali yapısına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle verdiği önergeye Bakanlıktan yanıt geldi. Kış, gelen cevabın, soruların özüne temas etmekten özellikle kaçındığını belirterek, “Bu bir cevap değil; sorumluluktan kaçınma metnidir. TÜVTÜRK’te milyarlarca gelir var, rakam yok” dedi.

Araç muayenesinde şeffaflık krizi


TÜVTÜRK araç muayene istasyonlarında randevu bulunamaması ve uzun kuyruklar vatandaşların tepkisini çekmeye devam ediyor. Artan araç sayısına karşın istasyon kapasitesinin aynı oranda artmaması, yoğunluğun temel nedeni olarak gösteriliyor. 2004 yılında yapılan ihale sürecinde Türkiye’de yaklaşık 10 milyon motorlu taşıt bulunurken, sistem 189 istasyon şartıyla devreye alındı. Ancak günümüzde motorlu taşıt sayısının 34 milyona ulaştığı, yani yaklaşık yüzde 340 oranında arttığı belirtiliyor. Buna karşın istasyon sayısının yalnızca 220’ye yükseldiği ifade ediliyor.

Eleştirilerin bir diğer odağında ise muayene teknolojisi bulunuyor. Sistemlerin büyük ölçüde yıllar önce kurulan altyapıya dayandığı, araçların gelişmiş otomasyonlu hatlarda kontrol edildiği ancak kapasite artışının aynı hızda gerçekleşmediği ifade ediliyor. Bazı vatandaşlar, mevcut sistemi “yoğun ve uzun süren kontrol süreci” nedeniyle modern ülkelerdeki daha hızlı muayene uygulamalarıyla kıyaslıyor.

 

MİLLETVEKİLİ KIŞ, BAKANLIĞA TÜVTÜRK’ÜN MALİ YAPISINI SORDU

 

Yoğunluk ve randevu sorununa ilişkin tartışmalar sürerken CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış,  geçtiğimiz aylarda TÜVTÜRK’ün mali yapısına ilişkin Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na yazılı bir soru önergesi verdi.  TÜVTÜRK’ün tekel konumunda olduğundan söz eden Kış, “Hususi araçlarını iki yılda bir, ticari ve yük taşıyan araçlarını ise her yıl muayene ettirmek zorunda olan yurttaşlar, bu tekel yapı nedeniyle alternatifsiz bırakılmakta ve fahiş ücretlerle karşı karşıya kalmaktadır. 2026 yılı itibarıyla araç muayene ücretleri; otomobil, minibüs ve kamyonetler için 3 bin 288 TL, otobüs, kamyon, çekici ve tankerler için 4 bin 446 TL, traktör ve motosikletler için bin 674 TL olarak belirlenmiştir. Son iki yılda araç muayene ücretleri, otomobil grubunda yaklaşık yüzde 81, ağır vasıta grubunda yaklaşık yüzde 144 oranında artmıştır. Egzoz gazı emisyon ölçüm ücreti ise yalnızca bir yılda yüzde 25 artarak 460 TL'ye yükselmiştir. Birkaç dakika süren rutin bir muayene işlemi sonrası, yurttaşlar bu bedelleri itiraz etme ve alternatif kullanma imkânı olmaksızın ödemek zorunda bırakılmaktadır. Öte yandan 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'nun 17'nci maddesinde, "Kredi kartı ile yapılan ödemelerde tüketiciden komisyon talep edilemez" hükmü yer almasına rağmen, TÜVTÜRK kredi kartı ve banka kartı ödemelerinde ek hizmet bedeli tahsil etmektedir. Bu uygulama, vatandaşın cebine doğrudan ek yük bindirmektedir” dedi.

 

 

ARAÇ MUAYENELERİNDEN NE KADAR GELİR ELDE EDİLİYOR?

 

Kış, TÜVTÜRK’ün mali yapısıyla ilgili şu sorulara yanıt aradı:

“2024 ve 2025 yıllarında, egzoz ve emisyon ölçümleri dâhil olmak üzere kaç aracın muayenesi gerçekleştirilmiştir? Bu muayenelerden yıllar itibarıyla elde edilen toplam gelir ne kadardır?

Araç muayene istasyonlarının özelleştirildiği 2005 yılından bugüne kadar, TÜVTÜRK tarafından elde edilen toplam gelir ne kadardır? Bu gelirlerin ne kadarı Hazine'ye aktarılmıştır ne kadarı şirket bünyesinde kalmıştır? Son iki yılda araç muayene ücretlerine otomobil grubunda yüzde 81, ağır vasıta grubunda yüzde 144 oranında zam yapılmasının gerekçesi nedir? Bu artışlar hangi maliyet kalemlerine dayandırılmıştır?

