Dünya genelinde yaklaşık 7 bin dilin konuşulduğunu, bunların 2 bin 500’ünün ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Elveren, UNESCO’nun 1999 yılında 21 Şubat’ı Uluslararası Anadili Günü olarak ilan ettiğini hatırlattı. Türkiye’de çok sayıda dil olmasına rağmen, Türkçe dışındaki dillerin eğitimde sınırlı bir biçimde seçmeli ders olarak okutulabildiğini ifade eden Elveren, “Çocukların ilkokul 5. sınıfa kadar öğrendiği dilden kopması, resmi dili öğrenmeye zorlanması hem çocuk haklarının ihlali hem de pedagojik olarak ruhsal ve sosyal gelişimin olumsuz etkilenmesi anlamına gelmektedir” diye konuştu.
Elveren, Kürtçe başta olmak üzere farklı dillerde eğitimin önündeki engellerin “ulus devlet” anlayışı ve uygulamalar nedeniyle sürdüğünü belirterek, “Devletin TRT Kurdî ve seçmeli dersler gibi düzenlemeleri önemli olsa da hakkın özünü karşılamamaktadır. Kürtçe tiyatro, sinema, konser ve benzeri etkinlikler yasaklanmakta, cezaevlerinde Kürtçe kitap ve mektuplara el konulmaktadır” ifadelerini kullandı.
İHD, Türkiye Cumhuriyeti’ni ana dilde eğitim hakkının anayasal ve yasal güvenceye kavuşturulması için adım atmaya çağırdı. Elveren, ayrıca BM Çocuk Hakları Sözleşmesi ve UNESCO sözleşmeleri çerçevesinde eğitimde eşit ve özgürlükçü bir ortamın sağlanması gerektiğini vurguladı. İnsan Hakları Derneği, tüm bireylerin anadilleriyle eğitim alma ve kültürel değerlerini yaşatma haklarının ivedilikle hayata geçirilmesini talep etti. (Haber Merkezi)
