Açıklamada, bazı meslek odaları ve sendikaların “sözde laiklik kalkanının arkasına sığınarak vesayetçi bir anlayışı diri tutmaya çalıştığı” öne sürüldü. Laiklik savunusunun ideolojik bir çarpıtmayla gündeme getirildiği savunulan metinde, bildirilerde yer alan ifadelerin “demagoji ve siyasal hazımsızlık” içerdiği ileri sürüldü. Laikliğin tehlike altında olduğu yönündeki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, asıl sorunun “kaybedilen imtiyazların hazmedilememesi” olduğu iddia edildi.
Açıklamada, geçmişte başörtülü öğrenciler ve kamu çalışanlarına yönelik uygulamalar hatırlatılarak 28 Şubat sürecine gönderme yapıldı. Dindar kesimlerin kamusal alanda baskıya uğradığı dönemlerin unutulmadığı vurgulanan metinde, laiklik adı altında inanç değerlerine yönelik aşağılayıcı bir dil kullanıldığı öne sürüldü. Platform, “kader”, “fıtrat” ve “inanç” gibi kavramların hedef alınmasını eleştirerek, bu yaklaşımın toplumsal barışı zedelediğini savundu.
Mersin Eğitime Destek Platformu açıklamasında, laiklik tartışmaları üzerinden emek ve ekmek mücadelesi veren kesimlerin gündeminin saptırılmaması gerektiği ifade edilerek, inançlara yönelik düşmanca tutumların terk edilmesi çağrısında bulunuldu. Platform, “28 Şubat’ın geride kaldığını” belirterek, toplumsal değerler üzerinden kutuplaştırıcı bir dil kullanılmaması gerektiğini kaydetti. (Haber Merkezi)