TÜVTÜRK'ün kredi kartı ve banka kartı ile yapılan ödemelerde yurttaştan ek hizmet bedeli tahsil etmesinin yasal dayanağı nedir? Bu uygulama hakkında bugüne kadar herhangi bir denetim veya yaptırım uygulanmış mıdır?

TÜVTÜRK'ün tekel konumda faaliyet göstermesi nedeniyle, araç muayene ücretlerinin makul seviyelere çekilmesine veya rekabet ortamının oluşturulmasına yönelik Bakanlığınızın herhangi bir çalışması var mıdır?

Araç muayene süresi ortalama 5-10 dakika olan bir işlem için alınan bu bedellerin, asgari ücret ve emekli maaşları karşısındaki yükü Bakanlığınızca değerlendirilmiş midir?

TÜVTÜRK hakkında geçmiş yıllarda kamuoyuna yansıyan ve yaklaşık 767 milyon TL büyüklüğe ulaştığı ifade edilen; Bakanlığınız tarafından ise "fazla veya hatalı tahakkuk ettirilen tutarların iptali" olarak açıklanan mali işlemler kapsamında, bu düzeltmelerin toplam parasal tutarı ne kadardır, hangi yılları ve hangi vergi/ceza kalemlerini kapsamaktadır ve tekel konumunda faaliyet gösteren bir şirkete ilişkin bu büyüklükte bir hatalı tahakkukun ortaya çıkmasının idari ve teknik gerekçesi nedir; ayrıca benzer hataların tekrar yaşanmaması için hangi denetim mekanizmaları işletilmektedir?”

 

BAKANLIK: TÜVTÜRK SÖZLEŞMESİ 2027’DE SONA ERİYOR

 

Yazılı bir cevap yayınlayan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Kış’ın önergesindeki soruların tamamına yanıt vermekten kaçındı. Bakanlık, TÜVTÜRK ile 15 Ağustos 2007’de 20 yıllığına sözleşme imzalandığını bu süreçte herhangi başka bir araç muayene istasyonu açılmasının mümkün olmadığını söyledi.

Yapılan açıklamada, “Araç muayene ücretlerine ilişkin tüm iş ve işlemler; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 35'inci maddesi kapsamında Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmekte ve Bakanlığımızca uygulanmaktadır. Söz konusu maddede; araç muayene ücretlerinin hangi yöntemle ödeneceğine ilişkin açıkça bir hüküm olmaması nedeniyle, imtiyaz süresinin başlangıcından itibaren ödemeler sadece nakit olarak tahsil edilmektedir. Araç sahipleri muayene öncesinde ödeme işlemini gerçekleştirmeden önce gerek araç muayene istasyonlarında gerekse de TÜVTÜRK internet sitesinde kart ile ödeme kanalının tercih edilmesi halinde, ödeme hizmet bedeli tahsil edileceği konusunda bilgilendirilmekte ve bu bilgilendirme sonrasında bu ödeme kanalının kullanılıp kullanılmaması araç sahiplerinin tercihine bırakılmaktadır. Araç Muayene İstasyonlarının yapımı, bakımı ve işletilmesi hizmetlerine ilişkin mevcut imtiyaz sözleşmesinin 15 Ağustos 2027 tarihinde sona erecek olması nedeniyle; araç muayene ücreti komisyon maliyetinin hizmetten yararlanana yansıtılmadan kredi kartı ile tahsil edilmesine ilişkin hususa yeni ihale şartnamesinde yer verilmiştir. Araç muayene istasyonlarında; 2024 ve 2025 yıllarında (ilk muayene ve muayene tekrarı dahil) toplam 32 milyon 810 bin 929 adet muayene işlemi gerçekleştirilmiştir. Egzoz emisyon ölçümlerine ait bilgiler ise; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın uhdesinde bulunmaktadır” ifadeleri kullanıldı.

 

GÜLCAN: SORDUĞUMUZ TEMEL SORULARIN HİÇBİRİNE NET YANIT VERİLMEDİ

 

Bakanlığın cevabının ardından açıklama yapan Kış,  gelen cevabın soruların özüne temas etmekten uzak olduğunu söyledi. Önergesinde son derece açık ve somut sorular yönelttiklerini vurgulayan Kış,  “2024 ve 2025 yıllarında kaç araç muayene edildiğini, bu işlemlerden ne kadar gelir elde edildiğini, 2005 yılından bugüne TÜVTÜRK’ün toplam kazancının ne olduğunu ve bu gelirlerin ne kadarının Hazine’ye aktarıldığını sorduk. Ancak verilen yanıtta yalnızca işlem sayısı var; gelir yok, paylaşım yok, şeffaflık yok. Bu tablo, kamunun denetim yetkisinin bilinçli biçimde devre dışı bırakıldığını göstermektedir. Bakanlığın cevabına göre iki yılda 32 milyondan fazla araç muayene edilmiş. Bu kadar yüksek işlem hacminin olduğu bir sistemde, milyarlarca liralık bir gelirden söz ediyoruz. Ancak bu gelirlerin ne kadarı kamuya aktarılmış ne kadarı şirket bünyesinde kalmış buna dair tek bir veri paylaşılmıyor. Şeffaflıktan bu kadar uzak bir tablo kabul edilemez” dedi.

 

“10 DAKİKALIK İŞLEM İÇİN FAHİŞ BEDELLER ALINIYOR”

 

Bakanlığın yanıtında TÜVTÜRK’ün tek yetkili kuruluş olduğunun açıkça ifade edildiğini belirten Kış, vatandaşın tercih hakkının olmadığını bu nedenle devletin böyle bir yapıyı daha sıkı denetlemesi gerektiğini söyledi.

Araç muayene süresinin ortalama 5-10 dakika arasında olduğunu hatırlatan Kış, “Birkaç dakika süren, standart bir kontrol işleminden bahsediyoruz. Ancak bu işlem için vatandaşlardan binlerce lira talep ediliyor. Üstelik son iki yılda bu ücretler yüzde 80’lere, bazı araç gruplarında yüzde 140’lara varan oranlarda artırılmış durumda. Bu artışların hangi maliyet kalemlerine dayandığını sorduk; buna dair de tek bir açıklama yok” dedi.

 

“KARTLA ÖDEME YAPANA EK YÜK: HUKUKİ DAYANAK YOK”

 

Kış, kredi kartı ve banka kartı ile yapılan ödemelerde alınan ek hizmet bedeline de dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kanun açık; kartla ödemede vatandaştan komisyon talep edilemez. Buna rağmen TÜVTÜRK ek bedel alıyor. Bakanlık ise bu durumu reddetmek yerine, ‘vatandaş tercih ederse ödüyor’ diyerek geçiştiriyor. Oysa zorunlu bir hizmette böyle bir tercih özgürlüğünden söz edilemez. Hukuki dayanağı açıklanamayan bir uygulamayla vatandaşın cebinden ilave para çıkıyor. Yaklaşık 767 milyon TL büyüklüğünde olduğu ifade edilen işlemlerin detaylarını sorduk. Hangi yıllar, hangi kalemler, nasıl bir hata hiçbirine yanıt yok. Bu kadar büyük bir tutarın açıklanmaması, kamu adına ciddi bir sorundur.”

 

 

TÜVTÜRK olayında soruşturma tamamlandı

 

Ankara’da TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda yaşanan ve polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybettiği kavgaya ilişkin soruşturma tamamlandı. Savcılık, olayla bağlantılı 2’si tutuklu 4 şüpheli hakkında “kasten yaralama sonucu ölüme neden olma” suçundan 14’er yıla kadar hapis istemiyle dava açtı.

Olay, 2 Şubat’ta Yenimahalle’deki istasyonda meydana geldi. Batıkent’te görev yapan 44 yaşındaki polis memuru Keskin, aracının muayenesi sırasında stop lambasındaki arıza nedeniyle işleminin onaylanmaması üzerine istasyon çalışanlarıyla tartıştı. Tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü ve Keskin darbedildi. Ağır yaralanan Keskin, Gazi Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Beyin kanaması tespit edilen Keskin, üç gün yoğun bakımda kaldıktan sonra 5 Şubat’ta yaşamını yitirdi.

Adli Tıp Kurumu raporunda, ölümün künt kafa travmasına bağlı iç kanamadan kaynaklandığı ve darp ile ölüm arasında doğrudan bağlantı bulunduğu belirtildi. Raporda ayrıca, 17.49’da şüpheli Saruhan A.’nın attığı yumruğun ölümle illiyet bağının bulunduğu ifade edildi.

Savcılık iddianamesinde, Saruhan A., Murat Y., Y.K. ve R.G.’nin olay sırasında birlikte hareket ettiği ve eylem birliği içinde oldukları kaydedildi. Saruhan A. yumruk attığını kabul ederken diğer şüpheliler suçlamaları reddetti. Ancak kamera görüntüleri ve tanık beyanları doğrultusunda dört kişinin de “müşterek fail” olarak değerlendirildiği belirtildi.

Öte yandan, istasyon amir yardımcısı B.B.İ. hakkında takipsizlik kararı verildi. Polis memuru Keskin’e yönelik “tehdit, hakaret ve basit yaralama” iddialarıyla ilgili ise ayrıca soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildi. (Haber Merkezi)